<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Edebiyat - POLİTİKHANE</title>
	<atom:link href="https://www.politikhane.com/edebiyat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.politikhane.com/edebiyat/</link>
	<description>Medya-Analiz-Politika</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Dec 2024 06:21:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.politikhane.com/wp-content/uploads/2020/04/cropped-unnamed-32x32.png</url>
	<title>Edebiyat - POLİTİKHANE</title>
	<link>https://www.politikhane.com/edebiyat/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">175783690</site>	<item>
		<title>Eleştiride Tutarlılık</title>
		<link>https://www.politikhane.com/elestiride-tutarlilik/</link>
					<comments>https://www.politikhane.com/elestiride-tutarlilik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cevdet AYAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Dec 2024 06:21:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.politikhane.com/?p=3816</guid>

					<description><![CDATA[<p>MİRZA’YA ELEŞTİRMENİN PİRİMİ NE? Demokrasi yerelden başlar. Hele ki demokrasi söylemlerinin de etkisiyle son yerel seçimlerde büyük başarı elde etmiş bir partinin yerel yönetimlerini eleştirmek en &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.politikhane.com/elestiride-tutarlilik/">Eleştiride Tutarlılık</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="s3"><span class="s2">MİRZA’YA ELEŞTİRMENİN PİRİMİ</span><span class="s2"> NE?</span></p>
<p class="s4">Demokrasi yerelden başlar. Hele ki demokrasi söylemlerinin de etkisiyle son yerel seçimlerde büyük başarı elde etmiş bir partinin yerel yönetimlerini eleştirmek en doğal bir haktır. Bunda anormal bir durum yok. Bu bir yerel denetleme hakkıdır. Ancak bu hak kullanılırken kişisel çıkar, beklenti ve intikam unsurları içermemelidir.</p>
<p class="s4">Bandırma’da şöyle geçmiş on beş yılı hatırladığımda saldırılarak, haklı eleştirilere katılıyorum, insafsızca eleştirilerek pirim yapılan tek isim sanırım Dursun Mirza’dır.</p>
<p class="s4">Dursun Mirza eleştirilemez mi? Elbette eleştirilir ve eleştirilmelidir. Ancak yapılacak eleştiriler pirim yapma ve intikam amaçlı olunca çok da inandırıcı gelmiyor.</p>
<p class="s4">Nasıl mı?</p>
<p class="s4">Bir önceki dönem başkanlığı döneminde Dursun Mirza hakkındaki iddialar ayyuka çıkmış, sabah erken kalkan yeni bir iddia ortaya atar olmuştu. O dönemlerde Tolga Tosun Belediye Başkanı olduğunda bir çağrıda bulunmuştum. Geçmiş dönme ait gelir-gider kalemlerini açıklayın.  Şeffaf ve hesap verebilir olun demiştim. Ciddiye alınmadı. Onların sorunu. Sonra ne oldu? Görevden ayrılmış, bütün kayıtların belediyede bulunduğu her türlü bilgi ve belgenin ellerinde olduğu 5 yıllık dönemde Dursun Mirza’ya yönelik iftira ve çamur fırtınasına devam edildi. Gerçekten <span class="s2">S</span><span class="s2">AĞ </span>ve özgür (!) olan yerel basın karalama kampanyasına balıklama atladı. Herkesin bir hesabı vardı. Kimi çoluğuna çocuğuna iş ayarlayacak, kimi belediye resmi haber ajanslığına soyundukimisi de “Alo” lardan tırsıyordu. Hiçbir iddiayı karartma ve yok etme gücü olmamasına rağmen geçen beş yıllık dönemde Dursun Mirza hakkında görev yaptığı dönemle ilgili bir tane dava açılmadı. Kendi partisindekilerin yıpratma kampanyaları ve iktidar partisinin bütün gücüne rağmen görev yaptığı dönemle ilgili bir tane savcı “gel arkadaş şu olay hakkında bir ifade ver” demedi.</p>
<p class="s4">Gelelim son sekiz aya.</p>
<p class="s4">1 Nisan’da başlayan ilk eleştirileri hatırlayalım. Neymiş efendim geçmiş dönemde birbirleriyle muhalif olmuş isimlerle iş birliği yapmış da belediyeyi bu haliyle nasıl yönetecekmiş. Bir ay geçti, “yok efendim belediyede görevli personellerin yeri değişiyormuş, çalışanlara mobing uygulanıyormuş, liyakatsiz atamalar yapılıyormuş vs. vs. “</p>
<p class="s4">Liyakatsiz atama varsa gerçekten eleştirilmeli. Ama sizin üç maymunu oynadığınız geçmiş dönemle ilgili liyakatsiz atamalara neden hiç sesiniz çıkmadı? Personelin yeri elbette değişecektir. En basit kamu kurumlarından tutun, en üst yönetime kadar bir yerde yönetici değiştiğinde kendi ekibini kurmasından daha doğal ne olabilir ki? Bu eleştiriyi yapan arkadaşlar herhangi bir makam sahibi olduklarında kendi ekibini kurmayacak mı?</p>
<p class="s4">Mobing uygulaması yapılıyormuş. Bugün iktidar kayyum atamak için fırsat kollarken mobbinge uğrayan bir personelin Cimer’e yazacağı bir dilekçeyle ertesi günü müfettiş ordusu kamp kurar. Sahi ya mobing uygulandığı öne sürülen hukuk işlerinde görevli avukat hanım Edincik Merasının davası görüşülürken ne yapıyordu acaba? Görevi belediyenin çıkarlarını hukuk zemininde korumak ve savunmak olan bu hukukçu görev yaptığı dönem içerisinde belediye adına hangi davaları hangi zeminlerde ve nasıl savundu? Mağdur edebiyatı yaparak ve bel altı vurarak başarısızlıklarını ve görev bilincindeki eksiklikleri saklamaya mı çalışıyor?</p>
<p class="s4">Son günlerin popüler eleştirisi ise Doğa köyündeki arazi satışı. Öncelikle prensip olarak özelleştirme karşıtı olduğumu belirtmek istiyorum. Belediye önünde yapılan protesto gösteri bana “Midye Çiftliği’ne karşı çıkan ve 23 Nisan Çocukları gibi gösteri yapanları hatırlattı. İkinci ve en önemlisi ise Doğa köylüleri ile hareket eden bugünün ve geçmişin AKP’lileri ülkede satılmayan hiçbir yer kalmazken neden ses çıkarmadılar?</p>
<p class="s4">Arazi satışları ile ilgili daha somut bir gerekçeyi paylaşmak istiyorum. % yıl önce borçsuz bir belediye alan Tolga Tosun ve ekibi abuk sabuk ve soruşturma konusu olmuş projelere para harcayarak görevi devrederken belediyeye 405 milyonluk borç yükü bıraktılar. Geçmiş yönetimin bıraktığı borç yükünün üstüne iktidarın “silkeleme” tutumu eklenince belediye personel maaşlarını ödemek için bile kara kara düşünüyor.Eleştirirken lütfen gerçekçi çözüm önerilerini de yazarsanız eleştirileriniz anlamlı olur.</p>
<p class="s4">Neden-sonuç ilişkisi kurmadan ve doğru analiz yapmadan “eleştirmek” ne kadar doğrudur?</p>
<p class="s4">İnsan sürekli evrime uğrayan bir canlıdır. Zaman içinde düşüncelerinin ve değerlerinin değişimine saygıyla kabul ediyorum. Zaman zaman “gömlekler” değiştirilebilir. Ancak bir tutarlılık ve insaf gerekir.</p>
<p class="s4">Halk arasında yaygın kullanılan bir deyim vardır; <span class="s2">“Kendi gözündeki merteği görmez, elin gözündeki çöpü görür.”</span></p>
<p class="s4">Hadi buyurun, önce hep beraber aynanın karşısına geçip gözümüzdeki merteği görelim. Çöp kolay.</p>
<div class="mabox-plus-item mabox-template-967"><div class="mabox-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="mabox-gravatar"><a  href='https://www.politikhane.com/author/cevdetayan/'><img decoding="async" src="https://www.politikhane.com/wp-content/uploads/2020/09/cevdet-ayan.jpg" alt="" itemprop="image"></a></div><div class="mabox-authorname"><a href="https://www.politikhane.com/author/cevdetayan/" class="vcard author" rel="author" itemprop="url"><span class="fn" itemprop="name">Cevdet AYAN</span></a></div><div class="mabox-desc"><div itemprop="description"></div></div><div class="clearfix"></div><div class="mabox-socials mabox-colored"><a target="_self" href="mailto:p&#111;l&#105;t&#105;&#107;han&#101;4&#064;&#103;&#109;&#097;&#105;&#108;.&#099;&#111;m" rel="nofollow" class="mabox-icon-color"><svg class="mabox-user_email" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" viewBox="0 0 500 500.7"><path class="st0" d="M499.4 250.9c0 2.2 0 4.4-0.1 6.6v0.4c-0.1 1.8-0.2 3.6-0.2 5.3 0 0.4 0 0.8-0.1 1.2 -0.1 1.3-0.1 2.6-0.2 4 -0.1 1.7-0.2 3.3-0.4 5 0 0.2 0 0.4-0.1 0.6 -0.2 2-0.4 4.1-0.6 6.1 -0.1 0.6-0.1 1.1-0.2 1.7 -0.7 4.4-1.3 8.8-2 13.2 0 0.4-0.1 0.7-0.2 1v0.3c-0.2 1-0.4 2-0.5 3 0 0.1 0 0.2-0.1 0.3v0.1c0 0.2-0.1 0.4-0.1 0.6 -0.1 0.5-0.2 1-0.3 1.6 0 0.2-0.1 0.3-0.1 0.5 -0.6 2.6-1.2 5.2-1.8 7.8 -0.4 1.8-0.9 3.6-1.3 5.5 -0.2 0.9-0.5 1.9-0.8 2.8 -0.2 0.6-0.3 1.1-0.5 1.7 -0.8 2.7-1.6 5.3-2.5 8 -1.4 4.2-2.8 8.5-4.4 12.5 -0.1 0.4-0.3 0.7-0.4 1.1 -0.9 2.3-1.8 4.6-2.8 6.8 -28.1 66.2-84.2 117.8-153.5 140 -0.5 0.2-0.9 0.3-1.3 0.4 -1.1 0.4-2.2 0.7-3.3 1 -2.9 0.9-5.9 1.6-8.8 2.4 -0.1 0-0.2 0.1-0.3 0.1 -0.4 0.1-0.7 0.2-1.1 0.3 -1 0.3-2.1 0.6-3.1 0.8 -1 0.3-2 0.5-3.1 0.6 -0.1 0-0.2 0-0.3 0.1 -1 0.2-1.9 0.4-2.9 0.7 -0.3 0.1-0.7 0.2-1 0.2 -0.2 0.1-0.5 0.1-0.7 0.2 -1.5 0.3-2.9 0.5-4.3 0.8 -0.6 0.1-1.3 0.2-1.9 0.4 -0.2 0-0.3 0.1-0.5 0.1 -1.1 0.2-2.2 0.4-3.3 0.6 -1.2 0.2-2.4 0.4-3.5 0.5 -0.7 0.1-1.4 0.2-2.1 0.3 -0.3 0-0.5 0.1-0.8 0.1 -2.7 0.4-5.5 0.7-8.2 1 -0.3 0-0.7 0.1-1 0.1 -0.1 0-0.1 0-0.2 0 -1.1 0.1-2.1 0.2-3.2 0.3 -0.1 0-0.1 0-0.2 0 -1 0.1-2.1 0.2-3.2 0.2 -0.8 0.1-1.6 0.1-2.4 0.1 -1.4 0.1-2.9 0.2-4.4 0.2 -3.6 0.1-7.2 0.2-10.8 0.2 -4.3 0-8.7-0.1-13-0.3C105.4 493.1 0.7 384.3 0.7 250.9 0.7 113.2 112.3 1.5 250.1 1.5c129.3 0 235.3 98.2 248 223.9 0.5 4.4 0.8 8.9 1 13.3 0.1 1.5 0.1 3 0.2 4.6C499.4 245.8 499.4 248.4 499.4 250.9z" fill="#F97E2A"/><path class="st1" d="M499.1 263.2c0 0.4 0 0.8-0.1 1.2 -0.1 1.3-0.1 2.6-0.2 4 -0.1 1.7-0.2 3.3-0.4 5 0 0.2 0 0.4-0.1 0.6 -0.2 2-0.4 4.1-0.6 6.1 -0.1 0.6-0.1 1.1-0.2 1.7 -0.7 4.4-1.3 8.8-2 13.2 0 0.4-0.1 0.7-0.2 1v0.3c-0.2 1-0.4 2-0.5 3 0 0.1 0 0.2-0.1 0.3v0.1c0 0.2-0.1 0.4-0.1 0.6 -0.1 0.5-0.2 1-0.3 1.6 0 0.2-0.1 0.3-0.1 0.5 -0.6 2.6-1.2 5.2-1.8 7.8 -0.4 1.8-0.9 3.6-1.3 5.5 -0.2 0.9-0.5 1.9-0.8 2.8 -0.2 0.6-0.3 1.1-0.5 1.7 -0.8 2.7-1.6 5.3-2.5 8 -1.4 4.2-2.8 8.5-4.4 12.5 -0.1 0.4-0.3 0.7-0.4 1.1 -0.9 2.3-1.8 4.6-2.8 6.8 -28.1 66.2-84.2 117.8-153.5 140 -0.5 0.2-0.9 0.3-1.3 0.4 -1.1 0.4-2.2 0.7-3.3 1 -2.9 0.9-5.9 1.6-8.8 2.4 -0.1 0-0.2 0.1-0.3 0.1 -0.4 0.1-0.7 0.2-1.1 0.3 -1 0.3-2.1 0.6-3.1 0.8 -1 0.3-2 0.5-3.1 0.6 -0.1 0-0.2 0-0.3 0.1 -1 0.2-1.9 0.4-2.9 0.7 -0.3 0.1-0.7 0.2-1 0.2 -0.2 0.1-0.5 0.1-0.7 0.2 -1.5 0.3-2.9 0.5-4.3 0.8 -0.6 0.1-1.3 0.2-1.9 0.4 -0.2 0-0.3 0.1-0.5 0.1 -1.1 0.2-2.2 0.4-3.3 0.6 -1.2 0.2-2.4 0.4-3.5 0.5 -0.7 0.1-1.4 0.2-2.1 0.3 -0.3 0-0.5 0.1-0.8 0.1 -2.7 0.4-5.5 0.7-8.2 1 -0.3 0-0.7 0.1-1 0.1L119.9 344.1l105.3-46.7L119.9 191.6l265.6-41.2L499.1 263.2z"/><path class="st2" d="M390.1 214.1c2.1-1.7 5.3-0.1 5.3 2.6v112c0 14.5-11.8 26.3-26.3 26.3H141.2c-14.5 0-26.3-11.8-26.3-26.3v-112c0-2.7 3.1-4.3 5.3-2.6 12.3 9.5 28.5 21.6 84.4 62.2 11.6 8.4 31.1 26.2 50.5 26.1 19.6 0.2 39.4-18 50.6-26.1C361.6 235.7 377.8 223.6 390.1 214.1zM255.1 284.8c12.7 0.2 31-16 40.2-22.7 72.7-52.8 78.2-57.4 95-70.5 3.2-2.5 5-6.3 5-10.4v-10.4c0-14.5-11.8-26.3-26.3-26.3H141.2c-14.5 0-26.3 11.8-26.3 26.3v10.4c0 4.1 1.9 7.8 5 10.4 16.8 13.1 22.3 17.7 95 70.5C224.1 268.8 242.4 285 255.1 284.8L255.1 284.8z"/></svg></span></a></div></div></div><p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Felestiride-tutarlilik%2F&amp;linkname=Ele%C5%9Ftiride%20Tutarl%C4%B1l%C4%B1k" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Felestiride-tutarlilik%2F&amp;linkname=Ele%C5%9Ftiride%20Tutarl%C4%B1l%C4%B1k" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Felestiride-tutarlilik%2F&amp;linkname=Ele%C5%9Ftiride%20Tutarl%C4%B1l%C4%B1k" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Felestiride-tutarlilik%2F&amp;linkname=Ele%C5%9Ftiride%20Tutarl%C4%B1l%C4%B1k" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Felestiride-tutarlilik%2F&#038;title=Ele%C5%9Ftiride%20Tutarl%C4%B1l%C4%B1k" data-a2a-url="https://www.politikhane.com/elestiride-tutarlilik/" data-a2a-title="Eleştiride Tutarlılık"></a></p><p>The post <a href="https://www.politikhane.com/elestiride-tutarlilik/">Eleştiride Tutarlılık</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.politikhane.com/elestiride-tutarlilik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3816</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kemal Kılıçdaroğlu’nun savunması.</title>
		<link>https://www.politikhane.com/kemal-kilicdaroglunun-savunmasi/</link>
					<comments>https://www.politikhane.com/kemal-kilicdaroglunun-savunmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[politikhane]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Nov 2024 19:06:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.politikhane.com/?p=3805</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sayın Yargıç, &#160; Konuşmama başlamadan önce iki hususa dikkat çekmek istiyorum. &#160; Birincisi : Ben buraya işlediğim bir suçtan ötürü  kendimi savunmak için değil, işlenen suçları &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.politikhane.com/kemal-kilicdaroglunun-savunmasi/">Kemal Kılıçdaroğlu’nun savunması.</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Sayın Yargıç,</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Konuşmama başlamadan </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">önce </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">iki</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> hususa dikkat çekmek istiyorum.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Birincisi </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">: Ben</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> buraya işlediğim bir suçtan ötürü  kendimi savunmak için değil,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">işlenen</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> suçları kayıtlara geçirmek, hesabını sormak ve tarihe not düşmek için geldim.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">İkincisi </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">:</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> Maruz</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> bırakıldığım bu hukuksuzluğun öznesi ve sebebi olmadığınızı biliyorum.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Söyleyeceklerimin hiçbirisinin şahsınızla</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> bir</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> ilgisi yoktur.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Ancak bilmenizi isterim ki sizinle ortak bir noktada buluştuk.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Tarih</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">,</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> bana gerçekleri söyleme görevi verdiği gibi size</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">de bu gerçekleri kayıt altına alma </span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">fırsatı</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> sunmuştur.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Sanırım, açılan</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> davaların ve mahkemeye çıkmamın nedeni;</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Erdoğan&#8217;a  </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Başçalan</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">,</span></span> <span class="s2"><span class="bumpedFont15">Hırsız ve </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Başhırsız</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> demiş olmamdır.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Öncelikle ispatlarla sabit olan bu gerçekleri dile getirdiğim için hiçbir pişmanlığımın </span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">olmadığını</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> söylemek isterim.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Ne mutlu ki </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">bana, mahkeme karşısına, </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Rüşvet suçundan</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">çıkmadım.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Ne mutlu ki bana, </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">yetim hakkı yiyen zimmet suçlusu bir hırsız</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">olarak </span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">karşınıza</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> çıkmadım</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Ve yine ne mutlu ki bana Sayın Yargıç, karşınıza </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Vatana ihanetten&#8221;</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> de çıkmadım.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Karşınıza Sayın Yargıç, </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Hırsıza hırsız &#8220;</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> dediğim için çıktım.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Sizlerin ve aziz milletimin huzurunda ve tarih önünde tekrar söylüyorum;</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;Oğlum evdeki paraları sıfırladın mı &#8220;</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> diyen adam HIRSIZDIR.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;Bir tek yüzüğüm </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">var, zengin</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15"> olursam bilin ki çalmışımdır&#8221; </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">diyen adam zengin olmuş ise </span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Sayın Yargıç,</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">buradan tekrar söylüyorum </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">BAŞÇALANDIR &#8211; </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">HIRSIZDIR.</span></span></p>
<p class="s4">
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Sayın Yargıç;</span></span></p>
<p class="s4"><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Ben Kem</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">al </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Kılıçdaroğlu</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">..!</span></span></p>
<p class="s4">
<p class="s4"><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Maliye Bakanlığında hesap uzmanlığı,</span></span></p>
<p class="s4"><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Gelir İdaresi Başkanlığında </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Daire Başkanlığı </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">ve </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Genel Müdür Yardımcılığı yaptım.</span></span></p>
<p class="s4"><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Bağ-Kur</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> ve </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Sosyal Sigortalar Kurumunda Genel </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Müdürlük</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> ve </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Müsteşar yardımcılığı yaptım.</span></span></p>
<p class="s4">
<p class="s4"><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Siyaset arenasına girmeden önce Üniversitede ders verdim.</span></span></p>
<p class="s4">
<p class="s4"><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Milletvekilliği</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> ve Grup Başkan Vekilliği yaptım.</span></span></p>
<p class="s4">
<p class="s4"><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Daha sonra üyesi olmaktan </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">her zaman</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> gurur duyduğum Cumhuriyet Halk </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Partisinde Genel</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> Başkanlık görevini 13 yıl boyunca yerine getirdim.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Sayın Yargıç, </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Bütün</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> görevlerim süresince çok büyük bütçeler yönettim.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">10 binlerce </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">memura amirlik yaptım.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Ne </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">beytül</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> malın bir kuruşuna el uzattım</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">,</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> ne de bir kişiye müsaade ettim.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Çeteler, baronlar</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> ve</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> mafyalar hep karşımda olmuştur.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Tarih kadar uzun bir yolculuktan geldim </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Sayın</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> Yargıç.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">68 Kuşağında Denizlere,</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">Mahirlere ve Hüseyinlere yoldaşlık ettim.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">İdamlara tanıklık ettim.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Daha sonraları anladım</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> ki</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">, </span></span></p>
