<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Mehmet Toprak Alpiroğlu, Author at POLİTİKHANE</title>
	<atom:link href="https://www.politikhane.com/author/mehmettoprakalpiroglu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.politikhane.com/author/mehmettoprakalpiroglu/</link>
	<description>Medya-Analiz-Politika</description>
	<lastBuildDate>Mon, 25 Oct 2021 10:09:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.2</generator>

<image>
	<url>https://www.politikhane.com/wp-content/uploads/2020/04/cropped-unnamed-32x32.png</url>
	<title>Mehmet Toprak Alpiroğlu, Author at POLİTİKHANE</title>
	<link>https://www.politikhane.com/author/mehmettoprakalpiroglu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">175783690</site>	<item>
		<title>İcrada borç taksitlendirme</title>
		<link>https://www.politikhane.com/icrada-borc-taksitlendirme/</link>
					<comments>https://www.politikhane.com/icrada-borc-taksitlendirme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Toprak Alpiroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Oct 2021 10:09:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.politikhane.com/?p=2486</guid>

					<description><![CDATA[<p>BORÇ TAKSİTLENDİRME İcra İflas Hukukunda borcu taksitle ödeme İ.İ.K.nun 111.maddesinde düzenlenmiştir. Borçlu ödeme emrinin kesinleşmesinden sonra borcunu peşin ödeyebileceği gibi, yukarıda yazılı kanun maddesinin sağladığı imkânı &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.politikhane.com/icrada-borc-taksitlendirme/">İcrada borç taksitlendirme</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BORÇ TAKSİTLENDİRME</strong></p>
<p style="text-align: left;">İcra İflas Hukukunda borcu taksitle ödeme İ.İ.K.nun 111.maddesinde düzenlenmiştir.</p>
<p style="text-align: left;">Borçlu ödeme emrinin kesinleşmesinden sonra borcunu peşin ödeyebileceği gibi, yukarıda yazılı kanun maddesinin sağladığı imkânı kullanarak ve belirlenen şartlara uyarak borcunu taksitler halinde de ödeyebilir.</p>
<p><strong>Borcun Taksitlendirilmesi İçin Alacaklının Rızası Gerekir mi?</strong></p>
<p>Borcu taksitlendirme iki ayrı şekilde yapılabilmektedir.</p>
<p><strong>1-Alacaklının muvafakatinin aranmadığı taksitlendirme;</strong></p>
<p>Alacaklının satış talebinden önce, borçlu hakkındaki takip, borçlunun ikamet ettiği yerdeki icra dairesince yürütülmekte ise, borçlu bizzat müracaat ederek, daha önce yazmış olduğu metni dosyaya sunarak ve ya beyanının tutanağa geçirmek kaydıyla taksitlendirme talebini icra dairesine iletir. Borçlu hakkındaki takip, borçlunun ikameti dışındaki bir yerde açılmış ise borçlu, bulunduğu yer icra dairesine müracaat ederek, taksitlendirme talebini muhabere yoluyla ilgili İcra Dairesine gönderir. İcra Dairesi borçlunun talebini inceler, taksitlendirme talebinin İİK nun 111.maddesindeki esaslara uygun olup olmadığına bakılır.</p>
<p><strong>Buna göre;</strong></p>
<p>-Borçlunun borca yeter miktarda malının haczedilmesi,</p>
<p>-Her taksitin borcun dörtte biri miktarından aşağı olmaması,</p>
<p>-İlk taksitin peşin ödenmiş olması,</p>
<p>-Aydan aya verilmesi ve bu sürenin üç aydan fazla olmaması gerekmektedir.</p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; background: white; vertical-align: baseline;"><span style="color: #555555;">Bu şartların oluşması durumunda, alacaklının muvafakati aranmaksızın borçlunun taksitlendirme talebi kanun maddesi gereği kabul edilir ve takip durdurulur. </span></p>
<p>Borçlu taksitle ödeme anlaşması hükümlerine uygun olarak taksitleri icra dairesine ödediği sürece icra takibine devam edilmez, satış isteme süreleri de durur. Borçlu, taksitleri vaktinde ödemediği takdirde alacaklı borcun tamamı için icra takibine devam edilmesini, dolayısıyla haciz ve satışı isteyebilir. Eğer borçlunun taksidi ödememesi geçerli bir mazerete dayanmıyorsa, alacaklı borçlunun İcra ve İflas Kanunu madde 340 uyarınca tazyik hapsiyle cezalandırılmasını isteyebilir. Taksitle ödeme anlaşmalarında süre 10 yıldan uzun tutulamaz, 10 yıldan uzun süren yapılandırma anlaşmalarının varlığında satışı durdurucu sürenin korunmasından bahsedilemez.</p>
<p><strong>2-Alacaklının Muvafakatinin Arandığı taksitlendirme;</strong></p>
<p>İİK.nun 111.maddesinin ikinci fıkrasında, borçlu ile alacaklının icra dairesinde yapacakları anlaşma ile de taksitlendirme yapılabileceği hüküm altına alınmıştır. Borçlunun müracaatıyla olabileceği gibi, borçlu ve alacaklının birlikte icra dairesine müracaatıyla da taksitlendirme yapılabilecektir. İcra Dairesinin ikamet yerinde olması ve ya başka yerde olması halinde yukarıda bahsedilen yol izlenecektir. Borçlu bir dilekçeyle icra dairesine başvurabileceği gibi sözlü beyanını tutanağa yazdırmak suretiyle de taksitlendirme talebinde bulunabilecektir. Borçlu ile alacaklının birlikte müracaatı ile yapılan taksitlendirme sözleşmesinin icra dairesine ibrazı halinde icra dairesi takibi durdurur. Ancak alacaklının yokluğunda borçlunun müracaatı üzerine ise, İcra dairesi masrafını borçludan almak kaydıyla, alacaklı tarafa borçlunun taksitlendirme talebini tebliğ eder. Alacaklı taraf borçlunun taksitlendirme talebini kabul ederse, icra dairesi, borç ödeme taahhüdünü kabul muhtırasını borçlu tarafa tebliğe gönderir ve takibi durdurur. Her iki durumda da ödeme taahhüdünün borcun son taksitinin ödenme gününe kadar ki faiz, masraf ve vekâlet ücreti olmak üzere tüm borcu karşılaması gerekmektedir.</p>
<p><strong>Haciz esnasında taksitlendirme yapılabilir mi?</strong></p>
<p>Haciz için borçlunun ev ya da işyerine gidildiğinde borçlunun teklifi ve alacaklının rızası tutanağa kaydedilerek imzalanır. Bu durum, alacaklının haciz talebini geri almış olduğu anlamına geldiği için borçlunun malları haczedilemez.</p>
<p><strong>Borcun bir kısmı için Taksitlendirme Yapılabilir mi?</strong></p>
<p>Borcun bir kısmı için yapılan ödeme taahhüdü geçersizdir ve ödememe durumunda İİK.nun 340.maddesinde düzenlenen taahhüdü ihlal suçu kapsamına girmez.</p>
<p><strong>Süresinde Ödeme Yapılmaması Halinde Ne Olur?</strong></p>
<p>Borçlu tarafından taksitlerden birinin ödenmemesi halinde borcun tamamı için icra takibine devam edilir ve alacaklının talebi ile hacizli mallar satılır. Borçlunun satış ilanını öğrendikten sonra taksiti ödemek istemesi satışı durdurmaz. Satışın durması alacaklının muvafakatine bağlıdır. Makul bir sebep olmadan taksitin ödenmemesi halinde alacaklı madde 340’ a dayanarak borçlunun hafif hapis cezası ile cezalandırılmasını isteyebilir.</p>
<p><strong>Zamanaşımı Süreleri İşler mi?</strong></p>
<p>İİK.111/3 maddesine göre borçlunun taksitlendirme taahhüdüne uyması durumunda, sözleşmenin devamı süresince, “İİK. 106 – Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir. ve 150/e – Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren altı ay içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren bir yıl içinde isteyebilir. Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer “ maddelerindeki süreler işlemez. Ancak bu sözleşme veya sözleşmelerin toplam süresinin on yılı aşması hâlinde, aştığı tarihten itibaren süreler kaldığı yerden işlemeye başlar. Taksitlerden biri zamanında verilmezse icra muamelesi ve süreler kaldığı yerden devam eder.</p>