<p><a name="_GoBack"></a><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Sağdan</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> ve soldan idam edilenlerin aslında aynı hedefte yürüyen</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">kardeşler olduğunu.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Düşmanlarımızın ise tek olduğunu.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Aslında, b</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">u ülkeyi bölmek ve bizleri kendilerine köle yapmak için amansızca çalışan Emperyalistlerdi</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">bizim tek düşmanımız.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">O kara günler geçtikten </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">sonra, darbeler</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> ve idamlar sürecini çok düşündüm ve tek bir şeye </span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">İ</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">nandım</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">…</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">&#8220;</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Biz; sağcı</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">-solcu,</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">seküler</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">-dindar</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">,</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">Alevi-Sünni,</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">Türk-Kürt</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">&#8211;</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> &#8221; değildik</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Biz</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">,</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> Dünyanın en güzel toprakları olan bu </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">vatanda, barış</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">,</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">kardeşlik,</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">huzur ve bereket </span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">İçerisinde</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> yaşama </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">mücadelesi veren</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">ama</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">İşgalci güçler ve onların içimizdeki</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">işbirlikçileri eliyle</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">birbirini</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> öldüren</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">…</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Gençlerini</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> uyuştur</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">ucu baronlarının eline terk etmiş</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Çocuklarının</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> eğitim-sağlık ve beslenme ihtiyaçlarını karşılayamayan,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Gelişmiş</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> dünyanın çoktan unuttuğu saçma konular yüzünden kutuplaşmış,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Emeklisi</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> aç,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Hastası</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> tedavi edilemeyen,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Sınırları</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> korunamayan,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Emeği</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> sömürülen,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">İnsanlık</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> onuruna yakışan bir hayattan çok uzaklaşmış,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Ağız</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> dolusu gülmeyi unutmuş,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">85 milyon ve tek millet olan kardeşler olduğumuza inandım.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Anlatacağım Sayın Yargıç</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">, Sizde bunu aziz millet adına</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> ve tarih önünde kayıtlara geçirin</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Herkes iyi </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">dinlesin!</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> Bu sözlerime kulak </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">versin</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">!</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Sayın Yargıç</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> bu anlatacaklarımın dava konusu ile ne alakası var demeyin!</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Bakın yolsuzluk ve </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">hırsızlık, ülkenin</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> başına ne işler açıyor!</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Yaptığı hırsızlık, yolsuzluk nedeniyle mal varlığının hesabını veremeyenler, egemen güçler tarafından teslim alınırlar. Ve bu sonuçta o ülke için felaketlerin kapısını aralar.  </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Bakınız, </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Büyük Ortadoğu Projesinin 2. Fazına </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">geçildi!</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Emperyalistlerin,</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">İşgalcilerin ve </span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Vatanımızda-Çocuklarımızda-Geleceğimizde ve Canımızda</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">gözü olan düşman cephesinin </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">kurduğu planın ilk aşaması tamamlandı.</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> Şimdi ikinci aşaması uygulamaya kondu… </span></span></p>
<p class="s4">
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">85 </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">milyon</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> vatandaşımıza </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">sesleniyorum;</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Büyük Ortadoğu Projesinin İlk aşaması</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">şudur;</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Rüşvet ve yolsuzluk yoluyla zenginleştirdikleri,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Teröre</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> ve uluslararası suç teşkil edecek </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">işlere girmesini sağladıkları,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Ülkeyi toprak</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> tavizleri vermek zorunda bı</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">rakacak kadar borçlandıracak</span></span></p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;Tek Adam&#8221;</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> rejimi kurmaktı.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Ve</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> en önemlisi;</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Ülkedeki</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> bütün güçleri </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;TESLİM ALABİLECEKLERİ&#8221;</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">bir tek adamda birleştirmekti.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">İlk faz tamamlandı.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Teslim aldıkları ve bütün güçleri üzerinde birleştirdikleri </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;TEK ADAM ve SARAY </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">REJİMİ</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">&#8220;ni</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">kurdular</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Hatırlayın!</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> Çıkarlarımız gereği kabul etmediğimiz ilk tekliflerinde</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Trump</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> ,</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> Erdoğan’a</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> ne dedi ?</span></span></p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;Mal varlığını araştırırım&#8221;,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Teslim</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> alınmış ve bütün yetkileri elinde bulunduran &#8220;saray&#8221; ne yaptı?</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">İstediklerini</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> derhal</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> yerine getirdi.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Hatırlayın </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Sayın Yargıç</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">!</span></span></p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;Bu can bu bedende olduğu sürece o papazı vermem&#8221;</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">diyen </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Erdoğan, ne</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> oldu</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">da bir anda </span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">çark</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> etti?</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Henüz mahkeme saati dahi </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">gelmemişken, Rahip</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">Brunson&#8217;ı</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">götürecek uçağı kapımıza </span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">yollamışlardı</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> bile</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">…</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Sayın Yargıç,</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Erdoğan</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> ailesinin mal varlığı dolayısıyla dönemin ve şimdinin ABD başkanı </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Trump</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">tarafından</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> tehdit edildiğini ve Erdoğan&#8217;ın</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> bu tehdide hemen boyun eğdiğini sadece</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">biz</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> değil bütün </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">dünya</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> biliyor.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Egemen güçler tarafından teslim alınan bir devlet başkanı ülkesine hizmet edemez.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Bu da tarihin önümüze koyduğu bir başka gerçektir.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">İ</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">ŞİD</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> terör örgütü ile petrol alışverişi yapan damadına ait </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">TIR k</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">onvoyunun uydu görüntüleri</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">ve</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> ticaret yaptıkları belgelerde bir başka devlet </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">tarafından</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">kullanılarak tavizler alınıyor.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Damadı</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> üzerinden Putin&#8217;in, çocukları üzerinden </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Trump&#8217;ın</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">, çeteleri yüzünden İsrail&#8217;in teslim</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">aldığı</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> bir Erdoğan ve ilk aşaması tamamlanmış bir B.O.P var karşımızda.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Hiç kimse unutmasın ki;</span></span></p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Yolsuzluklarla, devleti</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15"> soyanlara suskun kalanlar onurlarını kaybederler.</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15"> Biz onurlu insanlarız. Yolsuzluklar karşısında suskun kalamayız. Beni en iyi devleti soyanlar tanır. Çünkü onlar beni susturmak için yedi sülalemi araştırdılar…</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Sayın Yargıç;</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Siyaset kurumu</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> devleti soymanın bir aracı değildir.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Siyaset h</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">alka hizmet etmektir.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Sayın </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Yargıç,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Türkiye Cumhuriyeti Devleti&#8217;ni bölme ve parçalama projesinin 2. aşaması başlıyor.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s5"><span class="bumpedFont15">Bakınız, </span></span><span class="s5"><span class="bumpedFont15">BOP’un</span></span><span class="s5"><span class="bumpedFont15"> 2. Aşaması sürecinde Türkiye alenen bir sığınmacı deposu haline getirilmiştir? </span></span><span class="s5"><span class="bumpedFont15">Ne acıdır ki para uğruna Türkiye’ye “Geri Kabul Anlaşması” imzalatılmıştır.  </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s6"><span class="bumpedFont15">Sayın Yargıç Unutmayın</span></span><span class="s5"><span class="bumpedFont15">, bir ülkeyi bölmek için önce o ülkeyi sığınmacı nüfus olarak büyütüp, </span></span></p>
<p><span class="s5"><span class="bumpedFont15">ekonomik</span></span><span class="s5"><span class="bumpedFont15"> olarak küçültürseniz, yani yoksulluğu yaygınlaştırırsanız </span></span><span class="s5"><span class="bumpedFont15">emperyal</span></span><span class="s5"><span class="bumpedFont15"> güçlerin </span></span></p>
<p><span class="s5"><span class="bumpedFont15">ekmeğine</span></span><span class="s5"><span class="bumpedFont15"> yağ sürer ve emellerine hizmet etmiş olursunuz. Açıkça söylüyorum bugün </span></span></p>
<p><span class="s5"><span class="bumpedFont15">için</span></span><span class="s5"><span class="bumpedFont15"> yapılan budur. </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Bakınız bugün </span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Devletimiz borçlandığı her 100 lira karşılığında 135 lira faiz ödüyor.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Bakın</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">ız</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">! </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Lütfen d</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">ikkat edin</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">iz,</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> Bunu herkesin duyması ve bilmesi gerekiyor!</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Her 100 lira için 135 lira faiz ödüyoruz.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Çok değil daha bir kaç yıl </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">önce, Türkiye</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">Cumhuriyet </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Merkez Bankasından 128 Milyar dolar buharlaştırıldı.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Sayın</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15"> Yargıç, tekrar ediyorum.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Millete ait 128 Milyar Dolar para, yandaşa ve 5&#8217;li Çetelere arka kapıdan satılarak yok edildi.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Bir vatansever için ne kadar acı bir tablo </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">değil mi?</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Borçlanıyor ve borcumuzu ödeyemez hale </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">geliyoruz. Bunun</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">ekonomi bilimindeki </span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">en</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> basit karşılığı şudur ; </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Para </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">alan, emir</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15"> alır.&#8221;</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">  </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Ödeyecek paranız </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">yoksa</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> elinizdeki toprakları vermek zorunda kalırsınız.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Kısa,</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">öz ve direk söylüyorum!</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Erdoğan, Kıbrıs</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> ve Ege de taviz ve toprak verecek.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Kendisi daha ilk yıllarında dahi bu amacını dile </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">şöyle dile </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">getirmişti!</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Hatırlayın </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">!!</span></span></p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;Gerekirse Kıbrıs&#8217;tan bir kısım toprakta verilebilir&#8221;</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Diyen Erdoğan,</span></span></p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;Emir komuta merkezim isterse Papaz elbisesi giyerim&#8221;</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">diyen Erdoğan,</span></span></p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Hem laik hem </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Müslüman</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15"> olunmaz&#8221;</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> diyen Erdoğan,</span></span></p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;Valilere çukurlar </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">eşilirken, dokunmayın</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15"> talimatını ben verdim&#8221; </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">diyen Erdoğan,</span></span></p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;Ne istediler de </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">vermedik, bitsin</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15"> bu hasret dön gel &#8220;</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> diyen Erdoğan,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Kurucu irademiz ve </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">liderlerimize, </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Gazi</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15"> Mustafa Kemal Atatürk&#8217;e &#8220;Ayyaş&#8221; diyen</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> Erdoğan,</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Dolayısıyla Erdoğan; </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Ülkemiz,</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">devletimiz,</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">birliğimiz ve geleceğimiz için bir tehdit ve tehlikedir.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">BOP’un</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">2.</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> Aşama</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">sı</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> Kıbrıs ve Ege’</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">den toprak ve taviz vererek tamamlanmayacak </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Sayın</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> Yargıç!</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Devam edecek.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Ülkemize sokulan ve sayısı belli olmayan ama on milyonlarla ifade edilen,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">geri</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> kalmış dünyanın hemen her tarafından yurdumuza gelen,</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Eğitimsiz</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">,</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">kayıtsız,</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">geçmişi bilinmeyen ve içerisinde çok sayıda cihatçı olduğu tahmin edilen,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">milyonlarca</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> sığınmacı</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">, emperyalistlerin Erdoğan eliyle ülkemiz üzerinde kurduğu korkunç</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">tablo</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">bir beka sorunudur.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Sayın </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Yargıç,</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> lütfen</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> söylediklerimi dikkatlice kayıt altına </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">alın!</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">İÇ KARIŞIKLIK, DIŞ MÜDAHALE ZEMİNİ OLUŞTURUR.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Bu yakın tarihte her zaman böyle olmuştur.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Ekonomisi zayıflamış hatta çökmüş,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Sınırlarını koruyamayan,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Adalet sistemi tek adama bağlanmış,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Denetleme </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">mekanizması</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> yok edilmiş,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Şeffaflık ve hesap </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">sorabilirliği</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> olmayan,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Liyakat ve ehliyete göre değil</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">,</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> biat ve itaat edenlerin devlet kademelerine geldiği bir sistem</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">sürdürülebilir</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> değildir.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Irak&#8217;ın işgalini hatırlayın lütfen!</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">O dönem ülkemizde başkanlık sistemi denen ucube saray rejimi henüz yoktu.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Amerikan askerlerinin Türkiye üzerinden Irak&#8217;ı işgal etme talebi Türkiye Büyük Millet</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Meclisimiz tarafından </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">reddedilmiş</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">, Amerikan askerlerinin ülkemize girişi engellenmişti.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">O dönem güçler ayrılığı vardı ve tek adam </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">rejimi </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">yoktu.