<p><strong><em>Avukat Mehmet Toprak Alpiroğlu</em></strong></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Ficrada-borc-taksitlendirme%2F&amp;linkname=%C4%B0crada%20bor%C3%A7%20taksitlendirme" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Ficrada-borc-taksitlendirme%2F&amp;linkname=%C4%B0crada%20bor%C3%A7%20taksitlendirme" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Ficrada-borc-taksitlendirme%2F&amp;linkname=%C4%B0crada%20bor%C3%A7%20taksitlendirme" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Ficrada-borc-taksitlendirme%2F&amp;linkname=%C4%B0crada%20bor%C3%A7%20taksitlendirme" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Ficrada-borc-taksitlendirme%2F&#038;title=%C4%B0crada%20bor%C3%A7%20taksitlendirme" data-a2a-url="https://www.politikhane.com/icrada-borc-taksitlendirme/" data-a2a-title="İcrada borç taksitlendirme"></a></p><p>The post <a href="https://www.politikhane.com/icrada-borc-taksitlendirme/">İcrada borç taksitlendirme</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.politikhane.com/icrada-borc-taksitlendirme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2486</post-id>	</item>
		<item>
		<title>ÇOCUK, EMTİA DEĞİLDİR. ÇOCUK TESLİMİNİ İCRA YAPMAMALIDIR.</title>
		<link>https://www.politikhane.com/cocuk-emtia-degildir-cocuk-teslimini-icra-yapmamalidir/</link>
					<comments>https://www.politikhane.com/cocuk-emtia-degildir-cocuk-teslimini-icra-yapmamalidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Toprak Alpiroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Oct 2021 11:56:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.politikhane.com/?p=2477</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuk Teslimi Nedir? Çocuk teslimi, İcra İflas Kanunun 25.Maddesinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra İflas Kanununda,  Mahkemenin çocuk teslimine ve çocukla şahsi ilişki kurmaya dair kararların infazı &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.politikhane.com/cocuk-emtia-degildir-cocuk-teslimini-icra-yapmamalidir/">ÇOCUK, EMTİA DEĞİLDİR. ÇOCUK TESLİMİNİ İCRA YAPMAMALIDIR.</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Çocuk Teslimi Nedir?</strong></em></p>
<p>Çocuk teslimi, İcra İflas Kanunun 25.Maddesinde düzenlenmiştir.</p>
<p>2004 sayılı İcra İflas Kanununda,  Mahkemenin çocuk teslimine ve çocukla şahsi ilişki kurmaya dair kararların infazı görevi İcra Müdürlüklerine verilmiştir. Av.Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Çocuk teslimi, yalın bir ifade ile Mahkemenin çocuk teslimi ve çocukla şahsi münasebet kurmaya dair kararların ilgilileri tarafından yerine getirilmemesi halinde, hadisenin mağduru tarafından icra dairesine başvurulması üzerine, İcra Müdürlüğü tarafından kararın gereğinin cebren(zorla) yerine getirilmesidir. Avukat Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Çocuk teslimine dair ilamın icraya konabilmesi için kesinleşmesi gerekir. Ancak, ilamın kesinleşmesi beklenmesi halinde, çocuğun bilinmeyen bir yere kaçırılmasının mümkün görüldüğü durumlarda ya da çocuğun hak ve çıkarlarının veya sıhhat veya hayatının bir tehlike ile karşı karşıya bulunduğu durumlarda, ilamın kesinleşmeden uygulanmasının sağlanması için mahkemeden tedbir kararı alınabilir. Alacaklı tedbir kararını aldıktan sonra, bunu icra dairesine vererek, hemen ilamın yerine getirilmesini sağlayabilir. Av.Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Mahkemenin tedbir kararı üzerine, İcra Dairesi, borçluya tebligat yapmadan mahkeme kararını derhal yerine getirir.</p>
<p>Çocuk teslimine dair kararlar aşağıda sayılı ilamlarda yer alır.</p>
<p>-Boşanma ilamı</p>
<p>-Ayrılık İlamı</p>
<p>-Velayetin Kaldırılması Yoluyla Vasi tayinine ilişkin ilam</p>
<p>-Çocuğun bir aile yanına yerleştirilmesine dair ilam</p>
<p>-Çocuğun bir kuruma yerleştirilmesine dair ilam</p>
<p>-Korumaya muhtaç çocuklar hakkında alınan ilam</p>
<p><em><strong>Kimler Çocuk ile Kişisel İlişki Kurabilir?</strong></em></p>
<p>Kişisel ilişki kurma hakkına sahip olanlar; “anne, baba, çocuk, büyük anne ve büyükbabalar vb. gibi üçüncü kişiler”dir. Hâkimin kişisel ilişki kurulması konusundaki kararında birincil ve en üst ilke olarak belirleyici olan etken, istisnasız bütün uluslararası ve ulusal pozitif hukuk metinlerinde de kabul edildiği üzere; “çocuğun yararı” kavramı olmalıdır. Ayrıca, hem kişisel ilişkinin kurulup kurulmaması noktasında hem de kişisel ilişkinin içeriğinin belirlenmesinde çocuğun isteği ve görüşünün de dikkate alınması gerektiği uluslararası sözleşmelerde, ulusal hukuk sistemlerinde kabul edilmektedir. Bu doğrultuda; ayırt etme gücüne sahip küçüğün kural olarak dinlenmesi gerekli olup çocuğun, kişisel ilişkiyi reddetmesi halinde kişisel ilişki kurma talebinin de çocuğun yararına uygun olmaması sebebiyle reddedilmesi gerekir. Yargıtay da; kişisel ilişkinin kurulmasında ve kapsamının belirlenmesinde; çocuğun görüşünün yeterli idrak gücüne sahipse alınması gereğinin yanısıra çocuğun yaşı, eğitimi, okul dönemleri, okul tatilleri, kurs dönemlerinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini ilke kararı olarak benimsemektedir. Av. Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p><em><strong>Çocuk Teslimi İçin Nereye Başvurulur?</strong></em></p>
<p>Çocuk teslimine dair ilamın icrası her icra dairesinden istenebilir, Özel yetkili bir icar dairesi yoktur. Kişi elindeki ilama dayanarak istediği yerde icra takibi başlatabilir. Burada genel hükümler uygulanır. İcra İflas Kanunun 34.maddesinde “İlamların icrası her icra dairesinden talep olunabilir. Alacaklı yerleşim yerini değiştirirse takibin yeni yerleşim yeri icra dairesine havalesini isteyebilir.” Hükmü yer almaktadır. Bu hükme dayanarak, çocuk teslimi ve çocukla münasebet kurmaya dair ilamlar istenilen icra dairesinde işleme koyabilir. Av.Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p><em><strong>Çocuk Teslimi Nasıl Yapılır?</strong></em></p>
<p>Çocuk teslimine dair ilam takip talebi ile birlikte İcra Dairesine verildiğinde İcra Dairesi borçluya mahkeme kararında belirtilen hususlar doğrultusunda bir icra emri gönderir. İcra Emrinde Mahkeme kararının hüküm altına alındığı hususun 7 gün içerisinde yerine getirilmesi istenir. Belirtilen sürede Mahkeme kararının gereği yerine getirilmemesi durumunda, ,talep halinde İlam hükmü infaz edilir. Çocuk nerede bulunursa bulunsun, alıp, alacaklı tarafa teslim etmek suretiyle, zorla işlemi yerine getirmiş olur. Çocuk teslimi yukarıda saydığımız ilamlarda yer bulur. Çocuk teslimi, bazen anne ya da babadan alınıp diğerine teslim edilmesi, belli zamanlarda çocuk ile görüşülmesinin sağlanması, Çocuğun bir kuruma yerleştirilmesi, çocuğun bir aile yanına yerleştirilmesi veya Korunmaya muhtaç çocukların ilgili kurumlara teslim edilmesi şeklinde infaz(yerine getirilir) olunur. Avukat Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Çocuk tesliminin hem duygusal hem de psikolojik yönleri bulunmaktadır. Bu nedenle ilamın infazı esnasında taraflar fazla duyarlılık gösterebilirler</p>
<p>Tarafların ve bilhassa çocukların bu olaydan daha az etkilenmelerini sağlamak, olumsuz psikolojik ve duygusal etkilerinden korumak amacıyla, İcra ve İflas Kanununda yapılan değişiklikle, Çocuk teslimi ve çocukla şahsi münasebet kurulmasına dair mahkeme kararlarının infazında İcra personeli birlikte “sosyal çalışmacı, pedagog, psikolog veya çocuk gelişimcisi, bunların bulunmadığı bir yerde bir eğitimcinin” görevlendirilmesi zorunlu kılınmıştır. Av.Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Çocuk teslimi, İcra Müdürü ve onun görevlendireceği Yardımcısı veya Memurlarından birin vasıtasıyla, kanun maddesinde yapılan değişlikle birlikte pedagog, psikolog veya çocuk gelişimcisi, bunların bulunmadığı yerde bir eğitimcinin refakatinde yapılır. Av. Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p><em><strong>Borçlunun Çocuğu Vermek İstememesi ve Zorluk Çıkarması Durumunda Ne Olur?</strong></em></p>
<p>Kendisine icra Emri ile birlikte Mahkeme ilamı tebliğ olunan kişi, Mahkeme kararını gereğini yapmazsa, talep üzerine İcra Müdürü, kanunda belirlenen alanına uzman kişi refakatinde çocuğun teslimi için belirtilen adrese gelir de, borçlu çocuğu teslim etmemek için zorluk çıkarırsa, öncelikle refakatindeki uzman kişi ile birlikte, tarafların ve bilhassa çocuğun olumsuz etkilenmemesi için çaba gösterir ve ikna etmeye çalışır. Av.Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Çocuk teslimleri, icra memurlarını yerinde ve isabetli tedbirler almak durumunda bırakır.</p>
<p>Çocuk tesliminin duygusal ve psikolojik yönleri nedeniyle taraflar ilamın infazı sırasında fazla duyarlılık gösterebilirler.   Çocuk teslimiyle görevlendirilmiş memurun bütün bu durumlarda herhangi bir şikâyete yol açmayacak ölçüde bazen ikna yöntemiyle, bazen de zorluk çıkarmanın cezai sorumluluklarını hatırlatmak suretiyle, ilamın infazını yerine getirmeye çalışır. Yine netice alınmazsa, çocuğun saklandığı yerleri aramak ve çocuğu zorla alıp alacaklıya teslim etmek için kolluk kuvvetlerinden yararlanabilir. Av. Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Çocuk teslimine ilişkin ilamların yerine getirilmesi sırasında, çocuğu gizleyen borçlu ile bu eyleme bilerek yardım edenler hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine icra mahkemesi tarafından, İİK. mad. 341 hükmüne göre cezalandırılırlar. Avukat Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Çocuk alacaklıya teslim edildikten sonra, borçlu haklı bir neden olmaksızın çocuğu tekrar alırsa, icra müdürü yeni bir hükme ve icra emri tebliğine gerek kalmadan, çocuğu borçlunun elinden zorla alarak alacaklıya teslim eder. Buna sebep olan borçluyla çocuğu kaçırma eylemine bilerek katılmış olan kişiler, alacaklının şikâyeti üzerine, icra mahkemesi tarafından cezalandırılırlar.   Av.Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Çocuk teslimi konusunda, çocuğun nerede ve nasıl teslim edileceği gibi durumlarda taraflar arasında uyuşmazlık çıkması halinde, bu uyuşmazlıklar İcra Mahkemesi tarafından çözümlenir.<br />
İcra Mahkemesi, Çocuk teslimi hakkındaki ilam hükmünün açık olmaması ya da birbiriyle çelişir fıkraları içermesi halinde, taraflara tavzih(açıklama) kararı getirmeleri için süre verebilir ve bu süre içinde ilamın yerine getirilmesini durdurabilir.</p>
<p><em><strong>Çocuk Tesliminde Masraflar Kime Aittir?</strong></em></p>
<p>Kural olarak masraflar borçluya aittir. Ancak işlemlerin talebi zamanında alacaklı tarafından peşinen masraf yatırılır, dosya hesabında borca dahil edilir. Ancak çocuk tesliminde genel kural işletilmez, çocuk teslimlerinde masraf talep eden tarafa aittir. Av. Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Konunun daha iyi anlaşılması için aşağıdaki Yargıtay kararını sizinle paylaşmak isterim.<br />
“<em>Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :</em> <em><br />
Çocukla şahsi münasebet tesisine dair ilamın icrası İİK.nun 25/a maddesi hükmü uyarınca yerine getirilir. Bu tür ilamların yerine getirilmesi, diğer bir anlatımla çocuğun kendisinde bulunmayan tarafa teslimi için yapılan giderlerin kime ait olacağı konusunda çıkan uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Şahsi münasebet tesisine yönelik giderlerin genel takip giderleri gibi düşünülmesi yerinde olmaz.</em></p>
<p><em>BK.nun 73/3. maddesinde açıklandığı üzere, anılan maddenin 1 ve 2 numaralı bentleri dışında kalan borçları borçlunun bulunduğu yerde itfa zorunluluğu vardır. Bu nedenle çocuğun nezdinde bulunduğu anne veya babadan alınıp diğer tarafa teslimi işleminin çocuğun ve borçlu kişinin bulunduğu yerde gerçekleşmesi gerekir. O halde çocuğun diğer tarafla olan ilişkisini sağlamak için icra dairesine getirilmesi veya alacaklı olan ve talepte bulunan tarafın ikametgahında teslim edilmesi düşünülemez. Zira bu düşünce tarzı, çocuğun yararına ve herşeyden evvel korunması gereken sıhhi durumuna da uygun düşmeyecektir. Bu durumda istek sahibi anne veya baba, çocuğun bulunduğu yere gitmek ve oradan çocuğu teslim almak ve yine aynı şekilde ve yerde teslim etmek yükümlülüğü altındadır. Bu nedenle istek sahibi çocuğu teslim almak ve teslim etmek için yaptığı giderleri de üstlenmek zorundadır ve diğer taraftan isteyemez. Meğer ki, teslim işlemine diğer diğer tarafın yani çocuğun elinde bulunduğu anne veya babanın mani olduğu iddia ve ispat edilmiş olsun;</em><em><br />
Somut olayda, müşterek çocuk ile baba arasında ilamda belirtilen günlerde şahsi münasebet tesisi sağlamak amacıyla anneye 3 örnek icra emri tebliğ olunmuş, 12.02.2011 ve devam eden aylarda da çocuk icra marifetiyle babaya teslim edilmiştir. 07.06.2011 tarihinde şikayet eden icra dairesine başvurarak, ilam hükmüne rağmen eşinin, çocuğu kendisine teslim etmeyerek icra takibine sebebiyet verdiğinden yapılan masrafların eşinden alınması için muhtıra çıkartılmasını talep etmiş, icra müdürlüğünce 14.06.2011 tarihinde bu talep, annenin teslimde herhangi bir zorluk çıkarmadığından bahisle reddedilmiştir. Borçlunun çocuk tesliminde bir engeli bulunduğu ispat edilmeden şahsi münasebet tesisi ile ilgili yapılan giderler borçludan istenemez.<br />
Mahkemece duruşma açılıp taraf teşkili sağlanarak ve taraf delilleri de toplanarak yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde noksan inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir.<br />
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 27/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi. (Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 27.03.2012 tarih, 2011/25080 Esas, 2012/9796 Karar)” </em>Avukat Mehmet TOPRAK</p>
<p><em><strong>Çocuk Teslimine İlişkin Sorunlar Çözüm Önerileri </strong></em></p>