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Peki,</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> o dönem şu anki Başkanlık rejimi olsa ve Erdoğan Başkan olsaydı,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Sizlere</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">,</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">vicdanlarınıza ve </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">kamuoyuna</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> soruyorum,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Erdoğan bu tezkereye &#8220;Hayır&#8221; </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">diyebilir miydi</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">? </span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Tabi ki hayır.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Tekrar hatırlayın </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">beyefendi</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> o dönem &#8220;</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Amerikan askerlerinin e</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">vlerine </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">sağ salim</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15"> dönmeleri için </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">dua ediyordu&#8221;</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Güçler ayrılığı olmayan ve </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Teslim Alınabilecek</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">– Tekrar ediyorum- yasadışı malvarlığı dolayısıyla teslim alınabilecek </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">tek bir kişi üzerine inşa edilen bu ucube sistem</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">ülkemiz</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> için beka </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">sorunudur</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Ben Kemal </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Kılıçdaroğlu</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15"> !</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">75 yaşındayım.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Hayatım</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> boyunca alnımın teriyle kazandım,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Çocuklarımı helal lokma ile büyüttüm,</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Maaşımdan biriktirdiklerimle satın aldığım ve hali hazırda içinde yaşadığım evimin dışında,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">kooparetife</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> girerek </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">edindiğim Ankara’nın </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Büğdüz</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> köyündeki </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">evimden başka bir mal varlığım yoktur.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Çok büyük bütçeler yönettim,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Her</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> zaman ve her adımımda fakir-fukaranın parasını ve çıkarını gözettim.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Milletimi ve devletimi </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">her zaman</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> sevdim, onlara sadakatten hiç ayrılmadım.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Bütün yaşamım boyunca parayla hiç işim olmadı, dönüp yüzüne bile bakmadım.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Terör örgütü PKK tarafından </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">kurşunlandım, kucağımda</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> şehit verdim.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Defalarca </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">suikastlara</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">,</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">linçlere ve saldırılara uğradım.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Canımla sınandım geri adım atmadım.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Ailemle ve çocuklarımla tehdit edildim oralı bile olmadım.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Para ve zengin bir hayat </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">vaat</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> ettiler</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">, satılmadım-satın alınamadım.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Hiç bir zaman teslim alınmadım Sayın Yargıç.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Bunu Aziz Milletimiz bilsin,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Devletimi ve milletimi sevmekten hiçbir zaman vazgeçmedim ve vazgeçmeyeceğim.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Ben Kemal </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Kılıçdaroğlu</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">,</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Hatalarım</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">,</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">Pişmanlıklarım ve Üzüntülerim yok </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">mu?</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Tabi ki Var.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Sayın Yargıç,</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Cumhurbaşkanlığı</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> seçimlerinde</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">,</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">vasiyet olarak</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">&#8220;</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Kılıçdaroğlunu</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15"> aileme emanet ediyorum&#8221; </span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">diyen</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> milliyetçi ve vatansever diye bildiklerimiz </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">işbirlikçi</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">çıktı, onlara inandığım hata ettim,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Evet</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> hatalıyım.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Bu kadar kötü olabileceklerini tahmin edemedim</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">..</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Pişmanım,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Kurulan müesses nizamı ve ülkenin içine girdiği bu tehlikeyi daha iyi anlatamadım,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Milletimizi</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> ikna edemedim,</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Sahte</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> videolar ile </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">sahtekarlık</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> yapanlarla daha çok mücadele edemedim.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Üzgünüm Sayın Yargıç,</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Çocukları sorduğunda hep unutkan, sofraya oturulduğunda hep </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">karnı </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">tok olan anneler için </span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">üzgünüm</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Beslenme, eğitim</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> ve sağlık problemi yaşayan,</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Katledilen, taciz</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> ve tecavüze uğrayan, sevilmeyi ve gülmeyi </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">unutan</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> ve yatağa aç giren her bir</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">evladımız</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> için üzgünüm,</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">kahroluyorum,</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">yüreğime ağır geliyor.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Torunlarına </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">mahçup</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> olan, faturasını ödeyemeyen emeklilerimiz için üzgünüm.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Evet,</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15"> üzgünüm Sayın Yargıç,</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Daha bir kaç gün önce yokluktan ve yoksulluktan dolayı yanarak can veren 5 evladımız için </span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">üzgünüm</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Gece mesailerinde çalışan,</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">orada çıkan meyveyi yemeden çocuğuna götüren,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Gece</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> mesaiye kaldığı için </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">evine </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">geç giden, kendi gittiğinde çocuğu uyumuş olan ve sabah </span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">erken</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> işe giderken yine çocuğunun yüzünü göremeyen emekçi anne-babalarımız için </span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">üzgünüm</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Yurtdışına kimisi kaçak yollarla</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">,</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> kimisi uzun uğraşlarla giden 300 bin genç için üzgünüm.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Onlar bizim geleceğimiz Sayın Yargıç!</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Onları </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;Giderlerse gitsinler&#8221;</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> diyen Erdoğan&#8217;a mecbur bıraktığım için çok üzgünüm.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Okumuş,</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">yetişmiş,</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">zeki</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">,</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> pırıl </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">pırıl</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> 300 bin genç Sayın Yargıç.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Peki</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">,</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> yerine gelen kim?</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Ne </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">idiğü</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> belirsiz milyonlarca eğitimsiz sığınmacı.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Emperyalistler çocuklarımızı bile elimizden aldı.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Afrika kabilelerinde bir söz vardır.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Derler ki </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Köyün ve ailesinin sevgisini alamayan bir </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">çocuk, ısınmak</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15"> için o köyü yakar&#8221;</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">İşte Sayın Yargıç, o çocukları tekrar </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">kazanamazsak</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> bizi yakarlar.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Sizlerin ve tarihin önünde ifade etmek istiyorum.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Kararlıyım!</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Bu devleti ve devletin asıl sahibi </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">milletimizi, gelişen</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> dünyanın gerisinde bırakanlarla</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">mücadele</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> etmeye kararlıyım.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Herkes bilsin ki, </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">bu </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Aziz millete tarih önünde </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">son vazifemi yerine getireceğim.</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Bu</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> benim namus borcum ve son yürüyüşümdür.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Konuşmamı bitirirken Sayın Yargıç,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Şunu</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> herkes bilsin ki; </span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">100 yıl sonra bir kere daha söylüyoruz,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Ne bu devleti ne</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">de bu milleti </span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">&#8220;</span></span><span class="s2"><span class="bumpedFont15">Köhne Bizans&#8217;ın Yıldız Burcunda oturan baykuş&#8221;</span></span> <span class="s3"><span class="bumpedFont15">özentilerine</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">bırakmayacağız</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Ve </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">buradan</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> mily</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">onlar adına </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">sesleniyorum,</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Başta Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere,</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">B</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">ütün </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">kuvvacı</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> kahramanlara</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> selam olsun</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">,</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Selam </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">olsun,</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Devletin bekası-milletin </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">selahiyeti</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> için canını hiçbir zaman sakınmamış</span></span></p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">bütün</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> vatanseverlere,</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Atatürk ve Cumhuriyet&#8217;e bağlılık yemini ettiği için ihraç edilen Genç Teğmenlere,</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Yurdışına</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> çıkmış ama geri döneceklerine inandığım 300 bin gencimize,</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Ulusal kurtuluşumuza,</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Güzel ve Aydınlık günlere selam </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">olsun.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Yaşasın </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15">Türkiye, yaşasın</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont15"> Türkiye Cumhuriyeti</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fkemal-kilicdaroglunun-savunmasi%2F&amp;linkname=Kemal%20K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu%E2%80%99nun%20savunmas%C4%B1." title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fkemal-kilicdaroglunun-savunmasi%2F&amp;linkname=Kemal%20K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu%E2%80%99nun%20savunmas%C4%B1." title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fkemal-kilicdaroglunun-savunmasi%2F&amp;linkname=Kemal%20K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu%E2%80%99nun%20savunmas%C4%B1." title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fkemal-kilicdaroglunun-savunmasi%2F&amp;linkname=Kemal%20K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu%E2%80%99nun%20savunmas%C4%B1." title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fkemal-kilicdaroglunun-savunmasi%2F&#038;title=Kemal%20K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu%E2%80%99nun%20savunmas%C4%B1." data-a2a-url="https://www.politikhane.com/kemal-kilicdaroglunun-savunmasi/" data-a2a-title="Kemal Kılıçdaroğlu’nun savunması."></a></p><p>The post <a href="https://www.politikhane.com/kemal-kilicdaroglunun-savunmasi/">Kemal Kılıçdaroğlu’nun savunması.</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.politikhane.com/kemal-kilicdaroglunun-savunmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3805</post-id>	</item>
		<item>
		<title>ŞİİR FARKINDALIKTIR YA DA HİÇ</title>
		<link>https://www.politikhane.com/siir-farkindaliktir-ya-da-hic/</link>
					<comments>https://www.politikhane.com/siir-farkindaliktir-ya-da-hic/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Temel Demirer]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Aug 2022 09:45:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.politikhane.com/?p=3193</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Göremeyeceğimiz günler için dövüştük, kavgamızın şiir olması bundan.”1 &#160; Erol Aslan, dostumdur; ancak bu satırlar, O dostum olduğu için değil; ‘Gecenin Karanlığında Güneşi Uyandıranlara’ başlıklı dizelerden &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.politikhane.com/siir-farkindaliktir-ya-da-hic/">ŞİİR FARKINDALIKTIR YA DA HİÇ</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;">“Göremeyeceğimiz günler için dövüştük,</p>
<p style="text-align: right;">kavgamızın şiir olması bundan.”<a name="_ftnref1"></a><a href="#_ftn1#_ftn1"><sup>[1]</sup></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Erol Aslan, dostumdur; ancak bu satırlar, O dostum olduğu için değil; ‘Gecenin Karanlığında Güneşi Uyandıranlara’ başlıklı dizelerden mülhem kaleme alındı.</p>
<p>“Neden” mi?</p>
<p>Dikkatle okuduğunuzda ozanın dizeleri biz(ler)e, öncelikle sanatın gücünü anımsatıyor.</p>
<p>“Nasıl” mı?</p>
<p>Örneğin II. Dünya Savaşı’nda Alman orduları tarafından kuşatılan Leningrad’da Sovyet besteci Dimitri Şostakoviç’in ‘Leningrad Senfonisi’ en zor gülerde bile umudun, direnişin simgesi hâline gelmişti.</p>
<p>Sanatın gücü tam da buradadır. Mesela Bob Dylan’ın 1960’arda seslendirdiği ‘Blowin’ in the Wind’indeki “Daha kaç yıl kök salsın ağaç bahar açıncaya dek/ Daha kaç yıl kök söksün bu halk yerini bulsun diye hak?/ Cevabı, dostum rüzgârda bunun, cevabı esen rüzgârda,” haykırışının eşitlik ve adalet taleplerinin sancağı olması gibi…</p>
<p>* * * * *</p>
<p>Erol Aslan’ın dizelerinde, “Şiir, hayatınıza neden ve nasıl girdi?” sorusunun yanıtı bulacaksınız. Çünkü Onun dizelerinde kulağı kiriştedir şiirin; anıları saklayan, hatırlatan, yol açan meydan okuyuşuyla.</p>
<p>O hepimize, şiirin hayatı mümkün kılıp; yaşamı esaretten kurtarmanın kaldıracı olduğunu anımsatır…</p>
<p>Düşlerin sağanağında yaşayan/ yaşatan elinizdeki yapıtı okudukça şiirin küçük kelimelerinden oluşsa da; büyük bir özgürlük haykırışı olduğunu görürsünüz…</p>
<p>Ozanın dizeleri baharın gelişini muştulayan iğde ağaçları gibi velût olması yanında; tarihin izleriyle buluşan derinlikle betimlenir.</p>
<p>Kimliksizleşmenin reddi ya da insanî çoğullaşmanın şiiridir Onun ki: ‘Yetiş’e’ ya da ‘Solcu Olmak Lazım’daki gibi sahici hikâyesi vardır örneğin; “Aslında her şiir bir hikâyeden çıkar, her şiirin bir konusu vardır&#8230; Bütün mesele, konuyu şiirsel bir hâle getirmektedir,”<a name="_ftnref2"></a><a href="#_ftn2#_ftn2"><sup>[2]</sup></a> demez miydi Turgut Uyar?</p>
<p>Evet, evet belleğinizde geçmişin izini geleceğe doğru sürerken şiir yolunuzu açar Erol Aslan Erol Aslan, yüreklendirir sizi…</p>
<p>“Şiirin de aşkın da tanımı yok!”<a name="_ftnref3"></a><a href="#_ftn3#_ftn3"><sup>[3]</sup></a> söylencelerine inat düşlerin sağanağında yaşanılabilir başka bir yaşamın mümkün olduğunun altını ısrarla çizen ozan; Behçet Necatigil’in şiir hakkındaki “Hayal ve hatıradan doğar,” uyarısını “es” geçmeyerek; “Şair hayatı bilmeli ve onu dönüştürmenin safında yerini almalıdır,” der sanki.</p>
<p>* * * * *</p>
<p>Sakın ola, “şiir” deyip geçmeyin!</p>
<p>Horatius’a, “Aut insanit homo, aut versus facit./ İnsan ya delirir ya da şiir yazar,”<a name="_ftnref4"></a><a href="#_ftn4#_ftn4"><sup>[4]</sup></a> dedirten sarsıcı bir hakikâttir o; insan olma/ kalma hâlimizdir…</p>
<p>Bir an Ceyhun Atıf Kansu’nun, “Şiir yazılan bir ülkeden umut kesilmez!” deyişini anımsayın; işte o zaman anlayabilirsiniz şiirin önemini…</p>
<p>İş bu nedenle Johann Wolfgang von Goethe’nin, “Şiir gökyüzüne çizilmiş resimdir,” betimlemesi “abartı” değil; şiirin ne olduğuna ilişkin betimlemedir…</p>
<p>Kolay mı? Walter Benjamin’in, “Şairin boşalmış sokaklarda bir şiir ganimeti elde etmek için girdiği savaşta kullandığı silahlar, sözcüklerin oluşturduğu bir hayaletler ordusudur, fragmanlardır, dize başlangıçlarıdır”; Sabahattin Eyüboğlu’nun, “Düşünceyi içine almakla beraber düşünceyi aşan bir şey var şiirde; usta şairin bildiği, bilir olduğu, düz sözle anlatamayıp yalnız şiirle duyurabildiği bir üst-düşünce, bir üst-gerçek,” diye tanımladıkları şiir, insanı insanla, gerçekle buluştururken; hayata karşı sorumludur.</p>
<p>Tam da bunun için şiirin uzlaşmayla hiçbir işi yoktur; şair bugünün karanlığında geleceğin aydınlığını arar, muştular. Çünkü şiir, insan olma ve kalma ısrarıyla isyanın ve itirazın kalbidir. İyi şiir insan(lık)taki isyan duygusunu ortaya çıkarır.</p>
<p>* * * * *</p>
<p>El özet, Hasan Hüseyin Korkmazgil’in “Biliyorum/ matarada su/ torbada ekmek/ ve kemerde kurşun değil şiir/ ama yine de/ matarasında su/ torbasında ekmek/ ve kemerinde kurşun kalmamışları/ ayakta tutabilir,” dizeleri neyi anlatılıyorsa  ‘Gecenin Karanlığında Güneşi Uyandıranlara’da Erol Aslan onu yapmış.</p>
<p>Hem de Andrei Tarkovsky’nin, “Şiirden bahsettiğimde onu bir tür olarak düşünmüyorum. Şiir, dünyanın farkındalığıdır, gerçeklikle belirli bir ilişki kurma biçimidir. Böylece şiir bir insana hayatı boyunca rehberlik edecek bir felsefeye dönüşür,” deyişindeki gibi…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>11 Temmuz 2021 07:54:31, İstanbul.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>N O T L A R</em></strong><a name="_ftn1"></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="#_ftn1#_ftn1"><sup>[*]</sup></a> Erol Arslan, Fecir Söylemleri, Yenice Kitap, 2021’e yazılan önsöz…</p>
<p><a href="#_ftnref1#_ftnref1"><sup>[1]</sup></a> Aziz Nesin.</p>
<p><a name="_ftn2"></a><a href="#_ftnref2#_ftnref2"><sup>[2]</sup></a> Turgut Uyar, Bir Şiirden, YKY, 2017, s.40.</p>