<p>Evlilik birliğinin sona ermesinden sonra, bu durumdan en çok çocukların psikolojik ve duygusal olarak olumsuz etkilendiği tartışmasız tüm tarafların hem fikir olduğu bir konudur. Boşanma öncesi ve sonrasında eş ve çocukların yanı sıra,  eşlerin aileleri ve hatta komşular ile iş arkadaşları da olayın bir parçası olabilmektedir. Boşanan taraflara ve çocuklara bakış açısı da değişmektedir. Toplum, ebeveynleri ayrılan çocuklara karşı farklı yaklaşımlar sergilemektedir. Kişiler, anne ya da babanın eksikliğini, kimi zaman ona acıyarak, kimi zaman da daha fazla ilgi ve şefkat göstererek gidermeye çalışır. Bu yaklaşım bazen iyi sonuçlar bazen de olumsuz sonuçlar doğurabilir. Zira anne ve babadan görülen ilgi ve sevginin yerini hiçbir şey tutmaz. Elbette ruhen ve bedenen bir çocuğun kendisini daha güvende hissettiği, öz güveni üst seviyelerde bir birey olarak yetişmesi, anne ve babanın bir arada olduğu sıcak bir aile ortamıyla mümkündür. Sağlıklı ve başarılı bireylerin yetişmesi için yegane amaç bu evlilik birlikteliğinin devam etmesidir. Ancak bazen evliliğin sürdürülmesi mümkün değilse, tarafların ve çocukların daha az etkilenmesi için medeni kanun çerçevesinde gereken yapılmalıdır. Ülkemizde boşanma öncesi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından il Müdürlükleri bazında bazı çalışmalar yapılmış ve kısmen başarı sağlanmış ise de, boşanma sonrasında ailelerin özellikle çocuklarıyla daha sağlıklı bir ilişki kurmaları konusunda henüz kurumsal anlamda ciddi bir çalışma bulunmamaktadır. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu konuyla ilgili Avrupa’nın farklı ülkelerindeki uygulamaları inceledikten sonra, ülkemizde de boşanmış çiftlerin özellikle çocuklarıyla daha sağlıklı ilişki kurabilmeleri için “boşanmış aile buluşma merkezleri açılmasının” uygun olacağı, “Ortak velayet” uygulamasının ülkemiz açısından uygulanabilirliğinin değerlendirilmesinin yerinde olacağı, Velayeti elinde bulunduran ebeveynin çocuğunun diğer ebeveynle iletişim kurması konusunda sorumlulukları olduğu konusunda bilgilendirilmesinin, Boşanma avukatlarının “boşanmanın çocuk ve birey üzerinde psikolojik etkileri” konularında eğitim almasının boşanmaların daha sağlıklı gerçekleşmesinde etkili olacağı, Velayeti elinde bulunduran ebeveynin 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununda yer alan danışmanlık tedbiri benzeri bir danışmanlık almasının sağlanması gerektiği, ifade edilmiştir. Avukat Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 4.2.2014 tarih ve E. 2013/11644, K. 2014/1866 sayılı kararında taraflar arasındaki anlaşmalı boşanma protokolünde, çocuklarla baba arasında protokolde gösterilen günlerde ve saatlerde kamuya açık mekanlarda ve gözetim altında kişisel ilişki tesis edileceği, bunun dışında çocuklar on sekiz yaşını bitirinceye kadar babanın internet, telefon veya sair olanakları kullanarak iletişim kuramayacağı veya tesadüfü olarak şahsi münasebet tesis edemeyeceği, yine çocuklar ergin oluncaya kadar velayet hakkının anneden alınması veya kaldırılması ve kişisel ilişki süresinin genişletilmesi için talepte bulunmayacağının belirtilmektedir. Yargıtay, protokolde “velayetin kaldırılması ve kişisel ilişkinin genişletilmesi davası açılamayacağı şeklindeki medeni hakları kullanmaktan feragate ilişkin taahhütlerin medeni hakları kullanma ehliyetinden önceden vazgeçme niteliğinde olup çocukların yüksek yararlarına açıkça aykırı olduğunu, içerdiği şartlardaki kısmi hükümsüzlüğün boşanma protokolünün tamamını hükümsüz kılacağına” hükmetmiştir. Av.Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p><em><strong>Çocuk Teslimine İlişkin Eleştirilerim:</strong></em></p>
<p><strong>Çocuk,  basit bir ifade ile  “emtia“ olmadığına göre icra dairesi vasıtasıyla teslim edilmesi doğru değildir. Avukat Mehmet Toprak Alpiroğlu</strong></p>
<p><strong>Çocuğun icra vasıtasıyla teslimi, borçlu taraftan alınarak alacaklı tarafa teslim edilmesi, çocuğun psikolojik ve duygusal gibi kişisel gelişimi açısından birçok olumsuzluklar doğurmaktadır. Medyadan da çoğu kez şahit olduğumuz, çocuğun sınıfta ders esnasında icra vasıtasıyla alınarak alacaklıya teslim edilmesinin çocuk üzerinde oluşturabileceği olumsuzluklar, çocuğun öğretmeni ve arkadaşlarıyla olan ilişkilerine kalıcı zararlar vermektedir. Ayrıca çocuk hiçbir yerde kendini güvende hissetmeyecektir. Yaşanan bu olumsuzluğa sebep olan anne ya da babasına nasıl güvenecektir ve nasıl sevgi besleyecektir. Av. Mehmet Toprak Alpiroğlu</strong></p>
<p><strong>Anne, baba ve çocuklara medeni kanun ile verilen bu hakkı kullanırken, aslolan tarafların birbirlerine zarar vermeden ve çocuğun gelişimini olumsuz etkilemeden sonuçtan memnun olmaları ve mutlu ayrılmalarıdır. Mevcut uygulamada, çocuk teslimleri icra görevlisi ile birlikte kadar pedagog, psikolog, çocuk gelişimcisi tarafından gerçekleştirilmekte ise de, yaşanan sorunlar ve olumsuz algı devam etmektedir. Av.Mehmet Toprak Alpiroğlu</strong></p>
<p><strong>Toplumumuzda, boşanan çiftler çoğu zaman çocukları birbirlerine karşı koz olarak kullanmaktadırlar. Eşler bir anlamda birbirlerine karşı üstünlük sağladıklarını düşünürken maalesef çocuklar ikinci planda kalmaktadır.</strong></p>
<p><strong>Sorunların çözümü için farklı bakanlıklar ve kurumlar nezdinde çalışmalar devam etmekteyse de, henüz somut bir çalışma oluşturulmamıştır. Av. Mehmet Toprak Alpiroğlu</strong></p>
<p><strong>Çekişmeli boşanan ve çocuklar ile ilgili kişisel ilişki kurulması hususlarında sorun yaşayan ailelerin çocuklarını daha rahat görebilmeleri ve onlarla daha kaliteli zaman geçirmelerine olanak sağlamak amacıyla, aileden sorumlu bakanlık tarafından, boşanma öncesinde olduğu gibi boşanma sonrasında da danışma merkezleri ve buluşma merkezleri kurulmalıdır. Boşanma evresi ve hemen sonrasındaki yoğun olumsuzlukların zamanla yerini karşılıklı anlayışa bıraktığı ortamlar oluşturulmalıdır. Taraflara üzerine düşen sorumluluklar ve ödevler iyi anlatılmalıdır. Bu ilişki belli bir seviyeye geldiğinde, sorunların bir süre sonra çözüme kavuştuğu görülecektir.  Av.Mehmet Toprak Alpiroğlu</strong></p>
<p><em>Avukat Mehmet Toprak Alpiroğlu</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fcocuk-emtia-degildir-cocuk-teslimini-icra-yapmamalidir%2F&amp;linkname=%C3%87OCUK%2C%20EMT%C4%B0A%20DE%C4%9E%C4%B0LD%C4%B0R.%20%C3%87OCUK%20TESL%C4%B0M%C4%B0N%C4%B0%20%C4%B0CRA%20YAPMAMALIDIR." title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fcocuk-emtia-degildir-cocuk-teslimini-icra-yapmamalidir%2F&amp;linkname=%C3%87OCUK%2C%20EMT%C4%B0A%20DE%C4%9E%C4%B0LD%C4%B0R.%20%C3%87OCUK%20TESL%C4%B0M%C4%B0N%C4%B0%20%C4%B0CRA%20YAPMAMALIDIR." title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fcocuk-emtia-degildir-cocuk-teslimini-icra-yapmamalidir%2F&amp;linkname=%C3%87OCUK%2C%20EMT%C4%B0A%20DE%C4%9E%C4%B0LD%C4%B0R.%20%C3%87OCUK%20TESL%C4%B0M%C4%B0N%C4%B0%20%C4%B0CRA%20YAPMAMALIDIR." title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fcocuk-emtia-degildir-cocuk-teslimini-icra-yapmamalidir%2F&amp;linkname=%C3%87OCUK%2C%20EMT%C4%B0A%20DE%C4%9E%C4%B0LD%C4%B0R.%20%C3%87OCUK%20TESL%C4%B0M%C4%B0N%C4%B0%20%C4%B0CRA%20YAPMAMALIDIR." title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fcocuk-emtia-degildir-cocuk-teslimini-icra-yapmamalidir%2F&#038;title=%C3%87OCUK%2C%20EMT%C4%B0A%20DE%C4%9E%C4%B0LD%C4%B0R.%20%C3%87OCUK%20TESL%C4%B0M%C4%B0N%C4%B0%20%C4%B0CRA%20YAPMAMALIDIR." data-a2a-url="https://www.politikhane.com/cocuk-emtia-degildir-cocuk-teslimini-icra-yapmamalidir/" data-a2a-title="ÇOCUK, EMTİA DEĞİLDİR. ÇOCUK TESLİMİNİ İCRA YAPMAMALIDIR."></a></p><p>The post <a href="https://www.politikhane.com/cocuk-emtia-degildir-cocuk-teslimini-icra-yapmamalidir/">ÇOCUK, EMTİA DEĞİLDİR. ÇOCUK TESLİMİNİ İCRA YAPMAMALIDIR.</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.politikhane.com/cocuk-emtia-degildir-cocuk-teslimini-icra-yapmamalidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2477</post-id>	</item>
		<item>
		<title>SÜRESİZ NAFAKA ADALETSİZLİĞİ</title>
		<link>https://www.politikhane.com/suresiz-nafaka-adaletsizligi/</link>
					<comments>https://www.politikhane.com/suresiz-nafaka-adaletsizligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Toprak Alpiroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Oct 2021 09:49:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.politikhane.com/?p=2465</guid>

					<description><![CDATA[<p>Naf Nafaka Nedir? aka Nedir? Boşanma davası devam ederken veya boşanma kararı ile birlikte, ekonomik olarak zora düşecek olan eşe bağlanan ve diğer eşin aylık olarak belirlenen miktarlarda &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.politikhane.com/suresiz-nafaka-adaletsizligi/">SÜRESİZ NAFAKA ADALETSİZLİĞİ</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Naf</strong></em><strong> <em>Nafaka Nedir?</em> <em>aka Nedir?</em></strong></p>
<p>Boşanma davası devam ederken veya boşanma kararı ile birlikte, ekonomik olarak zora düşecek olan eşe bağlanan ve diğer eşin aylık olarak belirlenen miktarlarda ödemek zorunda olduğu parayı ifade etmektedir. Av.Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>Nafaka Çeşitleri Nelerdir?</strong></em></p>
<p>Boşanma davası açıldıktan sonra davaya bakan hakim bazı konularda resen karar verir. Bunlardan biri de birlikte yaşamaya son veren eşlerin ekonomik olarak geçimlerini nasıl sağlayacağı hususudur. Boşanma davası süresince ekonomik olarak daha iyi konumda olan eşin geçimini sağlamakta zorlanan eşe ödenmesine karar verilen nafaka türüne “<strong>tedbir nafakası</strong>”, boşanma kararı ile birlikte, ihtiyaç duyan eşe, boşanmada kusuru daha fazla olan diğer eşin ödemesine hükmedilen ödemeye “<strong>yoksulluk nafakası</strong>”, boşanma kararından sonra müşterek çocuğun velayetinin verildiği eşe, diğer eşin, çocuğun bakımı, eğitimi ve diğer giderleri için vermesi gereken paraya <strong>“iştirak nafakası”</strong> diğer bir adıyla bakım nafakası, Türk Medeni Kanunun 364 ve devamı maddelerine göre yardım edilmediğinde yoksulluğa düşecek yakın akrabalarının geçinmesi için yapılması gereken ödemeye ise <strong>“yardım nafakası denir</strong>” Av. Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>Nafaka Miktarını Kim? Nasıl Belirler?</strong></em></p>
<p>Boşanma davasına bakan hâkim, tarafların ve çocuğun ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak nafaka miktarını belirler. Avukat Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p><em>Nafakanın Arttırılması veya Kaldırılması Mümkün müdür?</em></p>
<p>Boşanmaya karar veren Hâkim, nafaka kararında, nafakanın arttırılmasına dair bir oran belirlemiş ise, bu orana göre arttırılarak uygulanır. Ancak tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında değişim olması halinde ve talep edilmesi durumunda, hâkim tarafından, nafakanın arttırılması, azaltılması veya kaldırılmasına karar verilebilir. Av.Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>Nafaka Ödememenin Cezası Var mı?</strong></em></p>
<p>Nafakanın ödenmemesi hususu, İcra İflas Kanunun 344.Maddesinde düzenlenmektedir.</p>
<p>Nafakayı alamayan tarafın şikâyeti üzerine, nafakayı ödemeyen taraf, İİK 344.maddesine göre 3 ay tazyik hapsi ile cezalandırılır. Hapis Cezasının uygulanmasından sonra nafaka borcunun ödenmesi halinde borçlu tahliye edilir.</p>
<p>Mahkemece belirlenen miktar ve zamanlarda nafakanın ödenmemesi durumunda, nafaka borçlusu aleyhine icra takibi yapılabilir. Nafaka alacağı İİK.nun 206.maddesi gereğince öncelikli alacak olarak kabul edilmiştir. Av. Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>Nafaka için İcra Takibi Nasıl Yapılır?</strong></em></p>
<p>Aleyhine nafaka hükmedilen tarafın belirlenen miktarlardaki nafakayı, diğer tarafa ödememesi durumunda, alacaklı taraf nafaka alacağının tahsili için cebri icra yoluna başvurabilir.  Av.Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Kural olarak takip, genel takip kuralı gereği bir takip talebi ile açılır. Nafaka çeşitlerine göre takibin şekli de değişmektedir.</p>
<p>Tedbir nafakası kararı, boşanma davasının devamı esnasında verildiğinden bu kararın kesinleşmesi aranmamaktadır. Tedbir nafakasına hükmedildiğine dair duruşma tutanağının takip talebi ile birlikte icra dairesine sunulmasıyla ilamsız takip başlatılır.</p>
<p>Kendisine iştirak nafakası veya yoksulluk nafakası ödenmesine hükmedilen alacaklı taraf, belirlenen miktar ve zamanlarda nafakanın ödenmemesi durumunda, Mahkeme kararı ve takip talebi ile birlikte İcra iaresine başvurarak ilamlı takip başlatabilir.</p>
<p>İcra Dairesine takip talebi üzerine borçlu tarafa takibin türüne göre ödeme veya icra emri gönderir.</p>
<p>Takibin bundan sonraki aşamalarında, önceki makalelerimizde bahsetmiş olduğumuz ilamlı ve ilamsız takip, kuralları geçerlidir.</p>
<p>Takibin kesinleşmesinden sonra borçlunun malvarlığına genel haciz kuralları gereği haciz konulur. Nafaka alacağı öncelikli alacak olması nedeniyle, diğer alacakların önüne geçerek birinci sırada yer alır. Örneğin, maaşında birden fazla haciz bulunan borçlunun nafaka borcu öncelikle maaşından kesilir, kalan maaş üzerinden diğer borçlular sıraya girer, yani nafaka alacağı sıraya girmez, başka haciz de olsa birinci sırada kesinti yapılır. Av.Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Ancak birikmiş nafakada durum farklıdır. Birikmiş nafaka da diğer adi alacaklar gibi sıraya girer ve sırası geldiğinde borçlunun maaşından ¼ oranında kesilerek alacaklıya verilir.</p>
<p>Kural olarak emekli maaşına haciz konulamaz, ancak borçlunun muvafakati halinde haciz konulabilir. Fakat nafaka alacaklarında bu kural geçerli değildir. Nafaka alacağı için sıra beklemeksizin ve emekli maaşına haciz konulabilir. Av. Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>İcra İflas Kanunun 83.maddesinde kısmen haczi caiz mallar arasında sayılan maaş ve ücretlerde, borçlunun geçimini sağlayabilmesi, zaruri ihtiyaçlarını karşılayabilmesi amacıyla borçlunun maaşının ¼ oranından az olmamak kaydıyla haczedilebilir hükmü mevcuttur. Uygulamada genelde maaşların 1/4 olarak haczedilir. Ancak nafaka kararında maaşın ¼ ünden daha fazla oranda bir miktara hükmedilmiş ise kesinti yapılabilir. Buna dair Yargıtay kararını sizinle paylaşmak isterim. Avukat Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>“Her ne kadar Dairemizin, yurtdışından alınan emekli maaşının tamamının haczini engelleyen özel bir yasa hükmü bulunmadığından bahisle, yurtdışı emekli maaşlarının tamamının haczedilebileceğine dair içtihatları bulunmakta ise de, Yargıtay HGK. nun, önüne gelen benzer bir konuda verdiği 2009/12-166 Esas sayılı 10.06.2009 tarihli kararından sonra bu görüş değiştirilerek yurtdışından bağlanan emekli maaşları, İİK. nun 83. maddesi kapsamında değerlendirilmeye başlanılmıştır. &lt;Kısmen haczi caiz olan şeyler&gt; başlığını taşıyan söz konusu maddede &lt;…. tekaüt maaşları……borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra müdürünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez&gt; düzenlemesine yer verilmiştir. Bu bağlamda; Yargıtay HGK. nun 10.06.2009 tarihli kararı Dairemizce de benimsenerek, anılan karar doğrultusunda içtihat değişikliğine gidilmiştir. Av.Mehmet Toprak Alpiroğlu.</p>