<p><a name="_ftn3"></a><a href="#_ftnref3#_ftnref3"><sup>[3]</sup></a> Arife Kalender, “Şiirin Özünden Bir Hareket: Aşk!”, Cumhuriyet Kitap, No:1616, 4 Şubat 2021, s.8.</p>
<p><a name="_ftn4"></a><a href="#_ftnref4#_ftnref4"><sup>[4]</sup></a> Horatius, Latince Güzel Sözler Antolojisi, der./ çev: Çiğdem Dürüşken, Alfa Yay., 2015.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div class="mabox-plus-item mabox-template-967"><div class="mabox-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="mabox-gravatar"><a  href='https://www.politikhane.com/author/temeldemirer/'><img decoding="async" src="https://www.politikhane.com/wp-content/uploads/2021/01/x7yiHsXOQche8aJwDZZmElFakhTYbj1rkb4pTY6x.jpeg" alt="" itemprop="image"></a></div><div class="mabox-authorname"><a href="https://www.politikhane.com/author/temeldemirer/" class="vcard author" rel="author" itemprop="url"><span class="fn" itemprop="name">Temel Demirer</span></a></div><div class="mabox-desc"><div itemprop="description"></div></div><div class="clearfix"></div><div class="mabox-socials mabox-colored"><a target="_self" href="mailto:p&#111;lit&#105;&#107;&#104;&#097;&#110;&#101;&#051;&#052;&#064;&#103;&#109;&#097;i&#108;&#046;&#099;&#111;&#109;" rel="nofollow" class="mabox-icon-color"><svg class="mabox-user_email" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" viewBox="0 0 500 500.7"><path class="st0" d="M499.4 250.9c0 2.2 0 4.4-0.1 6.6v0.4c-0.1 1.8-0.2 3.6-0.2 5.3 0 0.4 0 0.8-0.1 1.2 -0.1 1.3-0.1 2.6-0.2 4 -0.1 1.7-0.2 3.3-0.4 5 0 0.2 0 0.4-0.1 0.6 -0.2 2-0.4 4.1-0.6 6.1 -0.1 0.6-0.1 1.1-0.2 1.7 -0.7 4.4-1.3 8.8-2 13.2 0 0.4-0.1 0.7-0.2 1v0.3c-0.2 1-0.4 2-0.5 3 0 0.1 0 0.2-0.1 0.3v0.1c0 0.2-0.1 0.4-0.1 0.6 -0.1 0.5-0.2 1-0.3 1.6 0 0.2-0.1 0.3-0.1 0.5 -0.6 2.6-1.2 5.2-1.8 7.8 -0.4 1.8-0.9 3.6-1.3 5.5 -0.2 0.9-0.5 1.9-0.8 2.8 -0.2 0.6-0.3 1.1-0.5 1.7 -0.8 2.7-1.6 5.3-2.5 8 -1.4 4.2-2.8 8.5-4.4 12.5 -0.1 0.4-0.3 0.7-0.4 1.1 -0.9 2.3-1.8 4.6-2.8 6.8 -28.1 66.2-84.2 117.8-153.5 140 -0.5 0.2-0.9 0.3-1.3 0.4 -1.1 0.4-2.2 0.7-3.3 1 -2.9 0.9-5.9 1.6-8.8 2.4 -0.1 0-0.2 0.1-0.3 0.1 -0.4 0.1-0.7 0.2-1.1 0.3 -1 0.3-2.1 0.6-3.1 0.8 -1 0.3-2 0.5-3.1 0.6 -0.1 0-0.2 0-0.3 0.1 -1 0.2-1.9 0.4-2.9 0.7 -0.3 0.1-0.7 0.2-1 0.2 -0.2 0.1-0.5 0.1-0.7 0.2 -1.5 0.3-2.9 0.5-4.3 0.8 -0.6 0.1-1.3 0.2-1.9 0.4 -0.2 0-0.3 0.1-0.5 0.1 -1.1 0.2-2.2 0.4-3.3 0.6 -1.2 0.2-2.4 0.4-3.5 0.5 -0.7 0.1-1.4 0.2-2.1 0.3 -0.3 0-0.5 0.1-0.8 0.1 -2.7 0.4-5.5 0.7-8.2 1 -0.3 0-0.7 0.1-1 0.1 -0.1 0-0.1 0-0.2 0 -1.1 0.1-2.1 0.2-3.2 0.3 -0.1 0-0.1 0-0.2 0 -1 0.1-2.1 0.2-3.2 0.2 -0.8 0.1-1.6 0.1-2.4 0.1 -1.4 0.1-2.9 0.2-4.4 0.2 -3.6 0.1-7.2 0.2-10.8 0.2 -4.3 0-8.7-0.1-13-0.3C105.4 493.1 0.7 384.3 0.7 250.9 0.7 113.2 112.3 1.5 250.1 1.5c129.3 0 235.3 98.2 248 223.9 0.5 4.4 0.8 8.9 1 13.3 0.1 1.5 0.1 3 0.2 4.6C499.4 245.8 499.4 248.4 499.4 250.9z" fill="#F97E2A"/><path class="st1" d="M499.1 263.2c0 0.4 0 0.8-0.1 1.2 -0.1 1.3-0.1 2.6-0.2 4 -0.1 1.7-0.2 3.3-0.4 5 0 0.2 0 0.4-0.1 0.6 -0.2 2-0.4 4.1-0.6 6.1 -0.1 0.6-0.1 1.1-0.2 1.7 -0.7 4.4-1.3 8.8-2 13.2 0 0.4-0.1 0.7-0.2 1v0.3c-0.2 1-0.4 2-0.5 3 0 0.1 0 0.2-0.1 0.3v0.1c0 0.2-0.1 0.4-0.1 0.6 -0.1 0.5-0.2 1-0.3 1.6 0 0.2-0.1 0.3-0.1 0.5 -0.6 2.6-1.2 5.2-1.8 7.8 -0.4 1.8-0.9 3.6-1.3 5.5 -0.2 0.9-0.5 1.9-0.8 2.8 -0.2 0.6-0.3 1.1-0.5 1.7 -0.8 2.7-1.6 5.3-2.5 8 -1.4 4.2-2.8 8.5-4.4 12.5 -0.1 0.4-0.3 0.7-0.4 1.1 -0.9 2.3-1.8 4.6-2.8 6.8 -28.1 66.2-84.2 117.8-153.5 140 -0.5 0.2-0.9 0.3-1.3 0.4 -1.1 0.4-2.2 0.7-3.3 1 -2.9 0.9-5.9 1.6-8.8 2.4 -0.1 0-0.2 0.1-0.3 0.1 -0.4 0.1-0.7 0.2-1.1 0.3 -1 0.3-2.1 0.6-3.1 0.8 -1 0.3-2 0.5-3.1 0.6 -0.1 0-0.2 0-0.3 0.1 -1 0.2-1.9 0.4-2.9 0.7 -0.3 0.1-0.7 0.2-1 0.2 -0.2 0.1-0.5 0.1-0.7 0.2 -1.5 0.3-2.9 0.5-4.3 0.8 -0.6 0.1-1.3 0.2-1.9 0.4 -0.2 0-0.3 0.1-0.5 0.1 -1.1 0.2-2.2 0.4-3.3 0.6 -1.2 0.2-2.4 0.4-3.5 0.5 -0.7 0.1-1.4 0.2-2.1 0.3 -0.3 0-0.5 0.1-0.8 0.1 -2.7 0.4-5.5 0.7-8.2 1 -0.3 0-0.7 0.1-1 0.1L119.9 344.1l105.3-46.7L119.9 191.6l265.6-41.2L499.1 263.2z"/><path class="st2" d="M390.1 214.1c2.1-1.7 5.3-0.1 5.3 2.6v112c0 14.5-11.8 26.3-26.3 26.3H141.2c-14.5 0-26.3-11.8-26.3-26.3v-112c0-2.7 3.1-4.3 5.3-2.6 12.3 9.5 28.5 21.6 84.4 62.2 11.6 8.4 31.1 26.2 50.5 26.1 19.6 0.2 39.4-18 50.6-26.1C361.6 235.7 377.8 223.6 390.1 214.1zM255.1 284.8c12.7 0.2 31-16 40.2-22.7 72.7-52.8 78.2-57.4 95-70.5 3.2-2.5 5-6.3 5-10.4v-10.4c0-14.5-11.8-26.3-26.3-26.3H141.2c-14.5 0-26.3 11.8-26.3 26.3v10.4c0 4.1 1.9 7.8 5 10.4 16.8 13.1 22.3 17.7 95 70.5C224.1 268.8 242.4 285 255.1 284.8L255.1 284.8z"/></svg></span></a></div></div></div><p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fsiir-farkindaliktir-ya-da-hic%2F&amp;linkname=%C5%9E%C4%B0%C4%B0R%20FARKINDALIKTIR%20YA%20DA%20H%C4%B0%C3%87" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fsiir-farkindaliktir-ya-da-hic%2F&amp;linkname=%C5%9E%C4%B0%C4%B0R%20FARKINDALIKTIR%20YA%20DA%20H%C4%B0%C3%87" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fsiir-farkindaliktir-ya-da-hic%2F&amp;linkname=%C5%9E%C4%B0%C4%B0R%20FARKINDALIKTIR%20YA%20DA%20H%C4%B0%C3%87" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fsiir-farkindaliktir-ya-da-hic%2F&amp;linkname=%C5%9E%C4%B0%C4%B0R%20FARKINDALIKTIR%20YA%20DA%20H%C4%B0%C3%87" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fsiir-farkindaliktir-ya-da-hic%2F&#038;title=%C5%9E%C4%B0%C4%B0R%20FARKINDALIKTIR%20YA%20DA%20H%C4%B0%C3%87" data-a2a-url="https://www.politikhane.com/siir-farkindaliktir-ya-da-hic/" data-a2a-title="ŞİİR FARKINDALIKTIR YA DA HİÇ"></a></p><p>The post <a href="https://www.politikhane.com/siir-farkindaliktir-ya-da-hic/">ŞİİR FARKINDALIKTIR YA DA HİÇ</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.politikhane.com/siir-farkindaliktir-ya-da-hic/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3193</post-id>	</item>
		<item>
		<title>YAZAR(LIK) YA DA İKİ KEMAL</title>
		<link>https://www.politikhane.com/yazarlik-ya-da-iki-kemal/</link>
					<comments>https://www.politikhane.com/yazarlik-ya-da-iki-kemal/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Temel Demirer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Jan 2022 21:25:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.politikhane.com/?p=2787</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Üzerinde yaşadığımız dünyanın durumunu görmeyenin o dünya üzerine yazacak hemen hiçbir şeyi yoktur.” 1 &#160; Saint Just’ün, “Ahlâk, zorbalardan daha güçlüdür,” ifadesindeki eylemdir yazmak; iki Kemal’in &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.politikhane.com/yazarlik-ya-da-iki-kemal/">YAZAR(LIK) YA DA İKİ KEMAL</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;">“Üzerinde yaşadığımız dünyanın</p>
<p style="text-align: right;">durumunu görmeyenin</p>
<p style="text-align: right;">o dünya üzerine yazacak</p>
<p style="text-align: right;">hemen hiçbir şeyi yoktur.”<sup> <a name="_ftnref1"></a><a href="#_ftn1#_ftn1">[1]</a></sup></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Saint Just’ün, “Ahlâk, zorbalardan daha güçlüdür,” ifadesindeki eylemdir yazmak; iki Kemal’in öğrettiği üzere…</p>
<p>Çünkü hakkını vererek yazmak, başkaldırmaktır; Doris Lessing, “Edebiyat, sahip olduğumuz en iyi öteki gözü elde etme; kendimizi kendimizden koparak görme yollarından biri,” diye…</p>
<p>Bu nedenledir ki yazarın aslî işlevi göz boyacılığa, kandırmacalara prim vermeyip kendini büyük görmemek, kendini toplumun bir parçası saymak, toplumsal soru(n)lara taraf olmak, karanlığa ışık tutmak, gerçeği arayıp, dillendirmek/ yazmaktır. Çünkü o; muhalif olmayı (ve kalmayı) başarabilen, toplumsal olayları veya aksaklıkları belirtmenin bir görev olduğunun bilincindedir.</p>
<p>Jean Paul Sartre’ın, “Neyi yazacağını değil, nasıl yazacağını bilen insandır” diye tarif ettiği yazar, inandıklarını, bağlandıklarını, tahayyüllerini kaleme alır.</p>
<p>Hangi amaçla yazdığının bilincindeki yazar için Aziz Nesin, “Her yazar, yalnız kendisi için yazar ve yalnız kendini yazar. Yazarlar her ne yazarlarsa kendilerini yazdıkları gibi, okurlar da her ne okurlarsa kendilerini okurlar,” der, doğrudur; yazmak geriye bir iz bırakmaktır. Hiç yaşlanmaz yazarlar, gözleri çocuk kalır hep. Yani “Yazar, yetişkin olmayı asla başaramayan bir insandır,” Martin Amis’in ifadesindeki üzere…</p>
<p>Yazmak kaygı ve kurgu işi olmaktan öte, hayata dokunmak, tutunmak ve boylu boyunca içinde yer almak hâli; olanı dillendirip, olmayanı kurgulayarak okuru düşünmeye iteklemektir.</p>
<p>Gözlemci olması yanında; yazarın belleği de çok güçlüdür. O hiç unutmaz. Toplumu açıkça eleştiren yeni, sıra dışı fikirlere sahiptirler.</p>
<p>Antole France’a bir çocuk gelip sorar: “Sizce yazar olayım mı?”, O da, “Eğer olmamak elindeyse olma!” diye yanıtlar; gerçekten de zorlu bir iş olan yazarlık bir başkasına ulaşabilmek içindir. Karanlık şafağını içinde taşır. (Geçerken: Coğrafyamızda yazarlara reva görülenlere bakın: Sabahattin Ali’yi öldürdüler, Aziz Nesin’i yakmak istediler, Ömer Seyfettin’i kadavra yaptılar. Mehmet Uzun sürgünde öldü(rül)dü. Orhan Kemal amelelik yapardı. Nâzım Hikmet’i vatan haini ilan ettiler.)</p>
<p>Kalemi, kâğıtları ile insan(lık)ı, olduğu (“olağan” denilen!) ruh hâlinden/ konumundan, ortamdan kopartma gücüne sahip kişidir.</p>
<p>Bir yanıyla da sadece yazmakla değil, görmekle, kavramakla, çözümlemekle uğraşan yazar; herhangi bir andaki, herhangi bir durumu, görebildiği tüm bileşenleri ile kâğıda aktarır. Böylece insanların bakıp da gör(e)mediklerini de görmesini sağlar.</p>
<p>Scott Fitzgerald’ın, “Yazarlar, tam olarak diğer insanlardan değildir. Eğer bir şeyseler, tek bir insan olmaya çabalayan birçok insandırlar,” diye nitelediği o; aynı anda aynı yerde bulunamayacak çok insan ile konuşamayacağı için yazandır. Dışardan bakan eleştirel bir göze sahiptir.</p>
<p>Yazarın yazdıklarının, yazacakları yanında pek fazla bir kıymet-i harbiyesi olamaz. Çünkü iyi yazar, daima kendiyle kavga hâlinde olan insanlardan çıkar. Yazmak için yazmaz yazar. Yazarak bulmak, keşfetmek, görmek, idrak etmek, göstermek için yazar. Bu sonu gelemez bir serüvendir.</p>
<p>Yazar üreten insandır. Bu nedenle yazarlar ağaçlar gibi yüzyıllarca yaşayabilir ve insanlar o ağacın meyvelerinden faydalanmayı sürdürürler.</p>
<p>Düşünce anlatıcısı yazar(lık) başkalarının hayatlarına girip, o hayatlarda yaşayabiliyor olabilmektir.</p>
<p>Yazmak geniş zamanlı bir hâlidir. Kalem ve kelam ikilisini cem eden yazar gerçeği toplumsallaştırır.</p>
<p>Bir şey daha: William Faulkner’in, “İyi yazarın başarıya ya da zengin olmaya aldıracak zamanı da yoktur,” notunu düştüğü o; yazdığı için sevinmeli, sattığı (para) için değil&#8230;</p>
<p>Dahası: “İnsan, bazı şeyler söylemeyi seçtiği için değil, onları belli bir biçimde söylemeyi seçtiği için yazardır…”</p>
<p>“Yazar, konuşan kimsedir: O gösterir, ortaya koyar, buyurur, yadsır, çağırır, yalvarır, hakaret eder, inandırır, araya sokuşturur. Bunu boş yere yaptığı zaman ozanlaşmaz. Hiçbir şey söylemeden yazan konuşan bir düzyazı yazarı olur.”</p>
<p>“Evrenin vazgeçilmez, önemli bir öğesi olmak isteyen yazar, bu evrendeki haksızlıklardan nasıl sıyrılabilir acaba? Oysa onun da payı bulunmalıdır bu haksızlıklarda; ama yazarın haksızlık yaratmayı kabul edişi, ancak bu haksızlıkları ortadan kaldırmak üzere girişilmiş bir aşma hareketi içindedir.”</p>
<p>“Yazarın okuyucular üzerinde etkin olduğu doğru değildir, o yalnızca okuyucuların özgürlüklerine çağrıda bulunur; yapıtlarının etkili olabilmesi için, okuyucunun koşulsuz bir kararla, bunları üstlenmesi gerekir.”</p>
<p>“Aslında yazara para verilmez: çağına göre az çok beslenir o. Başka türlü de olamaz, çünkü onun etkinliği gereksiz’dir: Bir toplumun kendi bilincine varması hiç mi hiç yararlı değildir, hatta kimi zaman zararlı’dır.”</p>
<p>“Yazar, kalemiyle toplumun çıkarlarına hizmet etmeyi seçmiş olsa bile, üretmez, tüketir…”<a name="_ftnref2"></a><a href="#_ftn2#_ftn2"><sup>[2]</sup></a></p>
<p>Özetle Henri Barbusse’ün, “İnsanın kendini ifade etmesinin en kusursuz yoludur edebiyat,” notunu düştüğü yazmak bir eylem iken; “Kalem (de) aklın dilidir,” Miguel de Cervantes’in ifadesiyle…</p>
<p>* * * * *</p>
<p>Biz(ler)e yazmanın bir eylem olduğunu öğreten iki Kemal’den birisi “Yerler, gökler, yani bu dünya, yardımla, iyilikle durur oğlum!” diyen Türkiye Komünist Parti’li (TKP) Orhan Kemal’dir.<a name="_ftnref3"></a><a href="#_ftn3#_ftn3"><sup>[3]</sup></a></p>
<p>Her ne kadar oğlu Işık Öğütçü Onun için “Hümanist, devrimci ve mücadeleci bir insandı,”<a name="_ftnref4"></a><a href="#_ftn4#_ftn4"><sup>[4]</sup></a> dese de; “Hümanist” sıfatı yerine “Komünist”in eklenmesi gereken Orhan Kemal şöyle derdi:</p>
<p>“Sen bana ekmek veriyorsun ha? Sen kimsin de bana ekmek vereceksin? Çalışıyorum ben, alnımın teriyle kazanıyorum onu&#8230; Bana ekmek veriyormuş&#8230; Ben çalışmayım da sen bana ekmek ver&#8230; Ulan siz değil ekmek, günahınızı bile vermezsiniz bedavadan…”<a name="_ftnref5"></a><a href="#_ftn5#_ftn5"><sup>[5]</sup></a></p>
<p>“En iyisi, ne açlar, ne de suçlular olmalı. Kimse kimseye muhtaç olmamalı!”</p>
<p>“Şimdi mal, mülk, para kimdeyse itibar onda. Bu dünya, bu haksız dünya niye bozuluyor günden güne? Belli bir şey, eski hatıralar, eski saygılar unutuldu- ondan&#8230;”</p>
<p>“Bozuldu ağa bozuldu, dünya kökünden bozuldu. Üstüne bastığım toprak ayaklarımın altından kayıyor sanki. Bugün dünü arıyoruz, yarın da bugünü arayacağımızdan şüphen olmasın…”</p>
<p>“Eski günleri getir, bugünlere gaz döküp yakalım…”</p>
<p>“Bilirim gençlik nedir. Deli gençlik insanı çılgına çevirir, attığı adımı bildirmez eder&#8230;”</p>
<p>“Olma kula kul, öpme el ayak, kirlenmesin ağzın…”</p>
<p>“Böyle gelmiş ama böyle gider mi bilmem?..”</p>
<p>“İsterseniz dağları dümdüz edersiniz. İstemezseniz de düz yolda yolunu şaşırtırsınız adama&#8230;”</p>
<p>“Tekrar bahar geldi, arkasından yaz. Kimsesizlerin sahibi güneş tam zamanında yetişti&#8230;”</p>
<p>“Neden, niçin bırakılmıyordu insanlar dilediklerince yaşamaya!”</p>
<p>“İnsan doğru oturup doğru konuşmalı…”</p>
<p>“Güçlü bir hafıza en ağır cezadır. İşin kötüsü; iyi anları nadiren, kötü anları sıklıkla hatırlatır&#8230;”</p>
<p>“Ölmek kolay, yaşamak zor. İnsanoğlu zora sarılmalı. Yılmamalı kolay kolay&#8230;”</p>
<p>“Kederli, mahzun, acılı olmak için sebepler mevcuttur, fakat ümitsiz olmak için tek bir sebep mevcut değildir. Daha acı, daha mahzun ol, fakat sevincin ve ümidin pırıl pırıl parlasın&#8230;”</p>
<p>* * * * *</p>
<p>“Orhan Kemal bizim Maksim Gorki’miz, İgnozio Silone’miz, Emile Zola’mızdır.”<a name="_ftnref6"></a><a href="#_ftn6#_ftn6"><sup>[6]</sup></a></p>
<p>O; “Yapıtlarındaki insan ve yaşam gerçekliği, toplumsal yapımıza tutulan ışık oldu. Yoksul ve yoksun insanları edebiyata taşıyan, aydınlık tohumları saçan, sevgi ve öfke rüzgârı estiren ustası oldu edebiyatımızın.”<a name="_ftnref7"></a><a href="#_ftn7#_ftn7"><sup>[7]</sup></a></p>
<p>* * * * *</p>
<p>Orhan Kemal’e gönderdiği mektupların birinde, “Ben bildiğin gibiyim, hemen hemen hiç değişmedim gibi bir şey, yahut, bu bana öyle geliyor, belki de beni görürsen ihtiyarlamış bulursun, belki de tersine gençleşmiş. (&#8230;) Sen kim bilir ne güzel şeyler yazıyorsundur, geçenlerde bir hikâyeni okudum, iftihar ettim. Romanının neşredildiğini bir bayram müjdesi gibi bekliyorum,”<a name="_ftnref8"></a><a href="#_ftn8#_ftn8"><sup>[8]</sup></a> diyen Nâzım Hikmet, onun  hapishane arkadaşıdır.</p>
<p>Aynı zamanda biraz da hocası sayılır: Onu şiirde başarısız bulup düzyazıya yönlendiren Nâzım Hikmet olmuştur. Böylece Türkiye proletaryası kendisine hep sadık kalan bir büyük romancı kazanmıştır…</p>
<p>Orhan Kemal için bu nitelemeyi ilk kim çıkarttı, bilmiyoruz. Ama her şeyden önce, “küçük insan” ne demek? Belki başka dillerde bunun yerleşik karşılıkları daha anlamlıdır, ama Türkçe’de biz Orhan Kemal hakkında konuşanlar dışında bu deyimin kullanıldığına tanık olmuyoruz. Kimdir “küçük insan”?</p>
<p>Zaten Orhan Kemal’in “küçük insanlar”ı yazdığını ileri sürenlerin meramı da bizim tanımladığımız “küçük insanlar” değildir. Onlar büyük romancının anlattığı insanların düpedüz proleter olduğunu söylememek için bu terimi geliştirmiş gibi görünüyorlar. Yoksul, sıradan, zavallı insanları anlatıyor demek, proletaryanın hayatını anlatıyor demekten daha iyi gelir bu insanlara. Buna yalın biçimde ilerici küçük burjuvanın proletarya ya da işçi sınıfı kavramını halk kategorisi içinde eritmeye yatkın tutumu olarak nitelemeliyiz. Aynen, Orhan Kemal ve benzeri yazarlar için kullanılan “toplumcu” teriminin söylediğinden fazlasını sakladığı gibi. “Toplumcu” değil. Orhan Kemal komünisttir.</p>
<p>Orhan Kemal, Türk dilindeki edebiyatta, herkesten daha fazla proletaryanın romancısıdır. Herkesten daha fazla fabrika ve kapitalist çiftlik ortamında geçer romanları. Herkesten daha fazla sınıf mücadelesi anlatır. En karmaşık, en ham, en az örgütlü biçimlerini de, en arı hâlinde işçi sınıfının sömürüye karşı ayaklandığı anları da anlatır. Proletaryanın gerçek hayatını anlatır. Sadece fabrikada ve kapitalist çiftlikte değil. Mahallede, kahvede, evde de. İşçi mahalleleri ve evleri Orhan Kemal’de romanın karakterlerinden biriymiş gibi uzun uzun tasvir edilir.<a name="_ftnref9"></a><a href="#_ftn9#_ftn9"><sup>[9]</sup></a></p>
<p>Ustalarımızdandır O; tıpkı “Dünyada çok şey kolay da, insan olmak zor,”<a name="_ftnref10"></a><a href="#_ftn10#_ftn10"><sup>[10]</sup></a> diyen Yaşar Kemal gibi…<a name="_ftnref11"></a><a href="#_ftn11#_ftn11"><sup>[11]</sup></a></p>
<p>* * * * *</p>
<p>Osmaniye’nin Hemite ilçesinde 1923’de dünyaya gelen Yaşar Kemal, yaşamının sonuna kadar Anadolu topaklarında yaşadığı, tanık olduğu tüm halkların acılarını, hüzünlerini, destanlarını okurlarına sundu. 28 Şubat 2015’te ise “o güzel atlara” binerek aramızdan ayrıldı.</p>
<p>1940’ların başında Adana’da TKP üyesi devrimcilerle tanışıp, sosyalizmi benimsedi. 1950’de komünizm propagandası yapmak “suç”undan tutuklandı ve Kozan hapishanesinde bir yıl hapis yattı. 1962’de Türkiye İşçi Partisi üyesi oldu. 1960’ların bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde yer aldı.</p>
<p>17 yaşından ölümüne değin sosyalist politikanın içinde yer aldı. “Kürt Sorunu” hakkında görüşlerini fütursuzca kaleme alan Yaşar Kemal, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin azınlıklara, özellikle de Kürtlere karşı ırkçı tavırlar içerisinde bulunduğunu ifade etti.</p>
<p>Yazıları nedeniyle çeşitli cezalar aldı. “Ayrılıkçı propaganda” suçlaması ile yargılandı.</p>
<p>Sait Faik’in, “Türklerin en Kürdü; Kürtlerin en Türkü”<a name="_ftnref12"></a><a href="#_ftn12#_ftn12"><sup>[12]</sup></a> diye tanımladığı O hayatı boyunca, “İnsan, evrende gövdesi kadar değil, yüreği kadar yer kaplar,” ifadesindeki üzere düşünüp, davranmıştı. Ve eklemişti:</p>
<p>“O iyi insanlar o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık&#8230;”</p>
<p>“Evrende iki sonsuz doğurgan yaratıcı güç vardır. Biri insan, öbürü doğa. İnsan, yaratıcılığını yitirdiği gün, doğa yaratıcılığını bitirdiği gün her şey bitecektir&#8230;”</p>
<p>“Bizi düşünmeye alıştırmamışlar. Üstelik de düşünmeyelim diye ellerinden geleni yapmışlar. Düşünmeye çalışanları da hep öldürmüşler&#8230;”</p>
<p>“Bir toplum, hoşgörüsü kadar güçlü, sağlam, haklıdır. Zulmü kadar zalim, zayıftır…”</p>
<p>“Doğru yenilmeli. Yenilmeyen doğru yenmiş sayılmaz. Doğru yenile yenile öyle keskin bir hâle gelmeli ki&#8230; Yüz bin yıl su altında, yıkanmış, düzelmiş çakıltaşı gibi&#8230;”</p>
<p>“Umutsuzluk tutsaklığın gıdasıdır. Umutsuzluk köleliğin anasıdır. Umutsuzluk yüreğin yıkımıdır&#8230;”</p>
<p>* * * * *</p>
<p>“Dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir,” diyen Yaşar Kemal, ardında İnce Memed’i bıraktı. 1947’de “İnce Memed”i yazdı; sonra kitabına ara verdi; 1953-1954 de ise tamamladı.</p>
<p>Romanı yazma nedeninin eşkıya amcasının oğlunun dağda vurulması olduğunu 1987’deki bir söyleşisinde belirtip, çocukluğunun eşkıyalığın içinde geçtiğini, dayısının “en büyük” eşkıyalardan biri olduğunu söylemişti.</p>
<p>“Yaşar Kemal’in bir anlatıcı olarak bize sunduğu bellek; yarının insanının hatırlayacağı, öğrenmek, keşfetmek, anlamak, taşıyıp gösterdiklerinin her biri üzerine inşa edebilecekleri için gereksindiği bellektir.”<a name="_ftnref13"></a><a href="#_ftn13#_ftn13"><sup>[13]</sup></a></p>
<p>“Yaşar Kemal’in anlatılarında kurduğu dünyanın dili, sesi, rengi, tınısı Anadolu coğrafyasının gerçekliğini taşır.</p>
<p>Yaşar Kemal o coğrafyada yaşayıp özümsediklerini, karşılaşıp buluştuklarını, tanıklıklarını bir bir anlatı dünyasında dile getirir. Anadolu ki, melez bir coğrafyadır. İnsanı, kültürü, doğası, börtü böceğiyle bu içselleşip kaynaşmanın rengidir, soluğudur, biçimidir.”<a name="_ftnref14"></a><a href="#_ftn14#_ftn14"><sup>[14]</sup></a></p>
<p>O sadece bir isyancı değildir. Doğanın kendisidir.</p>
<p>Evet, “Yaşar Kemal’de doğa bir dildir, bir destandır.</p>
<p>Yaşar Kemal’de doğa, bireyle bütünlenir, toplumla bütünlenir, yaşamla bütünlenir&#8230; Bunu başka türlü de söyleyebiliriz: Doğa yaşamın bir parçasıdır. İnsanın bir parçası, toplumun bir parçasıdır&#8230; Ama aynı zamanda doğa yaşamın bütünüdür.</p>
<p>Yaşar Kemal’de doğa, olaylara bir fon oluşturmaz, olayın kendisidir. Doğa sıfat değil öznedir.</p>
<p>Yaşar Kemal’de doğa, karakterlere eşlik etmez, bir ‘atmosfer’ yaratmaz. Başlı başına bir karakterdir. Bir roman kişisidir. Başroldedir.</p>
<p>Yaşar Kemal’de doğa insandır. Ama aynı zamanda bir devinimdir, bir ses, bir koku, bir ışık, bir susuştur, bir derinliktir&#8230; Bütün duyularımıza seslenir.”<a name="_ftnref15"></a><a href="#_ftn15#_ftn15"><sup>[15]</sup></a></p>
<p>* * * * *</p>
<p>Doris Lessing’in, “Bir yazar dünyanın vicdanıdır,” vurgusuyla diyeceklerimi toparlarsam: “Davası, meselesi olmayan kitap, kitap değildir&#8230; Davası olan kitap kavgası olan kitap demektir. Kavgasız kitap hareketsiz kitaptır, hareketsiz kitap ise ölüdür,” uyarısındaki üzere Nâzım Hikmet’in; yazarlık iki Kemal’in yazdıklarından öğrenilmelidir…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>30 Eylül 2021 23:15:54, Çeşme Köyü.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>N O T L A R</em></strong></p>
<p><a name="_ftn1"></a><a href="#_ftn1#_ftn1"><sup>[*]</sup></a> Güney Dergisi, No:99, Ocak-Şubat-Mart 2022…</p>
<p><a href="#_ftnref1#_ftnref1"><sup>[1]</sup></a> Elias Canetti.</p>
<p><a name="_ftn2"></a><a href="#_ftnref2#_ftnref2"><sup>[2]</sup></a> Jean-Paul Sartre, Edebiyat Nedir?, çev: Bertan Onaran, De Yayınevi, 1967.</p>
<p><a name="_ftn3"></a><a href="#_ftnref3#_ftnref3"><sup>[3]</sup></a> Bkz: Temel Demirer, “Tarihe ‘İnsanî Boyut’ Katan Yazar: Orhan Kemal”, Esmer, No:64/1, Eylül 2010… Temel Demirer, “Eğilip Bükülmeyen Bir Yaşam: Orhan Kemal”, Newroz, Yıl:8, No:260, 30 Kasım 2014… Temel Demirer, “Orhan Kemal: Ustadır, Yeri Ayrıdır, Mühimdir”, Ümüş Eylül, Yıl:6, No:22, Ocak Şubat Mart 2017…</p>
<p><a name="_ftn4"></a><a href="#_ftnref4#_ftnref4"><sup>[4]</sup></a> Kadir İncesu, “Orhan Kemal Halk İçin Halkla Birlikte Yaşadı”, 2 Haziran 2021… https://www.evrensel.net/haber/434301/orhan-kemal-aniliyor-halk-icin-halkla-birlikte-yasadi</p>
<p><a name="_ftn5"></a><a href="#_ftnref5#_ftnref5"><sup>[5]</sup></a> Orhan Kemal, Grev, Everest Yay., 2007.</p>
<p><a name="_ftn6"></a><a href="#_ftnref6#_ftnref6"><sup>[6]</sup></a> Özdemir İnce, “Orhan Kemal”, Cumhuriyet, 1 Haziran 2021, s.3.</p>
<p><a name="_ftn7"></a><a href="#_ftnref7#_ftnref7"><sup>[7]</sup></a> Öner Yağcı, “Haziran’da Ölmek Zor”, Cumhuriyet, 5 Haziran 2021, s.17.</p>
<p><a name="_ftn8"></a><a href="#_ftnref8#_ftnref8"><sup>[8]</sup></a> Adnan Binyazar, “Orhan Kemal’e Mektuplar”, Cumhuriyet Kitap, No:1641, 29 Temmuz 2021, s.6.</p>
<p><a name="_ftn9"></a><a href="#_ftnref9#_ftnref9"><sup>[9]</sup></a> Sungur Savran, “… ‘Küçük İnsanların Yazarı’ Değil Proletaryanın Romancısı, ‘Romantik Komünist’ Değil Bolşevik Şair!”, 3 Haziran 2021… https://gercekgazetesi.net/teori-tarih/kucuk-insanlarin-yazari-degil-proletaryanin-romancisi-romantik-komunist-degil-bolsevik</p>
<p><a name="_ftn10"></a><a href="#_ftnref10#_ftnref10"><sup>[10]</sup></a> Yaşar Kemal, İnce Memed I, Yapı Kredi Yay., 2007.</p>
<p><a name="_ftn11"></a><a href="#_ftnref11#_ftnref11"><sup>[11]</sup></a> Bkz: Temel Demirer, “İki Kemal: Orhan ile Yaşar…”, Esmer Dergisi, No:47, Ocak 2009… Temel Demirer, “Çukurovalı, Kürt, TİP’li ve Yazar: Yaşar Kemal”, Esmer, No:65/1, Ekim 2010… Sibel Özbudun-Temel Demirer, “Daima Yaşayacaktır, İsmiyle Müsemma Yaşar Kemal”, Newroz, Yıl:8, No:268, 16 Haziran 2015… Temel Demirer, “Halkın -Başkaldıran- Arzuhâlcisi: Yaşar Kemal”, Güney Dergisi, No:88, Nisan Mayıs Haziran 2019…</p>
<p><a name="_ftn12"></a><a href="#_ftnref12#_ftnref12"><sup>[12]</sup></a> Zeynep Oral, “Türklerin En Kürdü, Kürtlerin En Türkü Yaşar Kemal’i Özlemek!”, Cumhuriyet, 28 Şubat 2021, s.15.</p>
<p><a name="_ftn13"></a><a href="#_ftnref13#_ftnref13"><sup>[13]</sup></a> Feridun Andaç, “Yaşar Kemal’le Başladığımız Yerde”, Cumhuriyet, 15 Mart 2021, s.2.</p>
<p><a name="_ftn14"></a><a href="#_ftnref14#_ftnref14"><sup>[14]</sup></a> Feridun Andaç, “Özdemir İnce’den ‘Yaşar Kemal Türkiye’dir’&#8230;”, Cumhuriyet Kitap, No:1571, 26 Mart 2020, s.6.</p>
<p><a name="_ftn15"></a><a href="#_ftnref15#_ftnref15"><sup>[15]</sup></a> Zeynep Oral, “Yaşar Kemal Çevre Bilincinde Öncüdür”, Cumhuriyet, 7 Haziran 2020, s.19.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div class="mabox-plus-item mabox-template-967"><div class="mabox-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="mabox-gravatar"><a  href='https://www.politikhane.com/author/temeldemirer/'><img decoding="async" src="https://www.politikhane.com/wp-content/uploads/2021/01/x7yiHsXOQche8aJwDZZmElFakhTYbj1rkb4pTY6x.jpeg" alt="" itemprop="image"></a></div><div class="mabox-authorname"><a href="https://www.politikhane.com/author/temeldemirer/" class="vcard author" rel="author" itemprop="url"><span class="fn" itemprop="name">Temel Demirer</span></a></div><div class="mabox-desc"><div itemprop="description"></div></div><div class="clearfix"></div><div class="mabox-socials mabox-colored"><a target="_self" href="mailto:p&#111;l&#105;t&#105;&#107;h&#097;&#110;&#101;34&#064;g&#109;a&#105;l&#046;&#099;&#111;&#109;" rel="nofollow" class="mabox-icon-color"><svg class="mabox-user_email" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" viewBox="0 0 500 500.7"><path class="st0" d="M499.4 250.9c0 2.2 0 4.4-0.1 6.6v0.4c-0.1 1.8-0.2 3.6-0.2 5.3 0 0.4 0 0.8-0.1 1.2 -0.1 1.3-0.1 2.6-0.2 4 -0.1 1.7-0.2 3.3-0.4 5 0 0.2 0 0.4-0.1 0.6 -0.2 2-0.4 4.1-0.6 6.1 -0.1 0.6-0.1 1.1-0.2 1.7 -0.7 4.4-1.3 8.8-2 13.2 0 0.4-0.1 0.7-0.2 1v0.3c-0.2 1-0.4 2-0.5 3 0 0.1 0 0.2-0.1 0.3v0.1c0 0.2-0.1 0.4-0.1 0.6 -0.1 0.5-0.2 1-0.3 1.6 0 0.2-0.1 0.3-0.1 0.5 -0.6 2.6-1.2 5.2-1.8 7.8 -0.4 1.8-0.9 3.6-1.3 5.5 -0.2 0.9-0.5 1.9-0.8 2.8 -0.2 0.6-0.3 1.1-0.5 1.7 -0.8 2.7-1.6 5.3-2.5 8 -1.4 4.2-2.8 8.5-4.4 12.5 -0.1 0.4-0.3 0.7-0.4 1.1 -0.9 2.3-1.8 4.6-2.8 6.8 -28.1 66.2-84.2 117.8-153.5 140 -0.5 0.2-0.9 0.3-1.3 0.4 -1.1 0.4-2.2 0.7-3.3 1 -2.9 0.9-5.9 1.6-8.8 2.4 -0.1 0-0.2 0.1-0.3 0.1 -0.4 0.1-0.7 0.2-1.1 0.3 -1 0.3-2.1 0.6-3.1 0.8 -1 0.3-2 0.5-3.1 0.6 -0.1 0-0.2 0-0.3 0.1 -1 0.2-1.9 0.4-2.9 0.7 -0.3 0.1-0.7 0.2-1 0.2 -0.2 0.1-0.5 0.1-0.7 0.2 -1.5 0.3-2.9 0.5-4.3 0.8 -0.6 0.1-1.3 0.2-1.9 0.4 -0.2 0-0.3 0.1-0.5 0.1 -1.1 0.2-2.2 0.4-3.3 0.6 -1.2 0.2-2.4 0.4-3.5 0.5 -0.7 0.1-1.4 0.2-2.1 0.3 -0.3 0-0.5 0.1-0.8 0.1 -2.7 0.4-5.5 0.7-8.2 1 -0.3 0-0.7 0.1-1 0.1 -0.1 0-0.1 0-0.2 0 -1.1 0.1-2.1 0.2-3.2 0.3 -0.1 0-0.1 0-0.2 0 -1 0.1-2.1 0.2-3.2 0.2 -0.8 0.1-1.6 0.1-2.4 0.1 -1.4 0.1-2.9 0.2-4.4 0.2 -3.6 0.1-7.2 0.2-10.8 0.2 -4.3 0-8.7-0.1-13-0.3C105.4 493.1 0.7 384.3 0.7 250.9 0.7 113.2 112.3 1.5 250.1 1.5c129.3 0 235.3 98.2 248 223.9 0.5 4.4 0.8 8.9 1 13.3 0.1 1.5 0.1 3 0.2 4.6C499.4 245.8 499.4 248.4 499.4 250.9z" fill="#F97E2A"/><path class="st1" d="M499.1 263.2c0 0.4 0 0.8-0.1 1.2 -0.1 1.3-0.1 2.6-0.2 4 -0.1 1.7-0.2 3.3-0.4 5 0 0.2 0 0.4-0.1 0.6 -0.2 2-0.4 4.1-0.6 6.1 -0.1 0.6-0.1 1.1-0.2 1.7 -0.7 4.4-1.3 8.8-2 13.2 0 0.4-0.1 0.7-0.2 1v0.3c-0.2 1-0.4 2-0.5 3 0 0.1 0 0.2-0.1 0.3v0.1c0 0.2-0.1 0.4-0.1 0.6 -0.1 0.5-0.2 1-0.3 1.6 0 0.2-0.1 0.3-0.1 0.5 -0.6 2.6-1.2 5.2-1.8 7.8 -0.4 1.8-0.9 3.6-1.3 5.5 -0.2 0.9-0.5 1.9-0.8 2.8 -0.2 0.6-0.3 1.1-0.5 1.7 -0.8 2.7-1.6 5.3-2.5 8 -1.4 4.2-2.8 8.5-4.4 12.5 -0.1 0.4-0.3 0.7-0.4 1.1 -0.9 2.3-1.8 4.6-2.8 6.8 -28.1 66.2-84.2 117.8-153.5 140 -0.5 0.2-0.9 0.3-1.3 0.4 -1.1 0.4-2.2 0.7-3.3 1 -2.9 0.9-5.9 1.6-8.8 2.4 -0.1 0-0.2 0.1-0.3 0.1 -0.4 0.1-0.7 0.2-1.1 0.3 -1 0.3-2.1 0.6-3.1 0.8 -1 0.3-2 0.5-3.1 0.6 -0.1 0-0.2 0-0.3 0.1 -1 0.2-1.9 0.4-2.9 0.7 -0.3 0.1-0.7 0.2-1 0.2 -0.2 0.1-0.5 0.1-0.7 0.2 -1.5 0.3-2.9 0.5-4.3 0.8 -0.6 0.1-1.3 0.2-1.9 0.4 -0.2 0-0.3 0.1-0.5 0.1 -1.1 0.2-2.2 0.4-3.3 0.6 -1.2 0.2-2.4 0.4-3.5 0.5 -0.7 0.1-1.4 0.2-2.1 0.3 -0.3 0-0.5 0.1-0.8 0.1 -2.7 0.4-5.5 0.7-8.2 1 -0.3 0-0.7 0.1-1 0.1L119.9 344.1l105.3-46.7L119.9 191.6l265.6-41.2L499.1 263.2z"/><path class="st2" d="M390.1 214.1c2.1-1.7 5.3-0.1 5.3 2.6v112c0 14.5-11.8 26.3-26.3 26.3H141.2c-14.5 0-26.3-11.8-26.3-26.3v-112c0-2.7 3.1-4.3 5.3-2.6 12.3 9.5 28.5 21.6 84.4 62.2 11.6 8.4 31.1 26.2 50.5 26.1 19.6 0.2 39.4-18 50.6-26.1C361.6 235.7 377.8 223.6 390.1 214.1zM255.1 284.8c12.7 0.2 31-16 40.2-22.7 72.7-52.8 78.2-57.4 95-70.5 3.2-2.5 5-6.3 5-10.4v-10.4c0-14.5-11.8-26.3-26.3-26.3H141.2c-14.5 0-26.3 11.8-26.3 26.3v10.4c0 4.1 1.9 7.8 5 10.4 16.8 13.1 22.3 17.7 95 70.5C224.1 268.8 242.4 285 255.1 284.8L255.1 284.8z"/></svg></span></a></div></div></div><p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fyazarlik-ya-da-iki-kemal%2F&amp;linkname=YAZAR%28LIK%29%20YA%20DA%20%C4%B0K%C4%B0%20KEMAL" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fyazarlik-ya-da-iki-kemal%2F&amp;linkname=YAZAR%28LIK%29%20YA%20DA%20%C4%B0K%C4%B0%20KEMAL" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fyazarlik-ya-da-iki-kemal%2F&amp;linkname=YAZAR%28LIK%29%20YA%20DA%20%C4%B0K%C4%B0%20KEMAL" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fyazarlik-ya-da-iki-kemal%2F&amp;linkname=YAZAR%28LIK%29%20YA%20DA%20%C4%B0K%C4%B0%20KEMAL" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fyazarlik-ya-da-iki-kemal%2F&#038;title=YAZAR%28LIK%29%20YA%20DA%20%C4%B0K%C4%B0%20KEMAL" data-a2a-url="https://www.politikhane.com/yazarlik-ya-da-iki-kemal/" data-a2a-title="YAZAR(LIK) YA DA İKİ KEMAL"></a></p><p>The post <a href="https://www.politikhane.com/yazarlik-ya-da-iki-kemal/">YAZAR(LIK) YA DA İKİ KEMAL</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.politikhane.com/yazarlik-ya-da-iki-kemal/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2787</post-id>	</item>
		<item>
		<title>HAKİKÂTİN ŞİİRCESİDİR DAĞLARCA’NIN DİZELERİ</title>
		<link>https://www.politikhane.com/hakikatin-siircesidir-daglarcanin-dizeleri/</link>
					<comments>https://www.politikhane.com/hakikatin-siircesidir-daglarcanin-dizeleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Temel Demirer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Aug 2021 13:30:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.politikhane.com/?p=2304</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; HAKİKÂTİN ŞİİRCESİDİR DAĞLARCA’NIN DİZELERİ* &#160; TEMEL DEMİRER “İnsan dallarla, bulutlarla bir, Aynı mavilikten geçmiştir. İnsan nasıl ölebilir Yaşamak bu kadar güzelken?”1 &#160; Hayatla 94 yaşında &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.politikhane.com/hakikatin-siircesidir-daglarcanin-dizeleri/">HAKİKÂTİN ŞİİRCESİDİR DAĞLARCA’NIN DİZELERİ</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>HAKİKÂTİN ŞİİRCESİDİR DAĞLARCA’NIN DİZELERİ<a href="#_ftn1#_ftn1"><sup>[*]</sup></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;"><em>TEMEL DEMİRER</em></p>
<p style="text-align: right;">
<p style="text-align: right;"><em>“İnsan dallarla, bulutlarla bir,</em></p>
<p style="text-align: right;"><em>Aynı mavilikten geçmiştir.</em></p>
<p style="text-align: right;"><em>İnsan nasıl ölebilir</em></p>
<p style="text-align: right;"><em>Yaşamak bu kadar güzelken?”<a name="_ftnref1"></a><a href="#_ftn1#_ftn1"><sup>[1]</sup></a></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hayatla 94 yaşında vedalaşan çocuk şairdi; 16 Ekim 2008’de kaybettik Onu.</p>
<p>RTE’nin “Faruk Nafiz Çamlıbel” zannettiği şairdi.</p>
<p>Yalın, duru ve güçlü sesiyle toplumsal anlayışta şiirler yazmıştı.</p>
<p>Etrafı kalabalık da olsa yalnız içmeyi şiar edinmiş, içtiği rakının hakkını vermiş uzun soluklu şairdi.</p>
<p>Kendi ifadesiyle “yurtsever bir sosyalistti”. Türkiye’nin bağımsızlığı ve toplumsal eşitlik, üstüne titrediği konulardı. İnsanseverdi, insanlığa inanıyordu.</p>
<p>Sözü yormadan, duyguları, saf biçimde şiire dönüştürmeyi başarabilen Ona Cemal Süreya, “Şiir tankeri” derdi. Ve şiirle anılırdı hep…</p>
<p>Erdal Alova’nın ifadesiyle, “Şiir sanatı ve onun etkin öznesi olan şair, Sappho’dan, Homeros’tan, Yunus’tan bu yana, durup dinlenmeden bu kutsal çalışmasını sürdürürken, insanı yeniden insanla buluşmaya çağırır”dı.<a name="_ftnref2"></a><a href="#_ftn2#_ftn2"><sup>[2]</sup></a> Ve eklemişti Hasan Hüseyin Korkmazgil de:</p>
<p>“Yıllardır yazar, çizer, söylerim: bilineni bilinmeze, görüneni görünmeze, duyulanı duyulmaza, kısacası, somutu soyuta itme değildir şiirin işi. Tam tersi: bilinmezi bilinir, görünmezi görünür, duyulmazı duyulur, duyumsanmazı duyumsanır, algılanmazı algılanabilir yapmaktır.”</p>
<p>O da bunları yapardı… Şiiri birçok araştırmacı tarafından iki dönemde ele alınmaktadır. Birinci dönemi kendine has bir şiir biçimi oluşturmaya çalıştığı, hayal gücünün ön planda olduğu “sezgi” dönemidir. İkinci dönemi ise evrensel temalara yer verdiği ve dilin sadeleştirilmesi çabalarına katıldığı “akıl” dönemidir.</p>
<p>Toplumcu gerçekçi ve felsefi lirik şiirlerinin yanında özellikle destanları önemlidir.</p>
<p>Hakikâtin şiircesidir Dağlarca’nın dizeleri; geleceği anımsamak, henüz gelmemiş olanı tanımak babında…</p>
<p>Şiir, geleceği anımsatır elbette.</p>
<p>Şiir, gelecekten çok daha fazla gelecek isteyenin dilidir.</p>
<p>Şairliğin ne demek olduğunu çok sade sözlerle anlatan ve bir evreni peşinden sürükleyip ama ses çıkarmayan Fazıl Hüsnü Dağlarca, tanıştığı tüm genç şairlere, “Şiir için en fazla neyini feda edebilirsin?” diye soracak kadar şiire hakkını veren şairdi&#8230;</p>
<p>* * * * *</p>
<p>Evet, iyi bir şairdi; Ece Ayhan’ın, “Tabldot hükümet şairi”dir saptamasına rağmen…</p>
<p>Hakkında Haydar Ergülen, “Dağlarca bir ‘anıt-şair’di. Düşünceleri resmi, şiirleri sivil,”<a name="_ftnref3"></a><a href="#_ftn3#_ftn3"><sup>[3]</sup></a> şerhini düşerken; Cemal Süreya da, “Şiire getirdiği değerler kendine özgüdür. Öyle ki fazıl hüsnü diye bir şair gelmeseydi o değerler de gelmeyecekti,” derdi…</p>
<p>“Her yazdığı şiir olan, doğuştan şairler sınıfındandı”<a name="_ftnref4"></a><a href="#_ftn4#_ftn4"><sup>[4]</sup></a> olmasına da; “Dağlarca’nın şiirini hemen her kesim belli bir ölçüde mutlaka sever. Hangi dünya görüşüne sahip olursa olsun, her okurun kendini bulacağı, seveceği şiirleri vardır Dağlarca’nın. Fakat ne yazık ki, bir bütün olarak, hiçbir siyasi, felsefi, ideolojik anlayış da Dağlarca’yı bütünüyle sahiplenemez. Çünkü inişleri, çıkışları, tezatları, yansımaları, labirentleri bunca bol bir şiir, tamamıyla kabullenilemez.”<a name="_ftnref5"></a><a href="#_ftn5#_ftn5"><sup>[5]</sup></a></p>
<p>Şiirle arası iyi olmayanları bile duraklatacak kadar sakin, bir o kadar da yalındı diline söylenebilecek bir şey olmasa da denilebilir ki, “Şiirimizin önce Nâzım Hikmet, ardından Garip akımıyla çağdaşlık arayışlarında olduğu 1930 ve 40’lı yıllarda o, hiçbir akıma, anlayışa yaslanmayan, kaynağı belirlenemeyen bambaşka bir şiirin gelişkin örnekleriyle ortaya çıkmıştı. Çağdaş bir şiirdi yazdığı, ama ne Garipçilerle ne de sosyalistlerle ortak özellikler taşıyordu. Batı şiiri etkileri de görülmüyordu. 1950’lerle birlikte daha toplumsal konulara yöneldiği görüldü Dağlarca’nın.”<a name="_ftnref6"></a><a href="#_ftn6#_ftn6"><sup>[6]</sup></a></p>
<p>“O, Cumhuriyet döneminin, özellikle ikinci kuşak şairlerinin en özgünü, nicelik ve nitelik bakımından en verimlisidir. Gerek dili, sözcükleri, gerek temaları, şiir kalıpları ile kendinden önceki şairlere benzemediği gibi, çağdaşlarına da benzemez…</p>
<p>Dağlarca, Fransızların Victor Hugo’ya yakıştırdıkları mâge (büyücü, müneccim) sözüne, dünya ölçüsünde, belki en çok hak kazanan, antenleri gözle görülür dünyaya olduğu kadar, gözle görünmeyen, insan aklını aşan sezgiler dünyasına pencereler açan tükenmez, tükenecek sandığımız bir anda, yeni yeni sezgileriyle insanı şaşırtan, kaynağı kurumaz bir şairdir…</p>
<p>Gerek kapsamı, önsezi yeteneği, hayal gücü hiçbir şiir geleneğine bağlı olmayan eserleri, gerek şiir dilinin özgünlüğü, hepsinin üstünde sözcüklere yüklediği düşünce ve duygu zenginliğiyle erişilemez bir doruktur. Daha 1939’larda Orhan Burian: ‘Dağlarca’nın şiiri ya cinnete, ya da dehaya varmak üzeredir,’ demişti.”<a name="_ftnref7"></a><a href="#_ftn7#_ftn7"><sup>[7]</sup></a></p>
<p>* * * * *</p>
<p>“Nasıl yazıyorsunuz?” sorusunu, “Bende duyarlıkla matematik iç içedir. Eski duyarlıklar gide gide sayı olurlar diye düşünürdüm. Bu anlatımın büyük bir gerçeği dile getirdiğini öteki gözlerimle görüyorum,”<a name="_ftnref8"></a><a href="#_ftn8#_ftn8"><sup>[8]</sup></a> diye yanıtlamıştı.</p>
<p>“Önce şiir vardı. Görünenleri, duyulanları önce ozanlar sözcüklere döktüler. Ağaca ağaç, suya su, yeşile yeşil demeyi ozanlar öğretti.” “Şiir yazanlar üç dört kez daha fazla yaşarlar başkalarından.”<a name="_ftnref9"></a><a href="#_ftn9#_ftn9"><sup>[9]</sup></a></p>
<p>“Şiirle yaşarım… Nasıl mı yaşarım? 24 saatimi nasıl mı geçiririm? Benim günümün yüzü yoktur. Günlerimin yüzleri vardır.”<a name="_ftnref10"></a><a href="#_ftn10#_ftn10"><sup>[10]</sup></a></p>
<p>“Şiir yazmak için bana kalem tutacak iki parmağım ile tek gözüm yeter,”<a name="_ftnref11"></a><a href="#_ftn11#_ftn11"><sup>[11]</sup></a> derdi.</p>
<p>“90 yaşını aşmasına karşın, kendisini hâlâ çocuk olarak gördüğünü, dünyadaki en önemli kavramın ‘çocuk’ olduğunu ve çocuklara mutlaka çok değer verilmesi gerektiğini” söyleyip, “Ben 90 yaşında bir çocuğum ve hep böyle kalacağım,”<a name="_ftnref12"></a><a href="#_ftn12#_ftn12"><sup>[12]</sup></a> derdi.</p>
<p>“Şiirlerinizi hangi düzeydeki okurlarınızı göz önünde bulundurarak yazıyorsunuz?” sorusuna da, “Ben kesin bir amaç gütmedim, şimdi yapıtlarıma ta uzaktan baktığımda, gördüğüm şudur: Büyük bir deniz düşününüz. Denizin yüzeyinden derinlerine dek her santimetre suya sarkıtılmış bir sözcük var. Okuyucu balığı, kendi düzeyindekini okuyacaktır,” yanıtını vermişti.</p>
<p>Ozanlar haksızlığa uğrayan, ezilen, sömürülen bütün ulusların sorunlarını yansıtmalıdırlar. Ben kendimi Türkiye sınırları içine kapatılmış olarak görmüyorum. Benim bulunduğum yer yeryüzüdür.”<a name="_ftnref13"></a><a href="#_ftn13#_ftn13"><sup>[13]</sup></a> “Sanat eseri hem bir saat gibi içinde bulunduğumuz zamanı, hem de bir pusula gibi gidilmesi gereken yönü işaret etmelidir,” vurgusuyla birçok şeyin altını çizmişti.</p>
<p>Kolay mı?</p>
<p>‘Kara Çizgiler’ de, “Doğada ilk kirlenmedir/ Ülkelere/ Bölünmesi/ Yeryüzünün”; ‘Haydi’ de, “Anlamak/ Bir gezidir/ Bir başkasının/ Ülkesinde” vurgusuyla, “Kocaman/ dağları/ kardaş/ basa basa/ düz eylemek/ Çıkmak yavaş/ yavaş’lardan/ Eylem/ neyse/ tez eylemek/ Sessizliği türkü/ kılıp/ anlama/ dönüştürmeli/ Bir görevdir/ söz eylemek/ Gerçek yürür/ önümüzde/ Haydi kardaş/ adım adım/ geleceği iz/ eylemek,” diye haykırandır Fazıl Hüsnü Dağlarca…</p>
<p>* * * * *</p>
<p>1914 İstanbul doğumlu. Kuleli askeri lisesini ve harp okulunu bitirmiş. Yüzbaşı mertebesine kadar yükseldikten sonra “Şiir yazacağım,” diyerek askerlikten ayrılmıştı.</p>
<p>“O büyük bir şairdi. Ama büyüklüğü fildişi kulesinde oturmayıp, sokağın sesini şiirlerine yansıtması, kendi isyanını sokağa duyurmak için kitapçı dükkânının vitrinine 15 günde bir şiir afişler asmasındaydı.”<a name="_ftnref14"></a><a href="#_ftn14#_ftn14"><sup>[14]</sup></a></p>
<p>Açtığı kitapevinde birçok eylem gerçekleştirdi. Şiirlerini okutmak, sevdirmek, devrim karşıtlarını, sömürü ve haksızlıkları eleştirmek için vitrinden yararlanıyordu. İnsan boyundaki beyaz bir kartona el büyüklüğünde harflerle şiirlerini yazdırarak oraya asıyor, geceleri aydınlatıyordu. Onbeş günde bir değiştirirdi onları. Değişen bu şiirleri çok kimse merakla beklerdi.</p>
<p>Dağlarca “karşı duvar” genel başlığını verdiği bu şiirleri daha sonra horoz adındaki kitabında topladı. Toplumcu şiirleri, bu şiirlerle dolu kitapları birbirini izlemeye başlamıştı. Halkın insanımızın, tüm insanlığın, kölelikten yoksulluktan kurtulmasını istiyor, başta Amerikan sömürgeciliği olmak üzere, her türlü sömürgeciliğe kafa tutuyordu.</p>
<p>Onun devrimciliği, emekten yana olması hükümeti rahatsız etti. Savcılığın emriyle gelen polisler vitrindeki “Horoz” başlıklı şiirini yerinden kaldırdılar.</p>
<p>O da hemen “Savcıya” başlıklı bir şiir yazıp, yine vitrine astı: “Savcı, nedir düşündün mü,/ Yazıları suçlu kılan?/ Usla, yürekle büyümüş gündüzler/ Geceye karşı,/ Ama nedir çağlar üzre,/ Beni senden güçlü kılan?”</p>
<p>Onu böyle sataşmalarla yıldıramayacaklarını anlayınca, evinde arama yaptılar. Subaylık zamanından kalma tabancasını bahane ederek gözaltına aldılar. Evindeki birkaç kitabına el kondu. Onbeş gün cezaevinde yatırdıktan sonra serbest bıraktılar</p>
<p>Anti-emperyalizm ve bağımsızlık düşkünü oluşu malûm işbirlikçi çevreleri hep rahatsız edegemişti; 12 Mart’ta da asılsız bahanelerle tutukladılar onu.</p>
<p>O, dizelerindeki üzere; Erken öten horoz”du.</p>
<p>Ama bir gün, o güneşli sabahlar için öten erkenci horozlar, motorları ışıklı maviliklere sürecek çocuklarla!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>2 Mayıs 2021 09:34:54, İstanbul.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>N O T L A R</em></strong></p>
<p><a name="_ftn1"></a><a href="#_ftn1#_ftn1"><sup>[*]</sup></a> Ümüş Eylül, Yıl:10, No:40, Temmuz-Ağustos-Eylül 2021…</p>
<p><a href="#_ftnref1#_ftnref1"><sup>[1]</sup></a> Fazıl Hüsnü Dağlarca, “Söyle Sevda İçinde Türkümüzü”.</p>
<p><a name="_ftn2"></a><a href="#_ftnref2#_ftnref2"><sup>[2]</sup></a> Zeynep Oral, “Şairler Susmayacak!”, Cumhuriyet, 21 Mart 2021, s.15.</p>
<p><a name="_ftn3"></a><a href="#_ftnref3#_ftnref3"><sup>[3]</sup></a> Haydar Ergülen, “Dağlarca İçin Üç Yeni Cümle”, Cumhuriyet, 17 Ekim 2011, s.15.</p>
<p><a name="_ftn4"></a><a href="#_ftnref4#_ftnref4"><sup>[4]</sup></a> Doğan Hızlan, “Dağlarca Sergisini Gezin”, Hürriyet, 5 Kasım 2014, s.22.</p>
<p><a name="_ftn5"></a><a href="#_ftnref5#_ftnref5"><sup>[5]</sup></a> Polat Onat, “Şiirin Beyhudeliği ve Dağlarca’nın Asaleti”, Zaman, 15 Ekim 2011, s.23.</p>
<p><a name="_ftn6"></a><a href="#_ftnref6#_ftnref6"><sup>[6]</sup></a> Turgay Fişekçi, “Türkçenin Ses Bayrağı”, Cumhuriyet, 26 Ağustos 2014, s.16.</p>
<p><a name="_ftn7"></a><a href="#_ftnref7#_ftnref7"><sup>[7]</sup></a> Vedat Günyol, Çalakalem, İş Bankası Kültür Yay., 1999.</p>
<p><a name="_ftn8"></a><a href="#_ftnref8#_ftnref8"><sup>[8]</sup></a> Turgay Fişekçi, “Fazıl Hüsnü Dağlarca: Özgürlük Dille Başlar”, Cumhuriyet, 26 Ağustos 2014, s.16.</p>
<p><a name="_ftn9"></a><a href="#_ftnref9#_ftnref9"><sup>[9]</sup></a> Fazıl Hüsnü Dağlarca, Varlık Dergisi, No:1173, Haziran 2005.</p>
<p><a name="_ftn10"></a><a href="#_ftnref10#_ftnref10"><sup>[10]</sup></a> Fazıl Hüsnü Dağlarca, Hürriyet Gösteri, No: 21, Ağustos 1982.</p>
<p><a name="_ftn11"></a><a href="#_ftnref11#_ftnref11"><sup>[11]</sup></a> Fazıl Hüsnü Dağlarca, aktaran:  Refik Durbaş, “Şairin Azmi”, Birgün, 29 Ocak 2015, s.2.</p>
<p><a name="_ftn12"></a><a href="#_ftnref12#_ftnref12"><sup>[12]</sup></a> Fazıl Hüsnü Dağlarca, Cumhuriyet Gazetesi, 3 Mart 2005.</p>
<p><a name="_ftn13"></a><a href="#_ftnref13#_ftnref13"><sup>[13]</sup></a> “Fazıl Hüsnü Dağlarca: Benim Bulunduğum Yer Yeryüzüdür”, Cumhuriyet, 15 Ekim 2015, s.17.</p>
<p><a name="_ftn14"></a><a href="#_ftnref14#_ftnref14"><sup>[14]</sup></a> Sennur Sezer, “Dağlarca Öldü”, 16 Ekim 2008… https://www.evrensel.net/haber/216376/daglarca-oldu</p>
<p>&nbsp;</p>