<p>Somut olayda, ilama bağlanan (30.04.2001 tarihinden itibaren aylık 50.000.000 TL. tedbir nafakasına, kararının kesinleşmesi ile yoksulluk nafakası olarak devamına karar verilen) nafaka alacağının tahsilini teminen 2003/3324 sayılı takip dosyası ile yapılan ilamlı takip sonucu borçlunun almakta olduğu emekli maaşının 1/4’ne haciz konulduğu ve 03.05.2004 tarihinden itibaren de kesintilerin yapılmakta olduğu görülmektedir. Bilahare 2005/773 sayılı takip dosyasından da 19.02.2007 tarihinde, borçlunun emekli maaşının geriye kalan kısmı üzerine haciz konulduğu anlaşılmaktadır. Avukat Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Borçlu icra mahkemesine başvurarak emekli maaşının tamamının haczedilerek kesildiğini, mağdur duruma düştüğünü, maaşı üzerinde birden fazla haciz olduğunu, hacizlerin sıraya konulması gerektiğini bildirmiş, dolayısıyla haczin kısmen yapılmasına karar verilmesini istemiştir.<br />
Borçlunun maaş ve ücreti üzerinde daha önce konulmuş haciz bulunsa dahi, mahkemece hükmolunan ve işlemekte olan nafaka alacağı için, borçlunun maaş ve ücreti üzerinde birinci sırada haciz işlemi yapılması ve kalan maaş ve ücretin dörtte birinden az olmamak üzere tespit edilecek miktarının da daha önce haciz koyduran alacaklıya ödenmesi gerekmektedir. Av.Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Nafaka borcunun özelliği göz önünde tutularak ve nafaka ilamının da borçlu aleyhinde icrasının istenmiş olduğu değerlendirilerek, cari aylık nafakanın, borçlunun almakta olduğu emekli maaşından her ay tamamen kesildikten sonra, geri kalan kısmından ne kadarının borçlu ve ailesi efradının geçimleri için gerekli olduğu tespit edilmek suretiyle ve dörtte birinden aşağı olmamak kaydıyla, alacaklı A.. Ş..’in alacağından dolayı da haczi mümkün bulunmaktadır. Birikmiş nafaka alacağının ise, diğer adi alacaklar gibi, daha önce konulan haciz sona erdikten sonra sırası geldiğinde işlem göreceği tabiidir. Bu itibarla icra mahkemesince, borçlunun şikâyetinin, yukarıda açıklanan kıstaslar dikkate alınarak değerlendirilmesi ve sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir. Av. Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. .(Yargıtay 12.Hukuk Dairesi, 16.06.2009 tarih, 2009/3269 E, 2009/13519 K.)” Avukat Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>Nafaka Ne Zaman Sona Erer?</strong></em></p>
<p>Nafakanın ne zaman biteceği, nafakanın türlerine göre farklılık göstermektedir.</p>
<p>Nafakanın ne zaman sona ereceğini nafaka türlerine göre ele alınmalıdır. Buna göre;</p>
<p>*Tedbir Nafakası: Boşanma davası devam ederken verilen bu nafaka kararı boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer, boşanma kararında nafakanın devamına hükmedilmiş ise, eş için yoksulluk, çocuklar için iştirak nafakasına dönüşerek devam eder. Av. Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>*Yoksulluk Nafakası: Nafaka yükümlüsü ve nafaka alacaklısının ölmesi, nafaka alacaklısının evlenmesi durumunda kendiliğinden sona erer.</p>
<p>*İştirak Nafakası: Çocuğun veya nafaka ödemekle yükümlü olan kişinin ölümü, çocuğun reşit olması halinde kendiliğinden sona erer. Bununla birlikte velayetin el değiştirmesi veya velayeti elinde bulunduran tarafın nafakadan vazgeçmesi ile de iştirak nafakası sona erer. Avukat Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>*Yardım Nafakası: Bu nafaka türünün boşanma ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Yakın akrabalar arası söz konusu olan bir nafaka türüdür. İhtiyacın sona ermesi veya taraflardan birinin ölmesi durumunda son bulur. Av.Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>Süresiz Nafakanın Sakıncaları ve Eşitlik İlkesine Aykırılığı</em></strong></p>
<p>Nafaka konusu Medeni kanunun 175 ve 176.maddesinde düzenlenmiştir.</p>
<p>Medeni Kanunun175.maddesinde“ Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.” Denilmektedir. Kanun Hükmüne göre, insanlar, kusuru olsa da olmasa da, bir ömür boyu nafaka ödemeye mahkûm edilmektedir.</p>
<p>Medeni Kanunun 176. Maddesinde ise” nafakanın kaldırılması için, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi, taraflardan birinin ölümü, alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılacağını düzenlemiştir.   Avukat Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Günümüzde uygulanan süresiz nafaka beraberinde birçok sorun getirmektedir. Bu nedenle süresiz nafakanın süreli olması sosyal devlet anlayışının gereğidir. Çocuğu olmadığı halde bir-iki ay evli kaldığı kadına  yıllar boyu nafaka ödeyen, defalarca bu yüzden hapse giren mağdurlar vardır. Bu insanların borçlarının ne zaman biteceğine dair bir bilgileri olmadıklarından, geleceğe dair plan ve programları da bulunmamaktadır. Boşanmada, ağır kusuru bulunan taraf zaten yüklü miktarda tazminat ödemeye mahkûm edilmektedir. Bunun yanında bir de ömür boyu nafaka ödemektedirler. Süresiz yoksulluk nafakası yasası eşit kusurlu eşleri de kapsamaktadır. Av.Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Bir boşanma davasında erkeğin eşit kusurlu çıkması en iyi ihtimaldir. Ayrıca kusur aranmadan dava açılır  açılmaz kadına tedbir nafakası bağlanmaktadır. Ülkemizde Yargıtay süreci ile birlikte en kısa çekişmeli boşanma davası en az 2 yıl sürmektedir. 12 yıldır davası devam eden mağdur vardır. Dava bitiminde ise yoksulluk veya iştirak nafakasına dönüşerek ve kararda belirtilen oranlarda her yıl arttırılarak bir ömür ödenmektedir. Mevcut kanun hükümleri, evlilikler hukuken bitmiş olsa da, eşler arasındaki ekonomik ve psikolojik çekişmelerin devamına zemin hazırlamaktadır. Gerek kadını gerekse erkeği istenmeyen şiddet olaylarının içine çekmekte ve tarafların nikâhsız yaşamı tercih etmelerine neden olmaktadır. Bu da aile yapımızı oldukça olumsuz etkilemektedir. Av. Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Aslında evlilik kısa ve uzun süreli olsun, çocuk olsun ya da olmasın yoksulluk nafakasının süresiz yani ömür boyu olması, ömür boyu bitmeyen bir borç insan doğasına da sosyal devlet anlayışına da aykırıdır. Boşanmadan sonra evlenen nafaka yükümlüsünün eş ve çocuklarının mağduriyetine de neden olmakta ve evliliğin devamında sorunlara neden olmaktadır. Yasa bir tarafın haklarını korurken, diğer tarafın da mağduriyetine sebep olmamalıdır. Avukat Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Çocuklara bağlanan iştirak nafakasının bile bir süresi,bir sınırı olduğu halde yoksulluk nafakası adı altında bağlanan nafaka süresizdir  ve kusur oranları eşit de olsa erkek bir ömür boyu nafaka ödemeye hükmedilmektedir..Bu yasanın çok az sayıda da olsa kadın mağdurları da mevcuttur. Kanunlarımızda yapılacak yeni düzenlemeler süresiz nafaka ödemeden kaynaklanan mağduriyetleri ortadan kaldıracak, tarafların hayata devam edebilme, yeni bir aile kurabilmelerine imkân verecektir. Duruma cinsiyetçi bakmak yerine objektif bakış ve İnsan kavramı üzerinden yorumlanması gerekmektedir. Bu sorunları yaşayan tarafların yaşadıkları nedeniyle oluşan tereddüt ve endişeleri onların yeni bir yuva kurmalarına engel olmaktadır. Av.Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Evlenmenin ve boşanmanın cezası ölünceye kadar olamaz Evlendi ve boşandı diye ömür boyu bir insana yıllar boyunca, her ay para ödemek zorunluluğu genç bir erkeğin yeni bir aile kurmasını, yaşamını engellemek, tüm yaşamını ipotek altına almaktır. Geçimini asgari şartlarda sağlayan bir erkeği düşündüğümüzde Özellikle kısa süreli ve çocuksuz evlilik durumunda, hakkaniyet bir insanı ömür boyu bitmeyen bir borç yükü altına sokmak olmamalıdır. Bu durum hukuki, manevi, maddi hiç bir bağı, hiç bir diyalogu kalmadığı bir insan tarafından ömür boyu gözaltında tutulmak, Sürekli olarak gelirinin, gelir artışının, artık hiç bir hukuki ve manevi bağı kalmadığı, görmediği, sesini bile duymadığı, hatta ortak bir çocuğu dahi olmadığı bir insan tarafından takip edilme duygusu oluşturduğu gibi aynı şekilde ömür boyu her ay para yatırdığı, görmediği kadını takip etme gereği oluşturmaktadır. Av. Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Oysa Anayasanın 49.ve MK.2.Maddeleri oldukça açık ve nettir. Anayasanın 49.Maddesi der ki, Çalışma herkesin hakkı ve ödevidir” (Değişik: 3.10.2001-4709/19 md.) Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.) MADDE 2.-( Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.) Hükmüne yer verilmişse de nafaka alacaklısının bu maddeyi ihlal etmesi yani nafaka alacaklısı çalışmak için hiçbir girişimde bulunmamış olması bir anlam ifade etmemektedir dolayısıyla da uygulamanın ne derece yanlışlık içerisinde olduğunun açık bir ifadesidir. Av.Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>Süresiz nafaka hakkaniyet ilkelerine göre süreli olmalıdır ve bu süreye karar verilirken de; evlilik süresi,  çocuk olup olmadığı, kadının yaşı ve iş gücü, sağlığı, çalışabilirlik durumu, Evlilik yüzünden gerçekten yoksulluğa düşüp düşmediği, Nafakayı arttırmak için dava açtığında  çalışmak için girişimi olup olmadığına, yaşına, iş gücüne ve sağlık durumu nazara alınmalıdır. Avukat Mehmet Toprak Alpiroğlu</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Mehmet Toprak Alpiroğlu</em></p>
<p><em>Avukat</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fsuresiz-nafaka-adaletsizligi%2F&amp;linkname=S%C3%9CRES%C4%B0Z%20NAFAKA%20ADALETS%C4%B0ZL%C4%B0%C4%9E%C4%B0" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fsuresiz-nafaka-adaletsizligi%2F&amp;linkname=S%C3%9CRES%C4%B0Z%20NAFAKA%20ADALETS%C4%B0ZL%C4%B0%C4%9E%C4%B0" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fsuresiz-nafaka-adaletsizligi%2F&amp;linkname=S%C3%9CRES%C4%B0Z%20NAFAKA%20ADALETS%C4%B0ZL%C4%B0%C4%9E%C4%B0" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fsuresiz-nafaka-adaletsizligi%2F&amp;linkname=S%C3%9CRES%C4%B0Z%20NAFAKA%20ADALETS%C4%B0ZL%C4%B0%C4%9E%C4%B0" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fsuresiz-nafaka-adaletsizligi%2F&#038;title=S%C3%9CRES%C4%B0Z%20NAFAKA%20ADALETS%C4%B0ZL%C4%B0%C4%9E%C4%B0" data-a2a-url="https://www.politikhane.com/suresiz-nafaka-adaletsizligi/" data-a2a-title="SÜRESİZ NAFAKA ADALETSİZLİĞİ"></a></p><p>The post <a href="https://www.politikhane.com/suresiz-nafaka-adaletsizligi/">SÜRESİZ NAFAKA ADALETSİZLİĞİ</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.politikhane.com/suresiz-nafaka-adaletsizligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2465</post-id>	</item>
		<item>
		<title>YARGI BAĞIMSIZLIĞINA GİDEN YOL TARAFSIZLIKTIR</title>
		<link>https://www.politikhane.com/yargi-bagimsizligina-giden-yol-tarafsizliktir/</link>
					<comments>https://www.politikhane.com/yargi-bagimsizligina-giden-yol-tarafsizliktir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Toprak Alpiroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Oct 2021 12:44:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.politikhane.com/?p=2441</guid>

					<description><![CDATA[<p>Önce yargı tarafsızlığı sonra, yargı bağımsızlığı / Cumhuriyet savcısı:   Kanuni olan her hüküm, hukuki olmayabilir! Biçimsel olarak doğru olabilir, özü itibarıyla yanlıştır   2802 Sayılı &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.politikhane.com/yargi-bagimsizligina-giden-yol-tarafsizliktir/">YARGI BAĞIMSIZLIĞINA GİDEN YOL TARAFSIZLIKTIR</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Önce yargı tarafsızlığı sonra, yargı bağımsızlığı / Cumhuriyet savcısı:</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<h4>Kanuni olan her hüküm, hukuki olmayabilir!</h4>
<h4>Biçimsel olarak doğru olabilir, özü itibarıyla yanlıştır</h4>
<p><strong> </strong></p>
<p>2802 Sayılı Hâkimler Ve Savcılar Kanununun; Gözetim ve denetim hakkı başlıklı, 5. Maddesinde; … Cumhuriyet başsavcıları, merkezdeki Cumhuriyet savcıları ile bağlı ilçe Cumhuriyet başsavcıları ve Cumhuriyet savcıları üzerinde, <strong><u>gözetim ve denetim hakkına sahiptir</u></strong>.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Benim üzerinde duracağım kısım “DENETİM” dir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gözetim hakkını, Cumhuriyet başsavcısının İDARİ yani, adliye düzeni ve Cumhuriyet savcılarının Takipsizlik ve / veya hazırladıkları iddianamelerdeki MADDİ hataları ve usulü ŞEKİL ŞARTLARININ gözetilmesi şeklinde kabul ediyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Denetim hakkını ise, çok farklı ve yargı tarafsızlığını gölgeleyebilme ihtimali yüksek olan bir “Hak-Yetki” olarak görüyorum. Uygulamada buna, Cumhuriyet başsavcısının ”GÖRÜLDÜ” yetkisi deniyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Olabildiğince basitleştirerek izah etmeye çalışacağım:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>-Cumhuriyet savcısının vermiş olduğu bir takipsizlik (Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar) ve/veya dava açılması ve şüpleli/lerin yargılanması gerektiğini düşündüğü için hazırlamış olduğu bir iddianame, Cumhuriyet başsavcısının ekranına “GÖRÜNMESİ” amacıyla düşmektedir. Cumhuriyet başsavcısı, ekranına düşen bu takipsizlik kararını (gözetim hakkının dışında) iade ederek, dava açılması yani, iddianame hazırlanması gerektiği telkininde bulunabiliyor. Veya Cumhuriyet savcısının hazırladığı ve dava açılmasına giden yoldaki iddianameyi iade ederek, takipsizlik kararı vermesi gerektiği telkininde bulunabiliyor!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>-Ya da farklı bir yol daha olan ve nadiren başvurulan, dosyayı ilgili savcıdan alıp başka bir savcıya vermesi ve yeni savcının talimatları doğrultusunda hareket etmeye zımnen zorlanması olabiliyor. Arzu etmiş olduğu kararın çıkması için, savcı seçmesi olarak da kamuoyunda algılanabiliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h4>Her iki durumda da, “hiç kimse yargıya talimat veremez, telkinde bulunamaz” hükmü ihlal edilmekte ve Anayasanın 9. maddesinde, yargı yetkisinin, Türk ulusu adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağına vurgu yapıldıktan sonra, 138/1. maddesinde, “hâkimler görevlerinde bağımsızdırlar, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler” hükmüne aykırılık teşkil etmektedir.</h4>
<p>&nbsp;</p>
<p>İtirazda bulunduğum konunun daha iyi anlaşılması için, örneklendirme yapmaya çalışacağım:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>-Konya’da 16 yaşındaki bir çocuk, Cumhurbaşkanına hakaretten TUTUKLANDI.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şimdi konuyla ne ilgisi var diyeceksiniz ?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şöyle izah edeyim; 5237 Sayılı  TCK. 299. Maddesi Cumhurbaşkanına hakaret suçunu özel ve ayrı olarak düzenlemiştir. Ki; Bence TCK&#8217;nın “hakaret” başlıklı 125. Maddesinde ayrı bir fıkra olarak da düzenlenebilirdi. Cumhurbaşkanına hakaret suçu için öngörülen ceza 1-4 yıl arası hapis, bu suç alenen işlenmiş ise 1/6 oranında artırım yapılır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu suç CMK. 100. Maddede sayılan katalog suçlardan değildir.</p>
<p>Cezanın üst sınırı itibariyle mutlak tutuklamayı gerektiren bir oran da değildir.</p>
<p>Şüpheli, 16 yaşında bir öğrencidir, çocuğun kaçma ihtimali de yoktur.</p>
<p>Niteliği itibariyle, delili karartılacak bir suçta değildir.</p>
<p>Peki neden TUTUKLANDI ?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bir örnekle, bu soruya birlikte yanıt bulalım:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Cumhuriyet başsavcısı; Siyasilerin ve iş insanlarının, nikâh şahitliğini yapabiliyor mu?</p>
<p>Siyasal iktidardan siyasi parti lideri, bakanı, milletvekili veya il-ilçe başkanı ve iş insanları cumhuriyet başsavcısının nikâh şahitliğini yapabiliyor mu?</p>
<p>EVET…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Medyadan hepimizin takip ettiği kadarıyla, Cumhuriyet başsavcısı nişanlısıyla tatile gidiyor, havaalanından helikopterle geceliği maaşının yarısı kadar olan otele geçiyor ve bir hafta tatil yapıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sonra, davetli sayısı ve kişi başı servis fiyatına bakıldığında tahmini 350-400 bin TL’ye Dünyanın sayılı otellerinden birinde düğün yaptığını, İktidar partisinden İçişleri Bakanı, Milli Eğitim Bakanı, Genelkurmay Başkanı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı gibi siyasetçiler ve iş insanlarının nikâh şahitliğini yaptığını, nikâh töreninden sonra damatlık ve gelinlikle iktidar partisinin genel başkanı ve aynı zamanda cumhurbaşkanı olan birini makamında ziyaret ettiğini öğreniyoruz. Böyle bakınca, yaaa olabilir, deniliyor. Ama bizi de konuşturuyor işte…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>O Cumhuriyet başsavcısının sorumluluk ve yetki alanında, siyasal iktidar mensubu veya iş insanının taraf olduğu kaç tane takipsizlik veya iddianame Cumhuriyet başsavcısının “GÖRÜLDÜ” sünden, usulüne ve yasalara uygun geçer ? Veya geçmez ?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mevcut sistem ve uygulamada, Cumhuriyet başsavcılarını siyasal iktidarlardan vareste tutmak imkânsızdır. Bu imkânsızlık karşısında, Cumhuriyet savcılarını, Cumhuriyet başsavcılarından vareste tutmak pekâlâ mümkündür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bir önceki örnekteki cevaba ulaşmaya çalışalım o vakit: Cumhuriyet savcısı elindeki “Cumhurbaşkanına hakaret” dosyasında, çocuğu pekâlâ tutuklamaya sevk etmeyebilirdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Fakat hırsi duygularından hareketle, 16 yaşındaki çocuğu tutuklamaya sevk etti. Sulh ceza hâkimi de hırsi veya HSY’nın hışmına uğramaktan çekindiği için, kendisini baskı altında hissetti ve çocuğu tutukladı!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Cumhuriyet başsavcının bu yetkisinin ya da kanun lafzıyla hakkı, olmadığında da Cumhuriyet savcılarının kararları ve iddianamesi hiyerarşi denetiminden zaten geçmektedir. Örneğin; Takipsizlik kararlarına itiraz edildiğinde, sulh ceza hâkimliği bu kararı kaldırabilme veya Cumhuriyet savcısının hazırlamış olduğu iddianame mahkemece iade edilebilmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dolayıysa, Cumhuriyet başsavcısının yukarıda anlatmaya çalıştığım yetkiye veya hakka yasal olarak ihtiyacı yoktur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaldı ki; Cumhuriyet başsavcıları da bu uygulamadan hoşnut değildir. Zira kendileri de, Cumhuriyet savcılarıyla birlikte bu kararlardan müteselsilen sorumlu tutulmaktadırlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mevcut uygulamadaki, Cumhuriyet başsavcısının “GÖRÜLDÜ” yetkisi, yukarıda anlatmaya çalıştığım manada <strong>“</strong>hiç kimse yargıya talimat veremez, telkinde bulunamaz<strong>” hükmünü ve kuralını ihlal ettiğinden, metinden çıkarılmalı ve bu alışkanlıktan da vazgeçilmelidir.</strong></p>
<p><em>18.10.2021 / Ankara</em></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><em>Mehmet Toprak ALPİROĞLU</em></p>
<p><em>Avukat</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fyargi-bagimsizligina-giden-yol-tarafsizliktir%2F&amp;linkname=YARGI%20BA%C4%9EIMSIZLI%C4%9EINA%20G%C4%B0DEN%20YOL%20TARAFSIZLIKTIR" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fyargi-bagimsizligina-giden-yol-tarafsizliktir%2F&amp;linkname=YARGI%20BA%C4%9EIMSIZLI%C4%9EINA%20G%C4%B0DEN%20YOL%20TARAFSIZLIKTIR" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fyargi-bagimsizligina-giden-yol-tarafsizliktir%2F&amp;linkname=YARGI%20BA%C4%9EIMSIZLI%C4%9EINA%20G%C4%B0DEN%20YOL%20TARAFSIZLIKTIR" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fyargi-bagimsizligina-giden-yol-tarafsizliktir%2F&amp;linkname=YARGI%20BA%C4%9EIMSIZLI%C4%9EINA%20G%C4%B0DEN%20YOL%20TARAFSIZLIKTIR" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fyargi-bagimsizligina-giden-yol-tarafsizliktir%2F&#038;title=YARGI%20BA%C4%9EIMSIZLI%C4%9EINA%20G%C4%B0DEN%20YOL%20TARAFSIZLIKTIR" data-a2a-url="https://www.politikhane.com/yargi-bagimsizligina-giden-yol-tarafsizliktir/" data-a2a-title="YARGI BAĞIMSIZLIĞINA GİDEN YOL TARAFSIZLIKTIR"></a></p><p>The post <a href="https://www.politikhane.com/yargi-bagimsizligina-giden-yol-tarafsizliktir/">YARGI BAĞIMSIZLIĞINA GİDEN YOL TARAFSIZLIKTIR</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.politikhane.com/yargi-bagimsizligina-giden-yol-tarafsizliktir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2441</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