<div class="mabox-plus-item mabox-template-967"><div class="mabox-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="mabox-gravatar"><a  href='https://www.politikhane.com/author/temeldemirer/'><img decoding="async" src="https://www.politikhane.com/wp-content/uploads/2021/01/x7yiHsXOQche8aJwDZZmElFakhTYbj1rkb4pTY6x.jpeg" alt="" itemprop="image"></a></div><div class="mabox-authorname"><a href="https://www.politikhane.com/author/temeldemirer/" class="vcard author" rel="author" itemprop="url"><span class="fn" itemprop="name">Temel Demirer</span></a></div><div class="mabox-desc"><div itemprop="description"></div></div><div class="clearfix"></div><div class="mabox-socials mabox-colored"><a target="_self" href="mailto:po&#108;&#105;t&#105;&#107;&#104;&#097;&#110;e3&#052;&#064;&#103;&#109;&#097;&#105;&#108;&#046;&#099;&#111;m" rel="nofollow" class="mabox-icon-color"><svg class="mabox-user_email" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" viewBox="0 0 500 500.7"><path class="st0" d="M499.4 250.9c0 2.2 0 4.4-0.1 6.6v0.4c-0.1 1.8-0.2 3.6-0.2 5.3 0 0.4 0 0.8-0.1 1.2 -0.1 1.3-0.1 2.6-0.2 4 -0.1 1.7-0.2 3.3-0.4 5 0 0.2 0 0.4-0.1 0.6 -0.2 2-0.4 4.1-0.6 6.1 -0.1 0.6-0.1 1.1-0.2 1.7 -0.7 4.4-1.3 8.8-2 13.2 0 0.4-0.1 0.7-0.2 1v0.3c-0.2 1-0.4 2-0.5 3 0 0.1 0 0.2-0.1 0.3v0.1c0 0.2-0.1 0.4-0.1 0.6 -0.1 0.5-0.2 1-0.3 1.6 0 0.2-0.1 0.3-0.1 0.5 -0.6 2.6-1.2 5.2-1.8 7.8 -0.4 1.8-0.9 3.6-1.3 5.5 -0.2 0.9-0.5 1.9-0.8 2.8 -0.2 0.6-0.3 1.1-0.5 1.7 -0.8 2.7-1.6 5.3-2.5 8 -1.4 4.2-2.8 8.5-4.4 12.5 -0.1 0.4-0.3 0.7-0.4 1.1 -0.9 2.3-1.8 4.6-2.8 6.8 -28.1 66.2-84.2 117.8-153.5 140 -0.5 0.2-0.9 0.3-1.3 0.4 -1.1 0.4-2.2 0.7-3.3 1 -2.9 0.9-5.9 1.6-8.8 2.4 -0.1 0-0.2 0.1-0.3 0.1 -0.4 0.1-0.7 0.2-1.1 0.3 -1 0.3-2.1 0.6-3.1 0.8 -1 0.3-2 0.5-3.1 0.6 -0.1 0-0.2 0-0.3 0.1 -1 0.2-1.9 0.4-2.9 0.7 -0.3 0.1-0.7 0.2-1 0.2 -0.2 0.1-0.5 0.1-0.7 0.2 -1.5 0.3-2.9 0.5-4.3 0.8 -0.6 0.1-1.3 0.2-1.9 0.4 -0.2 0-0.3 0.1-0.5 0.1 -1.1 0.2-2.2 0.4-3.3 0.6 -1.2 0.2-2.4 0.4-3.5 0.5 -0.7 0.1-1.4 0.2-2.1 0.3 -0.3 0-0.5 0.1-0.8 0.1 -2.7 0.4-5.5 0.7-8.2 1 -0.3 0-0.7 0.1-1 0.1 -0.1 0-0.1 0-0.2 0 -1.1 0.1-2.1 0.2-3.2 0.3 -0.1 0-0.1 0-0.2 0 -1 0.1-2.1 0.2-3.2 0.2 -0.8 0.1-1.6 0.1-2.4 0.1 -1.4 0.1-2.9 0.2-4.4 0.2 -3.6 0.1-7.2 0.2-10.8 0.2 -4.3 0-8.7-0.1-13-0.3C105.4 493.1 0.7 384.3 0.7 250.9 0.7 113.2 112.3 1.5 250.1 1.5c129.3 0 235.3 98.2 248 223.9 0.5 4.4 0.8 8.9 1 13.3 0.1 1.5 0.1 3 0.2 4.6C499.4 245.8 499.4 248.4 499.4 250.9z" fill="#F97E2A"/><path class="st1" d="M499.1 263.2c0 0.4 0 0.8-0.1 1.2 -0.1 1.3-0.1 2.6-0.2 4 -0.1 1.7-0.2 3.3-0.4 5 0 0.2 0 0.4-0.1 0.6 -0.2 2-0.4 4.1-0.6 6.1 -0.1 0.6-0.1 1.1-0.2 1.7 -0.7 4.4-1.3 8.8-2 13.2 0 0.4-0.1 0.7-0.2 1v0.3c-0.2 1-0.4 2-0.5 3 0 0.1 0 0.2-0.1 0.3v0.1c0 0.2-0.1 0.4-0.1 0.6 -0.1 0.5-0.2 1-0.3 1.6 0 0.2-0.1 0.3-0.1 0.5 -0.6 2.6-1.2 5.2-1.8 7.8 -0.4 1.8-0.9 3.6-1.3 5.5 -0.2 0.9-0.5 1.9-0.8 2.8 -0.2 0.6-0.3 1.1-0.5 1.7 -0.8 2.7-1.6 5.3-2.5 8 -1.4 4.2-2.8 8.5-4.4 12.5 -0.1 0.4-0.3 0.7-0.4 1.1 -0.9 2.3-1.8 4.6-2.8 6.8 -28.1 66.2-84.2 117.8-153.5 140 -0.5 0.2-0.9 0.3-1.3 0.4 -1.1 0.4-2.2 0.7-3.3 1 -2.9 0.9-5.9 1.6-8.8 2.4 -0.1 0-0.2 0.1-0.3 0.1 -0.4 0.1-0.7 0.2-1.1 0.3 -1 0.3-2.1 0.6-3.1 0.8 -1 0.3-2 0.5-3.1 0.6 -0.1 0-0.2 0-0.3 0.1 -1 0.2-1.9 0.4-2.9 0.7 -0.3 0.1-0.7 0.2-1 0.2 -0.2 0.1-0.5 0.1-0.7 0.2 -1.5 0.3-2.9 0.5-4.3 0.8 -0.6 0.1-1.3 0.2-1.9 0.4 -0.2 0-0.3 0.1-0.5 0.1 -1.1 0.2-2.2 0.4-3.3 0.6 -1.2 0.2-2.4 0.4-3.5 0.5 -0.7 0.1-1.4 0.2-2.1 0.3 -0.3 0-0.5 0.1-0.8 0.1 -2.7 0.4-5.5 0.7-8.2 1 -0.3 0-0.7 0.1-1 0.1L119.9 344.1l105.3-46.7L119.9 191.6l265.6-41.2L499.1 263.2z"/><path class="st2" d="M390.1 214.1c2.1-1.7 5.3-0.1 5.3 2.6v112c0 14.5-11.8 26.3-26.3 26.3H141.2c-14.5 0-26.3-11.8-26.3-26.3v-112c0-2.7 3.1-4.3 5.3-2.6 12.3 9.5 28.5 21.6 84.4 62.2 11.6 8.4 31.1 26.2 50.5 26.1 19.6 0.2 39.4-18 50.6-26.1C361.6 235.7 377.8 223.6 390.1 214.1zM255.1 284.8c12.7 0.2 31-16 40.2-22.7 72.7-52.8 78.2-57.4 95-70.5 3.2-2.5 5-6.3 5-10.4v-10.4c0-14.5-11.8-26.3-26.3-26.3H141.2c-14.5 0-26.3 11.8-26.3 26.3v10.4c0 4.1 1.9 7.8 5 10.4 16.8 13.1 22.3 17.7 95 70.5C224.1 268.8 242.4 285 255.1 284.8L255.1 284.8z"/></svg></span></a></div></div></div><p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fhakikatin-siircesidir-daglarcanin-dizeleri%2F&amp;linkname=HAK%C4%B0K%C3%82T%C4%B0N%20%C5%9E%C4%B0%C4%B0RCES%C4%B0D%C4%B0R%20DA%C4%9ELARCA%E2%80%99NIN%20D%C4%B0ZELER%C4%B0" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fhakikatin-siircesidir-daglarcanin-dizeleri%2F&amp;linkname=HAK%C4%B0K%C3%82T%C4%B0N%20%C5%9E%C4%B0%C4%B0RCES%C4%B0D%C4%B0R%20DA%C4%9ELARCA%E2%80%99NIN%20D%C4%B0ZELER%C4%B0" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fhakikatin-siircesidir-daglarcanin-dizeleri%2F&amp;linkname=HAK%C4%B0K%C3%82T%C4%B0N%20%C5%9E%C4%B0%C4%B0RCES%C4%B0D%C4%B0R%20DA%C4%9ELARCA%E2%80%99NIN%20D%C4%B0ZELER%C4%B0" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fhakikatin-siircesidir-daglarcanin-dizeleri%2F&amp;linkname=HAK%C4%B0K%C3%82T%C4%B0N%20%C5%9E%C4%B0%C4%B0RCES%C4%B0D%C4%B0R%20DA%C4%9ELARCA%E2%80%99NIN%20D%C4%B0ZELER%C4%B0" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fhakikatin-siircesidir-daglarcanin-dizeleri%2F&#038;title=HAK%C4%B0K%C3%82T%C4%B0N%20%C5%9E%C4%B0%C4%B0RCES%C4%B0D%C4%B0R%20DA%C4%9ELARCA%E2%80%99NIN%20D%C4%B0ZELER%C4%B0" data-a2a-url="https://www.politikhane.com/hakikatin-siircesidir-daglarcanin-dizeleri/" data-a2a-title="HAKİKÂTİN ŞİİRCESİDİR DAĞLARCA’NIN DİZELERİ"></a></p><p>The post <a href="https://www.politikhane.com/hakikatin-siircesidir-daglarcanin-dizeleri/">HAKİKÂTİN ŞİİRCESİDİR DAĞLARCA’NIN DİZELERİ</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.politikhane.com/hakikatin-siircesidir-daglarcanin-dizeleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2304</post-id>	</item>
		<item>
		<title>TÜRKÜLER(İMİZ) VE BİZ</title>
		<link>https://www.politikhane.com/turkulerimiz-ve-biz/</link>
					<comments>https://www.politikhane.com/turkulerimiz-ve-biz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Temel Demirer]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2021 08:11:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.politikhane.com/?p=1484</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Türkülerle yunmuş yıkanmış dilim Onlarla ağlamış, onlarla gülmüşüm.”1 &#160; Türküler(imiz) deyince aklıma MÖ. 500’lerde yaşamış Miletli filozof Thales’in, “Halkların türkülerini yaratanlar kanunları yapanlardan daha güçlüdür,” deyişiyle; &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.politikhane.com/turkulerimiz-ve-biz/">TÜRKÜLER(İMİZ) VE BİZ</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;">“Türkülerle yunmuş yıkanmış dilim</p>
<p style="text-align: right;">Onlarla ağlamış, onlarla gülmüşüm.”<a name="_ftnref1"></a><a href="#_ftn1#_ftn1"><sup>[1]</sup></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türküler(imiz) deyince aklıma MÖ. 500’lerde yaşamış Miletli filozof Thales’in, “Halkların türkülerini yaratanlar kanunları yapanlardan daha güçlüdür,” deyişiyle; Nâzım Hikmet Ran’ın dizeleri gelir:</p>
<p>“İnsanların türküleri kendilerinden güzel,/ kendilerinden umutlu,/ kendilerinden kederli,/ daha uzun ömürlü kendilerinden.</p>
<p>Sevdim insanlardan çok türkülerini./</p>
<p>İnsansız yaşayabildim/ türküsüz hiçbir zaman./</p>
<p>Kadınlarımı aldattım, türkülerini asla/ Hiçbir zaman aldatmadı beni türküler de./</p>
<p>Türküleri anladım hangi dilde söylenirse söylensin./</p>
<p>Bu dünyada yiyip içtiklerimin,/ gezip tozduklarımın,/ görüp işittiklerimin,/ dokunduklarımın, anladıklarımın/ hiçbiri, hiçbiri/ bahtiyar etmedi beni türküler kadar.”</p>
<p>Türküler(imiz) çok önemlidir; çünkü…</p>
<p>Neşenin, kederin, sevdanın, yalnızlığın, ayrılığın, kavuşmanın ve daha nicesinin sesi soluğudur türküler(imiz); yalansız, içten ve fütursuz…</p>
<p>O bazen bozkırlarda esen sert bir rüzgâr; bazen dağlardaki isyandır; bazen düzdeki feryat; bazen de hayata tutunmaktır veya en umutsuz zamanlarda açan çiçektir…</p>
<p>Türküler(imiz) coğrafyamızın yüreğidir; bizdendir, topraktandır…</p>
<p>Gözümüzün yaşı, yaralarımızın umutvar devası ve isyanıdır…</p>
<p>Susturulmak, söyletmemek istenenlerin haykırışıdır; vazgeçmeyen, terk etmeyendir…</p>
<p>Kadim tarihin yazıtıdır; biz türküler(imiz)i Pir Sultan’la Ruhi Su’yla sevdik (Âşık Veysel’i, Âşık Mahsuni’yi, Âşık İhsani’yi, Neşet Ertaş’ı, Sadık Gürbüz’ü, Rahmi Saltuk’u, Arif Sağ’ı, Erkan Oğur’u, Pınar Aydınlar’ı ve ötekileri de “es” geçmeden!)</p>
<p>* * * * *</p>
<p>Sakın ola; TDK Sözlüğü’nün, “Hece ölçüsüyle yazılmış ve halk ezgileriyle bestelenmiş manzumedir,”<a name="_ftnref2"></a><a href="#_ftn2#_ftn2"><sup>[2]</sup></a> tanımındaki yavanlığa aldırmayın!</p>
<p>“Türküler, tıpkı kırk bin yıl su altında kalmış, yıkanmış, cilalanmış çakıl taşı gibidir,” der Yaşar Kemal…</p>
<p>Türkülerin dili aslında bir mecazdır; ince, derin ve işlenmiş bir dildir&#8230; Söz konusu işlenmişliği, kelimelerin kazandığı anlam katmanları bakımından ele almak gerekirken; o acıların ve sevinçlerin müziğidir; Ali Ekber Aydoğan’ın, “Halk edebiyatı içinde toplumun iç âlemini yaşatan, beşikten mezara dek, inkişaf ettikçe; kendini geliştiren ve sürekli yenileyen sanat verisi türkülerdir,”<a name="_ftnref3"></a><a href="#_ftn3#_ftn3"><sup>[3]</sup></a> ifadesindeki üzere.</p>
<p>Sözün özü türküler, sevdadır; ayrılık da sevdaya dahil değil midir zaten?</p>
<p>Bazıları göç, eşkıyalık gibi toplumsal mevzular kadar tarihsel vakaları da belge misali başka zamanlara taşıyan türküler(imiz) Herbert Jansky’nin tanımına göre de şöyledir:</p>
<p>“Büyük tarihi hadiseler karşısında halk kitlesinin sevinçlerini veya ümitsizliklerini; büyük şahsiyetler hakkındaki saygılarını veya nefretlerini; gençler arasında geçen hazin aşk hikâyelerini, millî hece veznini ölçü alan ve kalpleri fetheden mısralarla, derin bir muhteva içinde dile getiren edebî, aynı zamanda mûsiki bakımından ehemmiyete hâiz olan bu kendine öz bestelerle söyleyen; dar manâsıyla ise tarihi bir vesika mahiyeti gösteren halk şiirinin en eski türlerinden biri.”</p>
<p>* * * * *</p>
<p>Arabesk ile kesinlikle karıştırılmaması gereken bir müzik türü olarak türküler(imiz), dilimizin tuzu biberidir. En iyi tariflerinden biri Bedri Rahmi Eyüpoğlu tarafından yapılmıştır:</p>
<p>“Ne zaman bir köy türküsü duysam, şairliğimden utanırım&#8230;</p>
<p>Ah bu türküler, türkülerimiz, ana sütü gibi candan, ana sütü gibi temiz//</p>
<p>Dilimizin tuzu biberi&#8230;</p>
<p>Memleket ahvalini onlardan sor; kitaplarda değil, türkülerde ara Yemen’i!</p>
<p>Öleni, kalanı, gidip de dönmeyeni&#8230;</p>
<p>Ben türkülerden aldım haberi!//</p>
<p>Mis gibi insan kokar, mis gibi toprak, hiledir hurdasız, çırılçıplak&#8230;//</p>
<p>Ne düzeni belli, ne de yazanı&#8230;</p>
<p>Altlarında imza yok ama, içlerinde yürek var!”</p>
<p>Âşkı, derdi, acıyı, neşeyi, kahramanlıkları veya yaşananları anlatarak ölümsüzleştiren “Türküler, deyişler umut verir, güç verir. Bu duygular seçimlerimizi özgürce yapmamızı sağlar. Türküler özgürleştirir, nefes aldırır.”<a name="_ftnref4"></a><a href="#_ftn4#_ftn4"><sup>[4]</sup></a></p>
<p>Yaşamın bağrından kopup gelen duygu ve düşüncelerden esinlenerek dillerden dillere uzanarak zamanla anonim hâle gelen türküler(imiz) asla boş yere yapılmazlar; Neşet Ertaş’ın, “Nerede bir türkü söyleyen görürsen korkma yanına otur. Çünkü kötü insanların türküleri yoktur,” deyişindeki üzere.</p>
<p>Evet, tarihin kolektif hafızası; güneş ile toprağın sesidir türküler(imiz); halkların ortak, evrensel dilidir; halkların kardeşliğidir Türkçesi, Kürtçesi, Lazcası, Ermenicesi ile…</p>
<p>* * * * *</p>
<p>Yaşar Kemal, “Türkü bin yıldan öte geliyor&#8230; Uzaktan dağlardan, Çukurova’dan, denizden geliyor. Denizin tuzu, çamın sakızı, yarpuzun kokusu bulaşmış,”<a name="_ftnref5"></a><a href="#_ftn5#_ftn5"><sup>[5]</sup></a> derken ekler Cengiz Aytmatov da:</p>
<p>“Ne güzel türküler yakarmış eskiler! Her türkü tek başına tarih sanki. Öyle içten öyle canlı ki, insan türküyü yakanları, söyleyenleri karşısında, yanı başında görür gibi oluyor. Onlar gibi yaşamak, onların acılarına ortak olmak, onlar gibi sevmek istiyor. Daha yakından tanımak istiyor onları. O nesiller işte bu türkülerde, bu türkülerle yaşamaya devam ediyorlar.”<a name="_ftnref6"></a><a href="#_ftn6#_ftn6"><sup>[6]</sup></a></p>
<p>Türküler(imiz); Muzaffer Sarısözen’e göre, halkın sahibini bilmeden çalıp söylediği geleneksel ezgilerdir. Nida Tüfekçi’ye göre de, halk tarafından benimsenip onun ifadesine bürünerek, kulaktan kulağa ve ustadan çırağa yöntemi ile varlığını sürdürmesi…</p>
<p>Duygu, düşünceleri işleyerek dile getiren, ait oldukları kültürü yansıtan sözlü ve sözsüz eserler olarak türküler(imiz) Paganlara/ Şamanlara kadar uzanır; ve de halk ozanlarına…</p>
<p>Sözlü halk geleneğinden oluşan, çağdan çağa ve bölgeden bölgeye içerik ve biçim değişikliklerine uğrayan; kural olarak her zaman bir ezgiye koşulmuş olarak söylenen şiirlerdir türküler(imiz)</p>
<p>Anonimdir ve kaynağı insan(lık)ın yani ezilen(ler)in özlemleridir.</p>
<p>Toplumsal yan ağır basıp; ezilen(ler)in acısı, sevgisi, tutkuları ve özlemleri betimlenen türküler(imiz)de; aşk, ayrılık, hoşnutsuzluk, protesto, hapishane, yoksulluk, hastalık, ölüm, anne, özlem, göç, kahramanlık, direniş vb’i motifler öne çıkarken ekler Fakir Baykurt:</p>
<p>“Taşı toprağı burcu burcu uygarlık kokan yurdumuzun bağrı yanık, sevgi dolu insanlarının dilidir türküler.”<a name="_ftnref7"></a><a href="#_ftn7#_ftn7"><sup>[7]</sup></a></p>
<p>En apolitik form gibi görünen aşk temalı türküler(imiz)de bile bir biçimde ya doğayla ya da ezenlerle mücadeleye dokunan bir yan vardır daima. Bu nedenle yasalardan daha güçlüdür türküler(imiz); yasalar kâğıt üzerinde kalırken; türküler(imiz) yüreklerdedir…</p>
<p>Karacoğlan, Köroğlu, Dadaloğlu, Sümmani derken; bir yanda Nida Tüfekçi, öte yanda Muzaffer Sarısözen’e uzanan türküler(imiz) hilesizdir. Hayır “kuru gürültü” deyip geçemezsiniz.</p>
<p>“Bilim daima hislerimizi kontrol etmeye, hesaplamaya, soyutlaştırmaya, hadım etmeye çalıştı. Sadece ölümün sessiz olduğunu, yaşamınsa gürültülerle dolu olduğunu unuttu: İş gürültüleri, eğlence gürültüleri, yaşam ve doğa gürültüleri; satılmış, satın alınmış, dayatılmış veya yasaklanmış gürültüler; başkaldırı, devrim, öfke ve umutsuzluk gürültüleri… Müzikler ve danslar; yakınmalar ve meydan okumalar… Dünyada tek bir temel eylem yoktur ki, gürültü olmadan gerçekleşsin… Bu gürültülerden biri olan müzik, en az lisan kadar eski bir buluştur.”<a name="_ftnref8"></a><a href="#_ftn8#_ftn8"><sup>[8]</sup></a></p>
<p>Teodor W. Adorno da, “Müzik, iyiyi veya fenayı, tarihi artık tanımayan bir dünya kavranışının resmini tasarlar” derken;<a name="_ftnref9"></a><a href="#_ftn9#_ftn9"><sup>[9]</sup></a> onu romantizmsiz, öfkesiz, acısız, isyansız, feryatsız kavrayamazsınız; Daniel Bensaid’in, “Koşullara bağlı olarak, bu kişiler en şaşırtıcı cesaret kadar en hazin korkaklığı da gösterebiliyorlardı. Onlar kahraman değillerdi. Çelişkiyle, naiflikle ve kurnazlıkla dolu karakterlerdi. Ama onlar, benimkilerdi,” saptaması ekseninde…</p>
<p>Nihayetinde tarihsel, toplumsal olay ve olguları, türküler(imiz)in simgelerle ifade edilen hülyalı duygu evreninde bulabiliriz.</p>
<p>Türküler(imiz)deki insanî romantizm, her şeyden önce arzulayan, sergileyen kültürel bir tepkidir. Bu yanıyla da buyruklara itiraz eder; hayal ile eylemi aynı alaşım içinde birleştirirken; “mümkün”ün sınırlarını zorlayıp; itiraz ve özlemin ufkunu genişletir.</p>
<p>* * * * *</p>
<p>Tam da bunlardan ötürü egemenler, türküler(imiz)den nefret ederler. “Nasıl” mı?</p>
<p>2018 yılında TRT 200’ün üzerinde şarkı ve türküye yasak getirdi. İlk bakışta komik görünebilir; ancak şarkıların, türkülerin ve diğer sanat eserlerinin yasaklanması bu toprakların üzerinde hüküm süren rejimlerin en eski geleneklerinden birisi.</p>
<p>Hatta bu yasaklar türkülere bile konu olmuştur. Geçmişte dinen sazı şeytan icadı olarak gören İslâmcı anlayışa karşı Âşık Dertli, “Abdest alsan aldın demez/ Namaz kılsan kıldın demez/ Kadı gibi haram yemez/ Şeytan bunun neresinde?” diyerek başkaldırmıştı. Yine Alevî-Bektaşî kültürüne ait pek çok türkü, deyiş yıllarca yasaklanmıştı. Sebebiyse çok basit: Anadolu’da Pir Sultan Abdal gibi, Köroğlu gibi, Dadaloğlu gibi zulme karşı isyan edenlerin hikâyeleri; egemenlerin zulmü türkülerle aktarılıyordu. Bu yasaklara rağmen türküler bugüne kalırken ve öznelerini yaratıcılarını tüm toplum bilirken, zulmedenlerin adları tarihin çöplüğüne gitmiştir.</p>
<p>Buna rağmen egemenler türkülerin veya diğer sanatsal eserlerin yasaklarla ortadan kaldırılamayacağını anlamamış görünüyor.</p>
<p>AKP dönemine baktığımızda bu yasakların listesi epey kabarık. İktidarın sanata bakışında “Tükürürüm böyle sanatın içine” anlayışı hâkim. Beğenmediklerini yakıyorlar, yıkıyorlar, içine tükürüyorlar! Güzel olandan, insanlığa ilham verebilecek, umut aşılayabilecek şeylerden korkuyorlar. Her yere kendi çirkinlikleri egemen olsun istiyorlar…</p>
<p>Referandumda ‘Hayır’ diyeceklerini açıklayan Sabahat Akkiraz, Erdal Erzincan gibi sanatçılara ambargolar konur. Ama iktidara yalakalık yapıyorsan her kapı sana açılır: Buyrun işte Yavuz Bingöl örneği… Yok ben ödün vermem, sanatımı iktidarın borazanı hâline getirmem diyorsan yasaklardan yasak beğen…</p>
<p>Geçenlerde 142’si Türkçe, 66’sı Kürtçe eser TRT tarafından yasaklar listesine alındı. Kürtçe eserlerin yasaklanmasının sebebi belli: Kürt halkına yönelik yasakçı zihniyet zaten alışkın olduğumuz bir durum. Geçmişte Kürtçe şarkı söyleyeceğini ifade ettiği için Ahmet Kaya linç ediliyordu, bundan dolayı özürler dilendi ama sonuç aynı. Kürt halkına, Kürtçeye düşmanlık bitmiyor.</p>
<p>Mesele sadece Kürtçe değil… Yasak listesine baktığımızda çok ilginç eserler çıkıyor karşımıza. Mesela sözleri Nâzım Hikmet’e ait olan ve Ahmet Aslan’ın söylediği “Geberiyorum” şarkısı. TRT muhtemelen “Geçip gitmiş günler gelin Rakı için sarhoş olun” sözlerinden alerji kapmış olmalı. Listeye baktığımızda da alkol kullanımını teşvik ettiği düşünüldüğü için pek çok şarkının yasaklanmasına gerek görülmüş! İyi de neden yasaklıyorsun ki? Senin devletinin en temel gelir kalemlerinden birisi alkolden alınan devasa vergi değil mi?</p>
<p>Yine Mahsuni’nin “Gücenme ey Sofu Baba” türküsü yasaktan nasibini almış. Ne diyor Mahsuni Baba: “Adaletsiz padişahın/ Ateşler düşsün köşküne”… Hele böyle bir dönemde hiç söylenmemesi gereken bir türkü…</p>
<p>Mesela geçmişte sözleri müstehcen olduğu için pek çok türkü ya değiştirilmiş ya da yasaklanmıştır. “Bahçada yeşil hıyar” bile “Bahçada yeşil çınar”a dönüştürülmüştür. TRT yine türkülerden, halkımızın en pastoral hâliyle dile getirdiği duygularından tahrik olmuş olacak ki “Elvan elvan memeler/ Kavuşmuyor düğmeler” sözlerini içeren “Keten Gömlek Fitilli” türküsüne yasak getirmiş.</p>
<p>AKP iktidarının Alevî kültürüne olan alerjisini biliyoruz. TRT’de yayın politikası olarak bunu resmi bir çizgi hâline getirmeye yeminli. Alevî kültürünün Yedi Ulu Ozan’ından biri olan Virani’ye ait “Elif-i Mimden Aldık Sırrı Kur’an-ı” deyişi yasak listesinde.”<a name="_ftnref10"></a><a href="#_ftn10#_ftn10"><sup>[10]</sup></a></p>
<p>* * * * *</p>
<p>Nasıl yasaklanmasınlar?</p>
<p>Mesela 62 yıllık yaşamında 453 plak, 58 kaset ve 8 kitap yayımlayan Âşık Mahzuni…</p>
<p>Türkülerini kendi güzel sesinden ve Edip Akbayram’dan, Selda’dan sevdiğimiz Onun gerçeği eserlerini seslendiren Gülden Karaböcek’i, Zeki Müren’i, Zara’yı, İbrahim Tatlıses’i, Ahmet Kaya’yı, Mahsun Kırmızıgül’ü, Murat Göğebakan’ı da etkilemişti.</p>
<p>O haklardan, özgürlüklerden yanaydı; devrimciydi.</p>
<p>Böyle olduğu için her zaman başı derde girmişti; defalarca saldırıya uğramış, evi yakılmış, hakkında davalar açılmış, tutuklanmış, mahpus yatmış, işkence görmüştü.</p>
<p>Ölümünden birkaç ay önce 2001 sonunda, “Elhamdülüllah Kızılbaşım ve laikim. Ben değil yedi sülalem Kızılbaştır. Bir suç varsa o da dedemdedir!” dediği için Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde ağır ceza talebiyle dava edilmişti.<a name="_ftnref11"></a><a href="#_ftn11#_ftn11"><sup>[11]</sup></a></p>
<p>Ya 2 Temmuz 1993’de Sivas’ın Madımak’ın yakılırken; hakkında “22 yıla çok şey sığdırmış, Onun yaşamı”<a name="_ftnref12"></a><a href="#_ftn12#_ftn12"><sup>[12]</sup></a> dedirten Hasret Gültekin?!</p>
<p>“Diller başka da olsa müzik dili evrenseldir. Dil sınırları, kültürel sınırları ortadan kaldırıyor,” vurgusuyla Sabahat Akkiraz, “Muhafazakârlık sanatta ve yaşamda bizi ilerletmez. Her tür muhafazakârlık her tür ilerlemenin önünde engeldir,”<a name="_ftnref13"></a><a href="#_ftn13#_ftn13"><sup>[13]</sup></a> derken haksız mı?</p>
<p>Elbette değil!</p>
<p>Çünkü “Lafı pişirmeden ağzımdan çıkarmam”; “Ağzına giren değil, ağzından çıkan önemlidir”; “Bana altın saz değil, köye köprü lazım,” diyerek Fikret Kızılok’ları biçimlendiren Âşık Veysel(’ler) hâlâ ayaktadır…</p>
<p>* * * * *</p>
<p>Şiir gibi yaşamış halk ozanı Âşık Veysel’i (Şatıroğlu) anlatmak (“türküler(imiz) gibi) zor iştir.</p>
<p>Dillerden düşmeyen ‘Güzelliğin On Para Etmez’, ‘Sen Bir Ceylan Olsan’, ‘Uzun İnce Bir Yoldayım’, ‘Ben Hor Görme’, ‘Bir Kökte Uzamış SarmÂşık Gibi’, ‘Derdimi Dökersem Derin Dereye’, ‘Çırpınıp İçinde Döndüğüm Deniz’, ‘Bir Seher Vaktinde Gençlik Çağımda’, ‘Dünyada Tükenmez Murat Var İmiş’, ‘Mecnunum Leylamı Gördüm’, ‘Kükredi Çimenler’ ve ‘Saklarım Gözümde Güzelliğini’ gibi yapıtlarıyla Âşık Veysel Alevî-Bektaşî geleneğinin has ürünlerindendir.</p>
<p>Yedi yaşındayken çiçek hastalığına yakalanıp önce bir gözünü, birkaç yıl sonra da geçirdiği bir kaza sonucu diğer gözünü kaybeden Onun gönül gözü sonuna dek açıktı.</p>
<p>1894’de Sivas’ta doğan Âşık Veysel gözlerini kaybetmenin öyküsünü “Çiçeğe yatmadan evvel anam güzel bir entari dikmişti. Onu giyerek beni çok seven Muhsine kadına göstermeye gitmiştim. Beni sevdi. O gün çamurlu bir gündü, eve dönerken ayağım kaydı ve düştüm. Bir daha kalkamadım. Sol gözümde çiçek beyi çıktı. Sağ gözüme de solun zorundan olacak, perde indi. O gün bugündür dünya başıma zindan” sözleriyle anlatırdı.</p>
<p>Halk ozanlarının türkülerini çalmaya başlayan Veysel, hayata şiirle yeniden bağlandı. Ancak hüzün şairin peşini hiç bırakmadı. Görücü usulü ile yaşadığı köyün en güzel kadınlarından Esma Hanım’la evlendirilen şairin başına, “Güzelliğin on para etmez/ Bu bendeki aşk olmasa” dizelerini yazdıracak bir olay geldi. Eşini çok seven ama ondan aynı karşılığı bulamayan Veysel, terk edilmekten korkuyordu ve bir gün bu korkusu gerçek oldu.</p>
<p>Sunay Akın’ın ‘Bir Çift Ayakkabı’ başlıklı yapıtına göre, başka birine âşık olan Esma Hanım, bir gece Veysel uyurken evden ayrıldı ve sevdiği adamla beraber kaçtı. Yol boyunca ayağında bir huzursuzluk hisseden Esma Hanım, ne olduğunu anlamak için ayakkabısını çıkardığında büyük bir sürprizle karşılaştı. Eşinin kaçacağını anlayan Veysel, aç kalmaması için ayakkabısının içine onu idare edecek kadar para koymuştu.<a name="_ftnref14"></a><a href="#_ftn14#_ftn14"><sup>[14]</sup></a></p>
<p>Böylesi bir duyarlılıkla Onun şiirlerindeki tanımlamalar da müthişken; yapıtlarındaki ezgi yapısı da şiirleri kadar güçlü olduğu için hâlâ dilimizden düşmemektedir.</p>
<p>Örneğin canana duyulan sevda, “Güzelliğin on para etmez/ Bu bendeki aşk olmasa/ Eğlenecek yer bulaman/ Gönlümdeki köşk olmasa// Senden aldım bu feryadı/ Bu imiş dünyanın tadı/ Anılmazdı Veysel adı/ O sana âşık olmasa”dan daha yalın, etkili nasıl anlatılabilir ki?</p>
<p>Ya 21 Mart 1973’te yitirdiğimiz Onun ölüm(süzlüğ)ünden önce yazdığı, “Ben giderim adım kalır/ Dostlar beni hatırlasın”ı?</p>
<p>“Uzun ince bir yoldayım/ Gidiyorum gündüz gece” diyen Âşık Veysel hiç unutulmadı…</p>
<p>“İnsana ait ne kadar duygu varsa Âşık Veysel şiirlerinde de onlar vardır. Hayatın diyalektiğini, dünyanın değişim yasalarını gönül gözüyle anlar, çözer dile getirir. Hayatın sırrını bulmuş, bize de fısıldamış gibidir: ‘Kim okurdu kim yazardı/ Bu düğümü kim çözerdi/ Koyun kurt ile gezerdi/ Fikir başka başka olmasa.’ Bu insanlık sırrının yer aldığı bu güzelim şiirinde o yalın diliyle aşkın sırrını da çözmüş gibidir uzun ince yolun…”<a name="_ftnref15"></a><a href="#_ftn15#_ftn15"><sup>[15]</sup></a></p>
<ol>
<li>yüzyılın Yunus Emre’si olarak da anılması mümkün olan Âşık Veysel’i, “Her çiçekten bal yapardı”;<a name="_ftnref16"></a><a href="#_ftn16#_ftn16"><sup>[16]</sup></a> gözleri görmese de, gönül gözü rengarenkti…</li>
</ol>
<p>El özet O hayal gücünü sözcüğe ve enerjiye çeviren güçlü anlatımıyla, uçsuz bucaksız yolculukların önünü açıp, sazını vücudunun bir parçasına dönüştüren dil ve gönül ustasıydı&#8230;</p>
<p>* * * * *</p>
<p>Evvelden ahıra türkü(ler)imiz konusunda her şey hâlâ Nâzım Hikmet’in 1949’daki dizelerindeki üzere:</p>
<p>“Bize türkülerimizi söyletmiyorlar Robeson/ kartal kanatlı kanaryam/ inci dişli zenci kardeşim/ türkülerimizi söyletmiyorlar bize.</p>
<p>Korkuyorlar Robeson/ şafaktan korkuyorlar,/ görmekten, duymaktan, dokunmaktan korkuyorlar/ yağmurda çırçıplak yıkanır gibi ağlamaktan,/ sımsıkı bir ayvayı dişler gibi gülmekten korkuyorlar.</p>
<p>Sevmekten korkuyorlar, bizim Ferhad gibi sevmekten/ (Sizin de bir Ferhad’ınız vardır, elbet Robeson, adı ne?)/ tohumdan ve topraktan korkuyorlar,/ akan sudan ve hatırlamaktan korkuyorlar.//</p>
<p>Ümitten korkuyorlar Robeson, ümitten korkuyorlar, ümitten,/ korkuyorlar kartal kanatlı kanaryam/ türkülerimizden korkuyorlar Robeson.”</p>
<p>“Tüm ölü kuşakların geleneği, yaşayanların beyinlerine tüm ağırlığı ile çöker,” diyen Karl Marx ile “Müziğin kurallarındaki değişiklik toplumu yöneten kuralların değişmesine bağlıdır,” saptamasının altını çizen Sokrates haksız olabilir mi? Asla…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>10 Haziran 2020 11:49:14, İstanbul.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>N O T L A R</em></strong></p>
<p><a name="_ftn1"></a><a href="#_ftnref1#_ftnref1"><sup>[*]</sup></a> Newroz, Ağustos 2020…</p>
<p><a href="#_ftnref1#_ftnref1"><sup>[1]</sup></a> Bedri Rahmi Eyüboğlu.</p>
<p><a name="_ftn2"></a><a href="#_ftnref2#_ftnref2"><sup>[2]</sup></a> TDK Güncel Türkçe Sözlük… https://sozluk.gov.tr/</p>
<p><a name="_ftn3"></a><a href="#_ftnref3#_ftnref3"><sup>[3]</sup></a> Yağmur Bozacı, “Acıların ve Sevinçlerin Müziği: Anadolu Türküleri”, Birgün, 20 Aralık 2019, s.15.</p>
<p><a name="_ftn4"></a><a href="#_ftnref4#_ftnref4"><sup>[4]</sup></a> Kadir İncesu, “Şirin Üstün: Türküler Özgürleştirir”, Birgün, 7 Mayıs 2019, s.15.</p>
<p><a name="_ftn5"></a><a href="#_ftnref5#_ftnref5"><sup>[5]</sup></a> Yaşar Kemal, İnce Memed 1, YKY, Ocak 2004, s.355.</p>
<p><a name="_ftn6"></a><a href="#_ftnref6#_ftnref6"><sup>[6]</sup></a> Cengiz Aytmatov, Gün Olur Asra Bedel, çev: Refik Özdek, Ötüken Yayınevi, 1995, s.189.</p>
<p><a name="_ftn7"></a><a href="#_ftnref7#_ftnref7"><sup>[7]</sup></a> Fakir Baykurt, Hamdi Tanses, Öyküleriyle Halk Türküleri, Say Yay., 2004.</p>
<p><a name="_ftn8"></a><a href="#_ftnref8#_ftnref8"><sup>[8]</sup></a> Jacques Attali, Gürültüden Müziğe, çev: Gülüş Gülcüğil, Ayrıntı Yay., 2005, s. 13-14.</p>
<p><a name="_ftn9"></a><a href="#_ftnref9#_ftnref9"><sup>[9]</sup></a> Teodor W. Adorno, Ömer N. Soykan, Müziksel Dünya Ütopyasında Adorno ile Bir Yolculuk, Bulut Yay., 2000, s.75.</p>
<p><a name="_ftn10"></a><a href="#_ftnref10#_ftnref10"><sup>[10]</sup></a> Emre Güntekin, “Türkülerin Bitmeyen Çilesi”, 5 Mart 2018… https://www.sosyalistgundem.com/turkulerin-bitmeyen-cilesi-emre-guntekin/</p>
<p><a name="_ftn11"></a><a href="#_ftnref11#_ftnref11"><sup>[11]</sup></a> mahzuniserif.com</p>
<p><a name="_ftn12"></a><a href="#_ftnref12#_ftnref12"><sup>[12]</sup></a> Miyase İlknur, “Nasıl Anlatayım Hasret’im Seni”, Cumhuriyet, 11 Mart 2020, s.14.</p>
<p><a name="_ftn13"></a><a href="#_ftnref13#_ftnref13"><sup>[13]</sup></a> Murat Gültekin-Onur Kılıç, “Türkülerin 50 yıllık yolculuğu”, Birgün, 6 Şubat 2020, s.13.</p>
<p><a name="_ftn14"></a><a href="#_ftnref14#_ftnref14"><sup>[14]</sup></a> Sunay Akın, Bir Çift Ayakkabı, İş Bankası Kültür Yay., 2011.</p>
<p><a name="_ftn15"></a><a href="#_ftnref15#_ftnref15"><sup>[15]</sup></a> Mesut Kara, “Uzun İnce Bir Yol”, Evrensel Pazar, 6 Nisan 2014, s.19.</p>
<p><a name="_ftn16"></a><a href="#_ftnref16#_ftnref16"><sup>[16]</sup></a> Mustafa Balbay, “Âşık Veysel’e Ait, Gün Işığına Çıkmamış Defter!”, Cumhuriyet, 22 Mart 2019, s.9.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div class="mabox-plus-item mabox-template-967"><div class="mabox-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="mabox-gravatar"><a  href='https://www.politikhane.com/author/temeldemirer/'><img decoding="async" src="https://www.politikhane.com/wp-content/uploads/2021/01/x7yiHsXOQche8aJwDZZmElFakhTYbj1rkb4pTY6x.jpeg" alt="" itemprop="image"></a></div><div class="mabox-authorname"><a href="https://www.politikhane.com/author/temeldemirer/" class="vcard author" rel="author" itemprop="url"><span class="fn" itemprop="name">Temel Demirer</span></a></div><div class="mabox-desc"><div itemprop="description"></div></div><div class="clearfix"></div><div class="mabox-socials mabox-colored"><a target="_self" href="mailto:po&#108;it&#105;&#107;ha&#110;e&#051;&#052;&#064;&#103;&#109;a&#105;&#108;&#046;&#099;&#111;m" rel="nofollow" class="mabox-icon-color"><svg class="mabox-user_email" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" viewBox="0 0 500 500.7"><path class="st0" d="M499.4 250.9c0 2.2 0 4.4-0.1 6.6v0.4c-0.1 1.8-0.2 3.6-0.2 5.3 0 0.4 0 0.8-0.1 1.2 -0.1 1.3-0.1 2.6-0.2 4 -0.1 1.7-0.2 3.3-0.4 5 0 0.2 0 0.4-0.1 0.6 -0.2 2-0.4 4.1-0.6 6.1 -0.1 0.6-0.1 1.1-0.2 1.7 -0.7 4.4-1.3 8.8-2 13.2 0 0.4-0.1 0.7-0.2 1v0.3c-0.2 1-0.4 2-0.5 3 0 0.1 0 0.2-0.1 0.3v0.1c0 0.2-0.1 0.4-0.1 0.6 -0.1 0.5-0.2 1-0.3 1.6 0 0.2-0.1 0.3-0.1 0.5 -0.6 2.6-1.2 5.2-1.8 7.8 -0.4 1.8-0.9 3.6-1.3 5.5 -0.2 0.9-0.5 1.9-0.8 2.8 -0.2 0.6-0.3 1.1-0.5 1.7 -0.8 2.7-1.6 5.3-2.5 8 -1.4 4.2-2.8 8.5-4.4 12.5 -0.1 0.4-0.3 0.7-0.4 1.1 -0.9 2.3-1.8 4.6-2.8 6.8 -28.1 66.2-84.2 117.8-153.5 140 -0.5 0.2-0.9 0.3-1.3 0.4 -1.1 0.4-2.2 0.7-3.3 1 -2.9 0.9-5.9 1.6-8.8 2.4 -0.1 0-0.2 0.1-0.3 0.1 -0.4 0.1-0.7 0.2-1.1 0.3 -1 0.3-2.1 0.6-3.1 0.8 -1 0.3-2 0.5-3.1 0.6 -0.1 0-0.2 0-0.3 0.1 -1 0.2-1.9 0.4-2.9 0.7 -0.3 0.1-0.7 0.2-1 0.2 -0.2 0.1-0.5 0.1-0.7 0.2 -1.5 0.3-2.9 0.5-4.3 0.8 -0.6 0.1-1.3 0.2-1.9 0.4 -0.2 0-0.3 0.1-0.5 0.1 -1.1 0.2-2.2 0.4-3.3 0.6 -1.2 0.2-2.4 0.4-3.5 0.5 -0.7 0.1-1.4 0.2-2.1 0.3 -0.3 0-0.5 0.1-0.8 0.1 -2.7 0.4-5.5 0.7-8.2 1 -0.3 0-0.7 0.1-1 0.1 -0.1 0-0.1 0-0.2 0 -1.1 0.1-2.1 0.2-3.2 0.3 -0.1 0-0.1 0-0.2 0 -1 0.1-2.1 0.2-3.2 0.2 -0.8 0.1-1.6 0.1-2.4 0.1 -1.4 0.1-2.9 0.2-4.4 0.2 -3.6 0.1-7.2 0.2-10.8 0.2 -4.3 0-8.7-0.1-13-0.3C105.4 493.1 0.7 384.3 0.7 250.9 0.7 113.2 112.3 1.5 250.1 1.5c129.3 0 235.3 98.2 248 223.9 0.5 4.4 0.8 8.9 1 13.3 0.1 1.5 0.1 3 0.2 4.6C499.4 245.8 499.4 248.4 499.4 250.9z" fill="#F97E2A"/><path class="st1" d="M499.1 263.2c0 0.4 0 0.8-0.1 1.2 -0.1 1.3-0.1 2.6-0.2 4 -0.1 1.7-0.2 3.3-0.4 5 0 0.2 0 0.4-0.1 0.6 -0.2 2-0.4 4.1-0.6 6.1 -0.1 0.6-0.1 1.1-0.2 1.7 -0.7 4.4-1.3 8.8-2 13.2 0 0.4-0.1 0.7-0.2 1v0.3c-0.2 1-0.4 2-0.5 3 0 0.1 0 0.2-0.1 0.3v0.1c0 0.2-0.1 0.4-0.1 0.6 -0.1 0.5-0.2 1-0.3 1.6 0 0.2-0.1 0.3-0.1 0.5 -0.6 2.6-1.2 5.2-1.8 7.8 -0.4 1.8-0.9 3.6-1.3 5.5 -0.2 0.9-0.5 1.9-0.8 2.8 -0.2 0.6-0.3 1.1-0.5 1.7 -0.8 2.7-1.6 5.3-2.5 8 -1.4 4.2-2.8 8.5-4.4 12.5 -0.1 0.4-0.3 0.7-0.4 1.1 -0.9 2.3-1.8 4.6-2.8 6.8 -28.1 66.2-84.2 117.8-153.5 140 -0.5 0.2-0.9 0.3-1.3 0.4 -1.1 0.4-2.2 0.7-3.3 1 -2.9 0.9-5.9 1.6-8.8 2.4 -0.1 0-0.2 0.1-0.3 0.1 -0.4 0.1-0.7 0.2-1.1 0.3 -1 0.3-2.1 0.6-3.1 0.8 -1 0.3-2 0.5-3.1 0.6 -0.1 0-0.2 0-0.3 0.1 -1 0.2-1.9 0.4-2.9 0.7 -0.3 0.1-0.7 0.2-1 0.2 -0.2 0.1-0.5 0.1-0.7 0.2 -1.5 0.3-2.9 0.5-4.3 0.8 -0.6 0.1-1.3 0.2-1.9 0.4 -0.2 0-0.3 0.1-0.5 0.1 -1.1 0.2-2.2 0.4-3.3 0.6 -1.2 0.2-2.4 0.4-3.5 0.5 -0.7 0.1-1.4 0.2-2.1 0.3 -0.3 0-0.5 0.1-0.8 0.1 -2.7 0.4-5.5 0.7-8.2 1 -0.3 0-0.7 0.1-1 0.1L119.9 344.1l105.3-46.7L119.9 191.6l265.6-41.2L499.1 263.2z"/><path class="st2" d="M390.1 214.1c2.1-1.7 5.3-0.1 5.3 2.6v112c0 14.5-11.8 26.3-26.3 26.3H141.2c-14.5 0-26.3-11.8-26.3-26.3v-112c0-2.7 3.1-4.3 5.3-2.6 12.3 9.5 28.5 21.6 84.4 62.2 11.6 8.4 31.1 26.2 50.5 26.1 19.6 0.2 39.4-18 50.6-26.1C361.6 235.7 377.8 223.6 390.1 214.1zM255.1 284.8c12.7 0.2 31-16 40.2-22.7 72.7-52.8 78.2-57.4 95-70.5 3.2-2.5 5-6.3 5-10.4v-10.4c0-14.5-11.8-26.3-26.3-26.3H141.2c-14.5 0-26.3 11.8-26.3 26.3v10.4c0 4.1 1.9 7.8 5 10.4 16.8 13.1 22.3 17.7 95 70.5C224.1 268.8 242.4 285 255.1 284.8L255.1 284.8z"/></svg></span></a></div></div></div><p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fturkulerimiz-ve-biz%2F&amp;linkname=T%C3%9CRK%C3%9CLER%28%C4%B0M%C4%B0Z%29%20VE%20B%C4%B0Z" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fturkulerimiz-ve-biz%2F&amp;linkname=T%C3%9CRK%C3%9CLER%28%C4%B0M%C4%B0Z%29%20VE%20B%C4%B0Z" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fturkulerimiz-ve-biz%2F&amp;linkname=T%C3%9CRK%C3%9CLER%28%C4%B0M%C4%B0Z%29%20VE%20B%C4%B0Z" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fturkulerimiz-ve-biz%2F&amp;linkname=T%C3%9CRK%C3%9CLER%28%C4%B0M%C4%B0Z%29%20VE%20B%C4%B0Z" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fturkulerimiz-ve-biz%2F&#038;title=T%C3%9CRK%C3%9CLER%28%C4%B0M%C4%B0Z%29%20VE%20B%C4%B0Z" data-a2a-url="https://www.politikhane.com/turkulerimiz-ve-biz/" data-a2a-title="TÜRKÜLER(İMİZ) VE BİZ"></a></p><p>The post <a href="https://www.politikhane.com/turkulerimiz-ve-biz/">TÜRKÜLER(İMİZ) VE BİZ</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.politikhane.com/turkulerimiz-ve-biz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1484</post-id>	</item>
		<item>
		<title>ÖZGÜRLÜK MÜ DEDİNİZ?!</title>
		<link>https://www.politikhane.com/ozgurluk-mu-dediniz/</link>
					<comments>https://www.politikhane.com/ozgurluk-mu-dediniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel Özbudun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Dec 2020 14:16:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.politikhane.com/?p=1364</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; &#160; “Özgürlükten daha önemli bir şey yoktur.”1 &#160; Havaya benzer, varlığı anlaşılmaz, yokluğu dayanılmazdır özgürlüğün, ya da Özdemir Asaf’ın deyimiyle, “Varlığı kaybedilince anlaşılan”dır. Albert Camus’nün &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.politikhane.com/ozgurluk-mu-dediniz/">ÖZGÜRLÜK MÜ DEDİNİZ?!</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;">“Özgürlükten daha önemli</p>
<p style="text-align: right;">bir şey yoktur.”<a name="_ftnref1"></a><a href="#_ftn1#_ftn1"><sup>[1]</sup></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Havaya benzer, varlığı anlaşılmaz, yokluğu dayanılmazdır özgürlüğün, ya da Özdemir Asaf’ın deyimiyle, “Varlığı kaybedilince anlaşılan”dır.</p>
<p>Albert Camus’nün ifadesiyle, hem olasının, hem olanaksızın tanımlandığı bir dünyada bulunabilen özgürlük; Nâzım Hikmet, Sait Faik okurken bariz hissedilen duygudur; kaybedildikçe değerlenir…</p>
<p>Bazen 2 kere 2’nin 4 ettiğini söyleyebilme cüretiyken; ona dair “Özü şeytani olan etik bir ilkedir,” diye ekler Emil Michel Cioran.</p>
<p>Jean-Paul Sartre’ın, “İnsanın özgürlüğü, kendisine yapılanlara karşı takındığı tavırda gizlidir,” vurgusundaki üzere özgürlük en büyük ütopyadır; sınırlamalardan, sınırlardan arınmaktır; daha da ötesi olmayan.</p>
<p>Yaşamı anlayıp, algılayabilerek zorunlulukları kavrayabilmek ve farkında olmaktır özgürlük.</p>
<p>Sınır tanımaz; Orhan Veli Kanık’ın “Heeey/ Ne duruyorsun be, at kendini denize:/ Geride bekleyenin varmış, aldırma;/ Görmüyor musun, her yanda hürriyet;/ Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol;/ Git gidebildiğin yere&#8230;” mısralarındaki üzere…</p>
<p>* * * * *</p>
<p>Evet hakkında durmadan söz edilendir özgürlük; “Ne olduğu?” ya da “Olmadığı!” ıska geçilerek!</p>
<p>Televizyonun karşısına geçip, programdan programa atlayıp zapping yaparak, saatlerce “dinlenmek”, “hoş ama boş vakit geçirmek” değildir. Aptallık özgürlük değildir çünkü.</p>
<p>Özgürlük, iki televizyon programı arasında, balık lokantasıyla kebapçı arasında, entel barla türkü bar arasında, Tekel 2000’le Marlboro Light arasında, iki otomobil markası veya hazır giyim mağazası arasında yapılan bir seçim de değildir.</p>
<p><em>Özgürlük, insanî dünyayı var edenlerin insanlar olduğu bilinciyle, yerkürenin soru(n)larını tükenmez bir enerjiyle anlamaya, çözmeye uğraşmaktır.</em></p>
<p><em>İnsan(lık)ın her şeyi yapmaya muktedir olduğunun; ama her şeyi yapmaması gerektiğinin bilincinde olmaktır. </em></p>
<p>Özgürlük sadece bir sınırsızlık değil, aynı zamanda bir sorumluluktur.</p>
<p>Sümerce “Amargi” olarak telaffuz edilen özgürlük, tarihi boyunca fedakârlığı, acı çekmeyi, göze almayı gerektirmişken; ben “Özgürüm!” diyebiliyor musunuz?</p>
<p>Hayır özgür falan değilsiniz; sadece zincirleriniz uzun.</p>
<p>Özgür değilsiniz! Borçlarınızla köleleştirildiniz…</p>
<p>Özgür değilsiniz! Özgür olmak bedel ödemeyi gerektirir ve o kadar da kolay, sıradan değildir çünkü..</p>
<p>Özgür değilsiniz! Yaşamlarınıza kölesiniz…</p>
<p>“Özgürlük” deyince önce insan olmayı hatırlayın; o, son model bir arabayla hız yapmak falan değildir!</p>
<p>Özgürlük çamurlu ayaklardır; dağınık saçlardır; ter kokar; uğruna dövüşülen, düşülendir veya zindandır büyük olasılıkla…</p>
<p>* * * * *</p>
<p>Burada durup; uzun bir parantez açalım…</p>
<p><em>“Virüs, kara kargalar, tabut gibi bir çatı… Her şeyin ölümü hatırlattığı bir ortam…”</em> (s.5) Bolu F Tipi’nden bizlere ulaşan bu satırlar; içerinin, içeride olmanın yani neyin ne olduğunu ve en önemlisi de özgürlüğün ne kadar elzem olduğunu anlatıyor anlayanlara!<a name="_ftnref2"></a><a href="#_ftn2#_ftn2"><sup>[2]</sup></a></p>
<p>* * * * *</p>
<p><em>“Özgürlük göreceli bir kavramdır,”</em> (s.7) diyorlar. Ancak bu kadar ya da sadece bu kadar değil elbette. Özgürlük, mücadele ve başkaldırılarla tanımlı değiştiren/ dönüştüren bir hakikât.</p>
<p>Bu konuda Elbistan E Tipi’nden Serdar Koç, <em>“Özgürlük bilinçtir./ Bilinci kadar özgürdür insan// İnsan bilinçle, yapıp ettikleriyle, kendini gerçekleştirdiğine göre,/ ‘özgürlük’ de kendini gerçekleştirebilmektir…”</em> (s.46)</p>
<p>Tokat T Tipi’nden Seyit Oktay, <em>“Özgürlük, içindekini sakınımsız söyleyebilme cesaretidir…”</em> (s.47)</p>
<p>Bafra T Tipi’nden Şemsettin Özer, <em>“Özgürlük/ bazen Bruno gibi/ ateşte yanabilmeyi/ göze alabilmektir/ bazen de bir çocuğun/ ağzındaki mızıka sesi kadar/ şen ve hür olabilmektir…”</em> (s.51)</p>
<p>Tekirdağ 2 No’lu F Tipi’nden Tayyar Eroğlu, <em>“Özgürlük;/ karanlığın en koyu anında,/ şafağın kızıllığına kanat açmaktır,”</em> (s.52) derlerken ekler özgürlük için Kandıra 2 No’lu F Tipi CİK’den Abdullah Kalay da: <em>“Rüzgârın tınısıyla şarkılar bestelemek/ Toprağa dokunmak, avuçlamak/ Ve sonra/ Nasırlı milyonlarca el ile buluşmak”!</em> (s.9)</p>
<p>Böyle tarifleniyor, nasıl realize edileceği ile özgürlük…</p>
<p>Aksi mümkün değil! Kim özgürlüğü, uğruna cezaevlerine girmeyi göze alanlar kadar iyi anlatabilir ki! Bir insandan, özgürlük tutkusu/ iradesi dışında her şeyini alabilirsiniz; ama o kadar işte. Çünkü özgürlük insan(lık)ın içindedir, tutkulu bir iradedir özgürlük zindanın zifiri karanlığında olsan dahi.</p>
<p>Bedeli ödenmesi gereken özgürlük, düşünmek, sorgulamak ve harekete geçmektir; bazen de nefes aldığında gökyüzünü görmek, çimlere dokunabilmektir.</p>
<p>Ya da Clement Duval’ın, “The policeman arrested me in the name of the law, i struck him in the name of liberty/ Polis beni kanun adına tutukladı, ben de ona özgürlük adına vurdum,” diye tarif ettiğidir.</p>
<p>Veya George Orwell’in, “İnsanlara duymak istemedikleri şeyleri söyleme hakkı”dır.</p>
<p>Özgürlük bir oluştur; hedeftir. İnsan(lık)ın durumunun yetersizliğini aşmaya uğraşan sonsuz bir praksis veya Oruç Aruoba’nın, “Özgürlük budur belki de:/ Sürekli bir yersizlik;/ Sürüp giden bir yol&#8230;”<a name="_ftnref3"></a><a href="#_ftn3#_ftn3"><sup>[3]</sup></a> diye formüle ettiğidir…</p>
<p>Nihayetinde Fyodor Mihailoviç Dostoyevski’nin, “Yaşamakla yaşamamak arasında hiçbir fark kalmadığında özgürlüğüne kavuşur insan,” düzlemde özgür irade ile ilintilidir özgürlük.</p>
<p>Öncelikle bilinç düzeyinde başlayıp; irade ile taçlandırılan özgürlük, tarihin kaybolmayan, uğruna devrimler gerçekleştirilen aslî değeridir.</p>
<p>Virginia Woolf’un, “Kadının özgürleşmesine erkeğin direniş tarihi, özgürleşme hareketinden bile daha ilginç,” uyarısındaki üzere özgürlük başkalarının, tüm ötekileştirilenlerin özgürlüklerine de sahip çıkmaktır; “Sevdiğimin özgür olmasını isterim, benden bile,”<a name="_ftnref4"></a><a href="#_ftn4#_ftn4"><sup>[4]</sup></a> vurgusundaki üzere Anne Lindbergh’ın!</p>
<p>Yani uğruna birçok şeyden vazgeç(ebil)mektir; “Bunu ben seçtim” diyerek sorumluluk alabilmektir.</p>
<p>Bu bağlamda özgürlük, özgür olabilmek için mücadele etmekte; kaybedecek hiçbir şey olmadığının bilincinde hareketlenmekte somutlanan William Wallace’ın iki dudağı arasındaki “son” sözcüktür.</p>
<p>Ve de başkaları tarafından engellenmeyip, zorlanmadan nefes almak.</p>
<p>Özcesi devrimlerin “gerekçesi”, “ereği”dir O!<a name="_ftnref5"></a><a href="#_ftn5#_ftn5"><sup>[5]</sup></a></p>
<p>* * * * *</p>
<p>Elbistan E Tipi CİK’den Ahmet Bilge’nin, <em>“Özgürlük, tanımlanamaz. Onu tanımlamak, ona bir kimlik vermektir,”</em> (s.11) deyişi oldukça (hadi postmodern demeyelim!) agnostik bir soru(n)dan malûl.</p>
<p>Agnostik özgürlüğün tarif(sizlik)leri kadar, negatif kullanım düzlemlerinden de uzak durmak gerek; mesela Kandıra 1 No’lu F Tipi CİK’den Deniz Tepeli’nin satırlarındaki üzere:</p>
<p><em>“Özgürlük, fantastik denilenbilecek kadar şaşkınlık verici ilginç bir kavram. Suratımıza sert bir yumruk olarak inen bu gerçek, her an her yerde bedenimize, ruhumuza, kişiliğimize saldıran erkek egemenliğinin eseri! (…) Yani şu barbar erkek egemenliği kadınlara, erkeksiz hava sahası olarak zindanı arzulanır kılıyor.”</em> (s.15)</p>
<p>Maksadını aşan bu tür bir “abartı”, “negatif özgürlük”e aitken; ister istemez zindanı “estetize” ediyor; hem de Angela Davis’in, “Ben, hapishanenin olmadığı bir toplumun gelecekte bir ihtimal olabileceğini ama bunun ancak itici gücün, kâr değil insanın ihtiyaçları olduğunu, dönüşmüş bir toplumda mümkün olabileceğini düşünüyorum. Günümüzde hapishanenin ortadan kaldırılmasının ütopik bir fikir gibi görünmesinin sebebi, tam da hapishane fikrinin ve onu destekleyen ideolojilerin çağdaş dünyamızda bu denli derinden kök salmış olmasıdır,” saptamasına rağmen…</p>
<p>Benzer bir “abartı” da Nâzım Hikmet ustanın, “Yaşamakta ayak direteceksin/ Belki bahtiyarlık değildir artık/ Boynunun borcudur fakat, düşmana inat bir gün fazla yaşamak” dizelerinin malumu olduğundan şüphe duymadığımız Gebze Kadın Kapalı CİK’den -24 yıllık- Gülazer Akın’ın <em>“Bir gün cenaze arabası dediğimiz ringde hastaneye gidiyordum. Çok üşüyor, zangır zangır titriyordum. Ringin küçük penceresinden dışarıyı görmeye çalışıyordum. Ötede bir mezarlık gördüm. Güneş bir mezara mertçe vuruyordu. Işıl ışıldı orası, belliydi, üşümüyordu, etrafında da duvarları, gardiyanları yoktu. Benden daha özgür ve şanslı gördüm o mezarı. Gıpta ile baktım, tek istediğim şuydu; keşke o mezar olsaydım… Bazen özgürlük bu oluyor,”</em> (s.27) satırlarıyla dikiliyor karşımıza!</p>
<p>İnsana zindanda ya da mezarda olmayı özletecek koşullarda özgürlükten nasıl söz etmeli? Yanıtı Tekirdağ 2 No’lu F Tipi CİK’den Emre Ünlü’nün şu satırları veriyor:<em> “Özgürlük,/ dört duvar arasında, demir parmaklıklar arkasında olunsa bile umudun ışığını taşıyabilmektir.”</em> (s.16)</p>
<p>Çünkü özgürlük, <em>“Cesaretin korkuya baskın gelmesidir, ”</em> (s.17) Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli CİK’den Ercan Binay’ın belirttiği gibi…</p>
<p>Kolay mı? Tam da Kandıra 2 No’lu F Tipi CİK’den Erkan Karataş’ın ifadesiyle, <em>“Yaşam sevgisini harlamak/ umudu büyütmektir.”</em> (s.20)</p>
<p>Veya yine Kandıra 2 No’lu F Tipi CİK’den Esat Naci Yıldırım gibi, <em>“Üç adım hücremde/ uçsuz bucaksız düşlerimde/ adımladığımdır özgürlük.”</em> (s.21)</p>
<p>Evet, evet <em>“Zalimin zulmü varsa mazlumun da özgür iradesi var,”</em> (s.22) Elbistan E Tipi CİK’den Felemez Erdem’in altını çizdiği üzere!</p>
<p>Hasılı özgürlükten anladığımız hiçbir zaman “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler,” boyutunda olmadı ve “Yetmeze de Evet” tarzında olmadı.</p>
<p>Çünkü V. İ. Lenin’in, “… ‘Özgürlük’ gösterişli bir kelimedir, fakat özgür ticaret adı altında, en acımasız savaşlar gerçekleşmiştir. ‘Özgür iş’ adı altında, köpek gibi çalışanlar soyulmuştur,” tümcesiyle tarif edilen negatif özgürlüğün sınıflı-sömürüyle, devreye soktuğu zihniyetle ilintili olduğunu hiç unutmadık; durmadan da altını çizdik.</p>
<p>Hasan Hüseyin Korkmazgil’e, “Nesini anlatayım ben özgürlüğün/ Gün olur zincire vurulmaktır özgürlük/ Gün olur/ Göğsünü gere gere ıslık çalmak caddelerde,” mısralarını kaleme aldırtan; Cemal Süreya’ya, “Geldiği gün,/ O gün ölmek yasak!” dedirten özgürlüğün, kimsesizlerin sahip olabileceği, olması gereken biricik şey olduğundan şüphe duymadık.</p>
<p>Albert Camus’nün, “Her özgürlüğün ucunda bir yargı vardır; işte özgürlüğün son derece ağır bir yük olması bundandır,”<a name="_ftnref6"></a><a href="#_ftn6#_ftn6"><sup>[6]</sup></a> notunu düştüğü özgürlüğün taammüden davranabilme yetisi olup; duruşunuzla, bakışınızla sınırlandığının altını çizdik ısrarla.</p>
<p>Sonra asla unutmadık: Özgürlük asla iktidardan gel(e)mezdi! Aksine daima iktidarın köleleştirdiklerinden gelirdi. Çünkü direniş/ başkaldırı tarihinin eseriydi O.</p>
<p>Yani ayağı yerde, başı bulutlarda meydan okumaktı. Kanatları(nız) kadardı. Yanmayı göze alıca inanılandı. Bedeli ödenen sözler kadardı…</p>
<p>Gerektiğinde her şeyden vazgeçmeyi göze almayı gerektiren özgürlük; sahip olduğumuz en önemli şeylerden biriyken; Marianne Williamson’un, “Korkularımızdan arındığımızda, diğer insanlara da özgürlük alanı bırakmayı ödevimiz belleriz,” betimlemesindeki var oluşun oksijeni; korkunun olmadığı yerdi.</p>
<p>‘Brave Heart/ Cesur Yürek’ William Wallace’ın, “Özgürlüğünüz olmazsa ne yaparsınız?” sorusuna kafa yormadıkça, uğruna kan dökülmedikçe ve doğru kullanılmadıkça hakkını veremeyeceğimiz hakikâtti özgürlük. Devrimden ayrı düşünülmemesi gerekendi.</p>
<p>Nâzım Hikmet’in, “Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar,” dizeleriyle betimlediği mükemmellikti.</p>
<p>* * * * *</p>
<p>Dedik ya; özgürlük bir ısrar, bir inat, bir tutku, bir iradedir Menemen T Tipi CİK’den Ferhan Mordeniz’in şu ifadesindeki üzere: <em>“İlk sevincidir var oluşun.”</em> (s.23)</p>
<p>“Hayır”; binlerce kez “Hayır”; abartı falan değil bu. Çünkü <em>“Özgürlük;/ sınırlandırılmış mekânlara, sınırsız düş doldurmaktır,”</em> (s.25) Kandıra 1 No’lu F Tipi CİK’den Gazel Bulut’un satırlarındaki üzere…</p>
<p>Ya da Diyarbakır D Tipi CİK’den Halil Güneş’e, <em>“Ve yaşamayı uğruna ölecek kadar seviyoruz./ Yaşıyor ve direniyoruz./ Çünkü özgürlük için direnmek yaşamaktır.”</em> (s.28)</p>
<p>Buncası hem “kolay”, hem de değildir; Tekirdağ 1 No’lu F Tipi CİK’den Hasan Şahingöz’ün, <em>“Toprağın derinliklerinde/ Tutsak yaşayan bir tohumun/ Özgürlüğüne kavuşması/ Sadece/ Birkaç damla yağmur/ Ve/ Bir parça güneşe bakar,”</em> (s.29) betimlemesindeki gibi…</p>
<p>Veya <em>“Geleceğin zapt edilemez ütopyasıdır”</em> (s.33) O, Kandıra 2 No’lu F Tipi CİK’den Kamil Turanlıoğlu’nun saptamasındaki üzere…</p>
<p>Bir de; Şakran 1 No’lu T Tipi CİK’den Murat Türk’ün altını çizdiği limit bir hâldir: <em>“Ulaşmak için değil/ yakınlaşmak için yürüyorsan/ Bataklıkta da tertemiz kalıyorsa vicdanın/ Yapacak bir şey kalmadı demiyorsa.”</em> (s.37)</p>
<p>İnsana yaşadığını hissettirir özgürlük. Bunun ille de bedensel özgürlük olmasına gerek yoktur. Örneğin bedeninizi tutsak edebilirler ama zihninizi asla!</p>
<p>Korkak insan özgür olamaz. Korku tutsak edip, umut özgür kılarken özgürlük korkunun girdiği yerde eksilendir. Eksilirse ol(a)mayandır. Kaldı ki, farklı olma hakkımızı kaybettiğimizde, özgürlüğü(müzü) de kaybederiz!</p>
<p>Yani özgürlüğün zıddı korkudur. Malum korkak insanın eli kolu bağlıdır. Özgürlüğün ilk şartı özgüvendir. Özgür insanın toplum gözünde statü kaybetme, ayıplanma korkusu yoktur.</p>
<p>Özgürlük gerçeğin bilincinde dünyayı değiştirmeyi istemektir. “İmkânsızı işte gerçekçi ol” diyen özgür insan(lar) için gerçekleşmez yoktur. Belki zaman alır, o kadar!</p>
<p>Kendi özgürlüğünde yapabileceklerini sınırlandıran tek kişi kendisidir. (Kapitalist vahşetin yerküresinde, ancak “deliler” özgürdür!)</p>
<p>Kolay mı? Özgürlük, engellere karşı koyabilmektir. Yüzünü güneşe dönmektir. Özgürlük, mücadele etmektir; Erich Fromm’un, “Tarih itaat etmeyen insanla yazılmaya başlanmıştır. Bu özgürlüğün ve ilerlemenin başlangıcı olmuştur,” notundaki üzere…</p>
<p>Özgürlük, ona ihtiyaç duyanlara müthiş bir güç verir, hayalleri büyütür ve özgürlüğü yok etmek isteyenlerde de müthiş bir korku yaratır.</p>
<p>İllüzyon değil idealdir; korkuyu göğüsleme, korkuyla yüz yüze gelme cesaretidir; Che Guevara’nın, “İki şeye hakkım var: Özgürlük ve ölüm. Birine sahip olamazsam ötekini isterim, çünkü kimse beni canlı tutsak edemez,” ifadesindeki kararlılıkla…</p>
<p>Birinin sana tanıyabileceği bir şey olmaya özgürlük, kimsenin senden alamayacağı bir şeydir; “Eğer uğrunda ölmeye hazır değilseniz, ‘özgürlük’ kelimesini lûgatınızdan çıkarın,” uyarısındaki gibi Malcolm X’in.</p>
<p>Bir şey daha: Bağışlanmış her “özgürlük” tutsaklıktır ve otoriteye başkaldırmayan, onun bir parçası hâline gelir…</p>
<p>* * * * *</p>
<p>Özetle özgürlük, var olanı aşarak yaratılandır; en önemlisi de, <em>“Özgürlük adına her şey/ anlamını insana kattığı değerde gizlidir,”</em> (s.40) diye ekler Diyarbakır Kadın Kapalı CİK’den Özlem Seyhan.</p>
<p>Yani Bolu F Tipi CİK’den Ömer Ramadan Özdurak’ın ifadesiyle, <em>“Ben ve biz olma hâlidir. (…) O ilk kucaklayış/ o ilk öpüşme demidir”</em>dir! (s.41)</p>
<p>Sonra da Kocaeli 2 No’lu F Tipi CİK’den Resul Sarıgül (Ozan Veli) gibi, <em>“Bir özgürlük nazlı mı nazlı/ gelip oturacak aramıza/ sen ben ve kızımız/ dünya bizim olacak”</em> (s.40) diyebilmektir.</p>
<p>Veya <em>“Özgürleşmek, kendi sınırlarını da aşmaktır,”</em> (s.42) der Kırıkkale F Tipi CİK’den Resul Kocatürk</p>
<p>Ancak, elbette bu kadar da kolay, “basit” ve “çizgisel” olmadığını, olamayacağını, <em>“Bu topraklarda özgürlük,/ büyülü haşin ve aman bilmez bir sevgilidir,”</em> (s.44) diye hatırlatır Rojbin Perişan…</p>
<p>Kolay mı? <em>“Özgürlük bilinçtir./ Bilinci kadar özgürdür insan,”</em> (s. 49) diye uyarır Elbistan E Tipi CİK’den Serdar Koç…</p>
<p>Ve nihayet <em>“Bir omuza (özgürlüğe) hasret/ hayat devam etmekte”</em> (s.57) Elazığ Kadın Kapalı CİK’den Zeynep Avcı’nın altını çizdiği gibi…</p>
<p>Evet, özgürlüğe giden yol sınırsızlıktan geçer!</p>
<p>Sokrates bir gün derste öğrencilerine birer beyaz kâğıt dağıtır ve üzerine bir daire çizmelerini ister.</p>
<p>Dairenin tam ortasına da bir nokta koymalarını söyler ve “Büyük mü yoksa küçük mü bir daire çizdiniz,” diye sorar.</p>
<p>Bazıları küçücük bir daire çizerken bazıları tüm kâğıdı doldurmuştur…</p>
<p>Sonra, “Dairenin, tam ortasındaki nokta sizsiniz. Daire ise, sizin yaşadığınız hayata koyduğunuz sınırlamayı temsil eder. Siz kendi dünyanızın merkezisiniz,” der.</p>
<p>Daha sonra da, “Şimdi daireyi silin. Geriye sadece nokta kaldı. Şimdi sınırı olmayan bir dairenin merkezindesiniz!” diye ekler.</p>
<p>Yaşam da tıpkı bizim düşüncelerimizde yarattığımız kadardır. Sınırsız bir evreni düşüncelerimizle sınırlandırır ve öyle olduğunu kabul ederiz.</p>
<p>Zihnimizi ve düşüncelerimizi ortadan kaldırdığımızda ise evrenle bir oluruz&#8230;</p>
<p>Demiştik ya, “Yönetenler özgürdür, özgür olanlar yönetir. Yönetilenler özgür değildir, özgür olmayanlar yönetilir,”<a name="_ftnref7"></a><a href="#_ftn7#_ftn7"><sup>[7]</sup></a> diye tarif edilen dünyada özgürlüğe giden yol sınırsızlıktan geçer!</p>
<p>Tam da burada “Devlet varken özgürlük yoktur; özgürlük hüküm süreceği zaman devlet olmayacaktır,” vurgusuyla V. İ. Lenin’in, “Bir kimse köle doğdu diye suçlanamaz; ama özgürlük uğruna savaşımdan kaçmakla kalmayıp köleliğini haklı bulan ve onu öven bir köle, haklı olarak, öfke, tiksinti ve nefret duyguları uyandıran bir aşağılık parazit, bayağının bayağısı bir köledir,”<a name="_ftnref8"></a><a href="#_ftn8#_ftn8"><sup>[8]</sup></a> uyarısının altını çizerek!</p>
<p>* * * * *</p>
<p>Dediklerimizi toparlarsak: Cemil Meriç vari, “Özgürlük, kendini bir yere, bir şeye bağlamak değil ise, o zaman ne işe yarar ki!” retoriklerini bir kenara bırakırsak; saf bağlamaktır, yanlılıktır, tercihtir elbette özgürlük…</p>
<p>Malum “Özgürlük mutlaka paylaşılacak/ Suç ortağı bir sevgili ile,”<a name="_ftnref9"></a><a href="#_ftn9#_ftn9"><sup>[9]</sup></a> diye uyarır Attila ilhan…</p>
<p>Eklemeden geçmeyelim: “Özgürlük ağır bir yüktür, ruhun yüklenmesi gereken büyük ve garip bir sorumluluk. Kolay değildir. Verilen bir armağan değil, yapılan bir seçimdir; bu seçim de zor bir seçim olabilir. Yol yukarıya, ışığa doğru çıkar; ama yüklü yolcu oraya hiçbir zaman varmayabilir.”<a name="_ftnref10"></a><a href="#_ftn10#_ftn10"><sup>[10]</sup></a></p>
<p>Seyyid Kutub’un, “Özgürlük bütünüyle Allah’a teslim olmaktır. Bu eylemin dışında kalan her şey ise köleliktir,”<a name="_ftnref11"></a><a href="#_ftn11#_ftn11"><sup>[11]</sup></a> deyişine gelince; “ni dieu ni maitre/ ne tanrı ne efendi” demeden özgürlük mümkün mü? Hem gökyüzüne emanet edilen özgürlük yeryüzüne indirilemez ki!</p>
<p>Immanuel Kant’ın, “Yaptıklarımızda ve yapmadıklarımızda aklı kullanmamızı olanaklı kılan tek patikadır,”<a name="_ftnref12"></a><a href="#_ftn12#_ftn12"><sup>[12]</sup></a> tanımıyla müsemma özgürlük; insanın kaybedecek bir şeyinin olmamasıdır; inanarak, bilinçle yaşamaktır; Spartacüs’tür; herkesin taşımaya tahammül edemeyeceği yüktür.</p>
<p>Ve Montesquieu’nün ifadesiyle, “Yasalarca yasaklanmamış her şeyi yapabilmek” ise özgürlük; gardiyana aşık olan nasıl sever özgürlüğü? Mümkün mü!</p>
<p>Epiktetos’a, “Eğer aradığınız şey özgürlük ise, hiçbir şey arzu etmeyin ve başkalarına dayalı her şeyden uzak durun, yoksa her zaman yardım edilemez bir köle olarak kalırsınız… Senden alınan şeylere karşı, senden alınamayacak olanları koysana! Bu, senin iradendir. İradenin hürriyetine ise, Jüpiter bile müdahale edemez. İşte asıl özgürlük budur”; Emil Cioran’a, “Özgür olduğumu hissediyorum ama olmadığımı biliyorum,” dedirtendir.</p>
<p>“Özgür olmaktan korkmuyorum, başka türlü yapamam, öyleyse varım,” dedirten; insanı insan yapan; emek isteyen şeydir; bedava dağıtılmaz.</p>
<p>Leo Buscaglia’nın, “Hiç risk almayan kişi, belki acı ve üzüntülerden korunabilir; ama büyüyemez, sevemez, değişemez, hissedemez, öğrenemez. Garanti arayışlarıyla zincirlenmiş bir köle olarak yaşarken, bedelini, özgürlüğünü kaybederek öder. Sadece, riski göze alabilen kişi özgürdür”…</p>
<p>Friedrich Nietzsche’nin, “Kendimizden sorumlu olma iradesidir”…</p>
<p>Nikos Kazancakis’in, “Hiçbir şey ummuyorum, hiçbir şeyden korkmuyorum, özgürüm,” dedirten “çılgınlık”tır.</p>
<p>Malum: Alıştığın kadar esir, vazgeçebildiğin kadar özgürsündür nihayetinde…</p>
<p>Yani size sunulan şeylerden birini seçmek özgürlük değildir. Seçme zorunluluğu aksine köleliktir.</p>
<p>Aksine, “Uçmak, uçmak böylece sonsuzluğa dek&#8230; Özgürlük bu olsa gerek. Kafam hep böyle hafif, hep böyle havadan sarhoş. Yemek, yutmak, sindirmek rüzgârı&#8230; Ve sonunda rüzgâr olmak. Rüzgâr gibi -hayır gibi değil, rüzgâr olarak- esmek, esmek&#8230;”<a name="_ftnref13"></a><a href="#_ftn13#_ftn13"><sup>[13]</sup></a> tanımı ile eşdeğer düşünebildiğindir, hayal edebildiğindir özgürlük, kanatlarının olmasıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>15 Kasım 2020 22:45:27, İstanbul.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>N O T L A R</em></strong></p>
<p><a name="_ftn1"></a><a href="#_ftn1#_ftn1"><sup>[*]</sup></a> Kaldıraç, No:233, Aralık 2020…</p>
<p><a href="#_ftnref1#_ftnref1"><sup>[1]</sup></a> Ernest Hemingway.</p>
<p><a name="_ftn2"></a><a href="#_ftnref2#_ftnref2"><sup>[2]</sup></a> Görülmüştür Kolektifi-Red Fotoğraf Grubu, Özgürlüğün Sesi: 50 Mahpus-50 Fotoğrafçı, Ütopya Yay., 2020, 60 sayfa.</p>
<p><a name="_ftn3"></a><a href="#_ftnref3#_ftnref3"><sup>[3]</sup></a> Oruç Aruoba, Yürüme, Metis Yay., 2014.</p>
<p><a name="_ftn4"></a><a href="#_ftnref4#_ftnref4"><sup>[4]</sup></a> “Gerçek aşk seni özgürlüğe götürür. Özgürlük en yüksek zirvedir, en yüksek değer. Ve aşk da özgürlüğe en yakın olandır; aşktan sonraki adım, özgürlüktür. Aşk, özgürlüğe karşı değildir; aşk özgürlüğe giden bir basamaktır. (Osho.)</p>
<p><a name="_ftn5"></a><a href="#_ftnref5#_ftnref5"><sup>[5]</sup></a> “Özgürlük zor ve baskının olmamasından çok daha fazla bir şey demektir. Özgürlük, yaşamı bütünüyle yaşama demektir; yeterli beslenme, giyinme ve barınma konusunda, bedenin gereklerini karşılamak için ekonomik olarak, ayrıca aklın etkinlik alanını genişletmek, kişiliği geliştirmek ve kişiliğimizi ortaya için etkin fırsat ve olanaklara sahip olmak demektir.</p>
<p>Bu özgürlük anlayışı, isteklerini daima tatmin etme ve zihinsel yetilerini geliştirme olanağına sahip olmuş kimseleri şaşırtabilir. Bunlar için özgürlük, yalnızca haklarına müdahale edilmemesi ile ölçülür. Oysa insanlığın büyük çoğunluğu için özgürlük haklarla değil, ekmek, tatil, ve dinlenme ve güvenlikle ölçülür.</p>
<p>Bu daha geniş anlayışın geçerliliğini saptamak için bir kaç soru sormak yeterlidir.</p>
<p>İşsiz ve aç bir insan özgür müdür?</p>
<p>Kitap ve kültür dünyasının kapıları kendisine kapanmış, okuma-yazma bilmeyen cahil bir insan özgür müdür?</p>
<p>Yılın 52 haftasında çalışmak zorunda olan, dinlenme, tatil, gezmek için bir kaç günü bir araya getiremeyen bir insan özgür müdür?</p>
<p>Gece gündüz, iki yakasını bir araya getirme tasasında olan bir insan özgür müdür?</p>
<p>Her an işini kaybetme korkusu içinde olan bir insan özgür müdür?</p>
<p>Yetenekli ama yeteneklerini geliştirecek öğrenim olanaklarından yoksun bir insan özgür müdür?</p>
<p>Elbette değildir…” (Leo Huberman, Sosyalizmin Alfabesi, çev: Alaattin Bilgi, Sol Yay., 1966.)</p>
<p><a name="_ftn6"></a><a href="#_ftnref6#_ftnref6"><sup>[6]</sup></a> Albert Camus, Düşüş, çev: Hüseyin Demirhan, Can Yay., 2000.</p>
<p><a name="_ftn7"></a><a href="#_ftnref7#_ftnref7"><sup>[7]</sup></a> Zygmunt Bauman, Özgürlük, çev: Kübra Eren, Ayrıntı Yay., 2015, s.34.</p>
<p><a name="_ftn8"></a><a href="#_ftnref8#_ftnref8"><sup>[8]</sup></a> V. İ. Lenin, Ulusların Kaderlerini Tayin Hakkı, çev: Muzaffer Erdost, Sol Yay., 1968.</p>
<p><a name="_ftn9"></a><a href="#_ftnref9#_ftnref9"><sup>[9]</sup></a> Atilla ilhan, Ayrılık Sevdaya Dahil, İş Bankası Kültür Yay., 2003.</p>
<p><a name="_ftn10"></a><a href="#_ftnref10#_ftnref10"><sup>[10]</sup></a> Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil-Yerdeniz Üçlemesi 3, çev: Çiğdem Erkal, Metis Yay., 2000</p>
<p><a name="_ftn11"></a><a href="#_ftnref11#_ftnref11"><sup>[11]</sup></a> Seyyid Kutub, Fi Zılal’il Kur’an Tefsiri (10 Cilt Takım), çev: Salih Uçan-Vahdettin İnce, Tayf Yay., 2016.</p>
<p><a name="_ftn12"></a><a href="#_ftnref12#_ftnref12"><sup>[12]</sup></a> Immanuel Kant, Ahlâk Metafiziğinin Temellendirilmesi, Katkıda Bulunan: Harun Tepe-Yusuf Örnek-Gertrude Durusoy-Abdullah Kaygı, çev: İoanna Kuçuradi, Türkiye Felsefe Kurumu Yayınevi, 2009.</p>
<p><a name="_ftn13"></a><a href="#_ftnref13#_ftnref13"><sup>[13]</sup></a> Pınar Kür, Yarın Yarın, Everet Yay., 2004.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fozgurluk-mu-dediniz%2F&amp;linkname=%C3%96ZG%C3%9CRL%C3%9CK%20M%C3%9C%20DED%C4%B0N%C4%B0Z%3F%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fozgurluk-mu-dediniz%2F&amp;linkname=%C3%96ZG%C3%9CRL%C3%9CK%20M%C3%9C%20DED%C4%B0N%C4%B0Z%3F%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fozgurluk-mu-dediniz%2F&amp;linkname=%C3%96ZG%C3%9CRL%C3%9CK%20M%C3%9C%20DED%C4%B0N%C4%B0Z%3F%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fozgurluk-mu-dediniz%2F&amp;linkname=%C3%96ZG%C3%9CRL%C3%9CK%20M%C3%9C%20DED%C4%B0N%C4%B0Z%3F%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fozgurluk-mu-dediniz%2F&#038;title=%C3%96ZG%C3%9CRL%C3%9CK%20M%C3%9C%20DED%C4%B0N%C4%B0Z%3F%21" data-a2a-url="https://www.politikhane.com/ozgurluk-mu-dediniz/" data-a2a-title="ÖZGÜRLÜK MÜ DEDİNİZ?!"></a></p><p>The post <a href="https://www.politikhane.com/ozgurluk-mu-dediniz/">ÖZGÜRLÜK MÜ DEDİNİZ?!</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.politikhane.com/ozgurluk-mu-dediniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1364</post-id>	</item>
		<item>
		<title>GOMİDAS’LI HALK MÜZİĞİ(MİZ)</title>
		<link>https://www.politikhane.com/gomidasli-halk-muzigimiz/</link>
					<comments>https://www.politikhane.com/gomidasli-halk-muzigimiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Temel Demirer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Dec 2020 11:59:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.politikhane.com/?p=1315</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEMEL DEMİRER “Biz değil yaşayan acılardır. Gitsem de her yerde biraz vardır.”1 &#160; “Türküler acıların aynasıdır”;2 isyanın da; bundan hiç şüphem olmadı! Türküleri, ezen-ezilen ilişkisinden doğan &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.politikhane.com/gomidasli-halk-muzigimiz/">GOMİDAS’LI HALK MÜZİĞİ(MİZ)</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;">TEMEL DEMİRER</p>
<p style="text-align: right;">
<p style="text-align: right;"><em>“Biz değil yaşayan acılardır.</em></p>
<p style="text-align: right;"><em>Gitsem de her yerde biraz vardır.”<a name="_ftnref1"></a><a href="#_ftn1#_ftn1"><sup>[1]</sup></a></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Türküler acıların aynasıdır”;<a name="_ftnref2"></a><a href="#_ftn2#_ftn2"><sup>[2]</sup></a> isyanın da; bundan hiç şüphem olmadı!</p>
<p>Türküleri, ezen-ezilen ilişkisinden doğan ve bunu başkaldırıyla ifade eden halkın adalet arama serüveni gibi de görebiliriz. Neşet Ertaş’a ait olan “Nerede bir türkü söyleyen varsa, korkma yanına otur. Çünkü kötü insanların türküleri yoktur,” ifadesi de bunu destekler niteliktedir.<a name="_ftnref3"></a><a href="#_ftn3#_ftn3"><sup>[3]</sup></a></p>
<p>Gerçekten de türkülerin hikâyesini bozkırın sınırsız, içten sesi Neşet Ertaş’ın, “Türküleri, bozlakları, halay havalarını asırlar boyunca biz üretiyoruz. Türkiye’nin her yerinde varık biz, her yerinde üreten insanlarız&#8230; Atadan, dededen gelen bir kanalın getirileriyiz biz. Ta Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun, Arzu ile Kamber, Pir Sultan Abdal, tarihler boyundan beri gelen bir kanalın getirileriyiz biz&#8230;”<a name="_ftnref4"></a><a href="#_ftn4#_ftn4"><sup>[4]</sup></a> sözlerindenn daha iyi kim anlatabilir mi?</p>
<p>Elbette Mart 1971 tarihli satırlarıyla Yaşar Kemal: “İnsanlık kendi kendini yaratırken iptida ses vardı. Sözden önce. İnsanlık acı çekmeye, gülmeye, ağlamaya başladığında, çalışmaya giriştiğinde iptida ses vardı. Ses söz oldu, türkü oldu. Türkü, insanlığın bütün duygularını kapsadı. Sözden önce İnsanlığın duygularını anlatan yalnız ve yalnız sesti. Ses ağıttı, acıydı, sevinçti. İnsanlık yüz binlerce milyonlarca milyonlarca ölüm olayı, hastalık, ayrılık, yoksulluk olayı, sevinç, zafer, güzellik olayı karşısında milyonlarca ezgi oluşturdu. Bir ezgiyi insanlar insanlara, kuşaklar kuşaklara, çağlar çağlara taşıdı. Ezgi insandan insana, çağdan çağa geçtikçe, bir suyun altında yüz binlerce yıl yıkanmış çakıltaşları gibi düzeldi, güzelleşti, zenginleşti.</p>
<p>Çağlar geçtikçe, örneğin bir ölüm olayını ele alayım, ölüm olayı üstüne her boyun, her kuşağın, her insanın, ölüm ezgilerine bir katkısı oldu. Bütün dünyada, her boyda, her halkta, her millette, her çağda ayrı ayrı ezgiler yapıldı ölüm üstüne. Ölüm ezgilerini halklar zenginleştirdi. Bu zenginleşen ölüm, İnsanlığın ta yüreğinin kokuydu. Temelde olan bir duygusuydu, yok olmanın acısı&#8230; Her insan, ölüm acısını çeker. Homeros, ‘İlyada’ da der ki, dünyada tek ölüm acısı çeken yaratık insandır, çünkü yalnız o öleceğini bilir, ölümün bilincine varır. Ve İnsanlık bu köklü acısını çağlar boyunca, milyonlarla milyonlarla insanın acısıyla ezgileştirir, türkü yapar…</p>
<p>Her türkü bir toplumsal ya da kişisel olay üstünedir. Durup dururken türkü çıktığı görülmüş değildir. İşte gücü de buradadır türkünün. Söz gücü de ses gücü de. Sesler de, sözler de ilk çıktıkları gibi kalmazlar, insandan insana, çağdan çağa değişirler, güzelleşirler.”</p>
<p>Evet Nâzım Hikmet’in dizelerindeki üzere: “İnsanların türküleri kendilerinden güzel,/ kendilerinden umutlu,/ kendilerinden kederli,/ daha uzun ömürlü kendilerinden./ Sevdim insanlardan çok türkülerini./ İnsansız yaşayabildim/ türküsüz hiçbir zaman./ Kadınlarımı aldattım, türkülerini asla/ Hiçbir zaman beni aldatmadı türküler de./ Türküleri anladım hangi dilde söylenirse söylensin./ Bu dünyada yiyip içtiklerimin,/ Gezip tozduklarımın,/ Görüp işittiklerimin,/ Dokunduklarımın, anladıklarımın/ Hiçbiri, hiçbiri,/ Beni bahtiyar etmedi türküler kadar&#8230;”</p>
<p>* * * * *</p>
<p>Türkülerin, halk müziğinin öneminden, işlevinden bilgi sahibiyiz de; bu gerçeğin mütemmim cüzü Gomidas Vartabed’li halk müzik(imiz)den haberdar mıyız?</p>
<p>O; XIX. yüzyılda, Kütahya’lı bir müzikologdu.</p>
<p>Müzikoloji tarihi Avrupa ve Amerika merkezli başlamışken, Gomidas Vartabed’in çalışmalarının da aynı döneme denk geldiğini söyleyen Burcu Yıldız ekler: “Gomidas Vartabed tam da bu dönemde müzikolojinin bilimsel bir disiplin hâline dönüşmesi üzerine tartışmaların yürütüldüğü bir ortamda bulunuyor. Berlin’e gidip Uluslararası Müzik Cemiyeti’nin toplantılarına katılıp Ermeni müziği üzerine sunumlar yapıyor. Hem bu araştırmayı yapıp hem de bir yandan aslında bu toprakları temsil eden bir kimlik.</p>
<p>Ben çalışmalarının bu kapsamını anlamaya başladığımda gerçekten şok olmuştum, çünkü genelde bizde halk müziği araştırmaları özellikle Cumhuriyet sonrası dönem olarak tartışılır ve konuşulur. Türkiye’deki halk müziği genelde 20’li yıllar itibarıyla başlatılmıştır, ama baktığınızda Gomidas Vartabed’in çalışmaları çok daha erken dönemde başlamış. Sadece Ermenice derlemeleri açısından değil, Türkçe ve Kürtçe derlemelerinin olduğunu da biliyoruz.</p>
<p>Aslında sadece Gomidas’ın değil, Pahtikos isimli bir Rum araştırmacının da erken dönem derlemeler yaptığı bilinir, bu çalışmalara Türkiye’deki araştırmacılık tarihine tarihsel perspektif kazandırmak açısından da çok ihtiyacımız var.”<a name="_ftnref5"></a><a href="#_ftn5#_ftn5"><sup>[5]</sup></a></p>
<p>Gomidas Vartabed çoğunlukla bugünkü Ermenistan Cumhuriyeti içerisinde yer alan Doğu Ermenistan köylerini gezip Ermenice ve Kürtçe şarkılar derliyor, Kütahya, İstanbul ve Eçmiadzin’de dinlediği Türkçe şarkıları notaya alıyor, Sarkis Hayguni’nin Ermeni-Kürt destanları derlemesinden parçaların transkripsiyonlarını yazıyor ve bu transkripsiyonlar, birçok Kürt müziği araştırmacısı tarafından notaya aktarılan ilk Kürtçe derlemeler olarak tanımlanıyordu. <a name="_ftnref6"></a><a href="#_ftn6#_ftn6"><sup>[6]</sup></a></p>
<p>* * * * *</p>
<p>Rahip Vartabed Gomidas (Soğomon Soğomonyan) 26 Eylül 1869’da Kütahya’da doğdu. Annesi 1870’te, babası ise 1880 yılında öldü, ikisi de müzisyendi. Anasını babasını kaybettikten sonra dini bir eğitim veren okula gönderildi. Yıllar sonra Kütahya’yı ziyarete gittiğinde, anne ve babasının bestelediği Türkçe şarkıların hâlâ söylenmekte olduğunu görmüş, onları kayıt altına almıştı.</p>
<p>12 yaşındayken eğitim görmek üzere Ermenistan’a giden Gomidas, Erivan’a yakın Echmiadzin’da kurulan Ruban okulunda okudu. Ermeni nota sisteminde de ustalaşıp müzik hocası oldu. Daha sonra rahip olmaya karar verdi. 1893 yılında da “Apeğa”lıya yükselmesiyle VII. yüzyılda yaşamış Ermeni halk ozanı Katolikos Gomidas’a atfen Gomidas ismini aldı. 1895’te de papaz anlamına gelen Vartabet unvanına layık görüldü.</p>
<p>Gomidas, 1896-1899 kesitinde dönemin Katolikos’un izniyle Almanya’ya giderek, Berlin’de müzik tarihi ve teorisi, enstrüman bilgisi üzerine dersler aldı. Aynı zamanda piyano, kompozisyon, orkestrasyon üzerine kendini geliştiren Gomidas, Tiflis ve Berlin’de konservatuvar öğrenimi gördü. Doğu müziğine ilgili birikimine çok sesli Batı müziği uzmanlığını da ekledi. Artık dünya çapında bir kompozitördü.</p>
<p>Klasik Batı müziği, kilise müziği ve halk müzikleri üzerinde çalışan Gomidas, XIX. yüzyıl sonlarından itibaren Anadolu’yu karış karış gezerek Ermeni halk müziğinin yanı sıra Türk, Kürt ve İran halk müziklerinden derlemeler yaptı. Bu çalışmalar sayesinde, çok kısa bir süre sonra savaşlar, kırımlar ve göçlerle büyük kayıplar verecek olan Anadolu’nun çeşitli bölgelerindeki halk şarkıları kayıt altına alınmış ve notaya geçirilmiş oldu.<a name="_ftnref7"></a><a href="#_ftn7#_ftn7"><sup>[7]</sup></a></p>
<p>Ermeni halk şarkıları, kilise müziği, çok sesli Batı geleneği üzerinde çalışarak geçti yıllar. Sonra hayat nehrinde izlediği yol onu Berlin’e çıkardı. Batı’yı, çok sesli müziği bu Alman kentinde daha iyi tanıdı. Birbirinden güzel besteler yaparken bir yandan da Anadolu ve Kafkasya köylerinde derlediği Ermenice, Kürtçe, Türkçe halk şarkıları üzerinde çalışıyor ve onları çok seslilikle yoğuruyordu. Halk ezgilerini Hampartsum (Limonciyan Hampartsum) notalarına, daha sonra da Avrupa’nın kullandığı notalara geçirecekti. Ayrıca kendi gayretiyle pagan zamanların Ermeni müzik geleneğini bu günlere aktaran ‘Haz’ nota tekniğini öğrenip geliştirerek, eski kilise kantiklerini gün yüzüne çıkarıp unutulmamalarını sağladı.</p>
<p>Avrupa müzik geleneğinin Bach’ın klasizminden Lizst ve Chopin’in romantizmine nasıl evrildiğine dair çalışmalar içine girdi. Doksandan fazla koro kurup çok sesli müziğin temellerini attı. Düğün ve aşk, ninni ve dans müziklerinden oluşan Ağın Ezgilerini yayınladı. Önce Tiflis’e giderek Rimsky- Korsakoff’dan eğitim almış, Avrupai çok sesli müziği özümsemiş Magar Yegmalyan’dan ders alarak kendini daha da geliştirme fırsatı bulmuştu. Daha sonra da Berlin’de Avrupa müzik konservatuvarına kabul edildi.</p>
<p>Gomidas, Ermeni müziğine özellikle çok seslilik açısından yenilikler getirdi, şu an Ermeni kiliselerinde okunan ve “Badarak” tabir edilen çok sesli ayin müziklerinden birini besteledi. Eğer koşullar elverseydi şair Hovhannes Tumanyan’ın uzun şiiri Anuş’u opera olarak yeniden yaratacaktı; olmadı. Ermeni müziği hakkında bilgisi olanlar, “Bu operayı Armen Tigranyan bestelemişti. Librettosunu da Tumanyan’ın uzun şiirinden yola çıkarak yine Tigranyan yazmıştı,” diyebilirler.</p>
<p>Evet, Ermeni müziğinin renklerini taşıyan ilk opera olan Anuş’u Tiflisli besteci Tigranyan besteledi. Ancak 1903’te, Tigranyan’dan çok önce Tumanyan’ın şiiri üzerinde çalışmaya başlayan Gomidas, eğer yolu soykırımla kesilmeseydi bu operanın yaratıcısı olarak anılacaktı. Derler ki, Rahip Gomidas, şair Tumanyan’dan Anuş’un metninde bazı değişiklikler yapmasını istemiş ama o sırada çok meşgul olan şair bir türlü bestecinin istediği düzeltmeleri yapacak vakit bulamamış. Gerçi Gomidas yine de bu uzun şiir üzerinde çalışmış. Ancak zaman, acılar ve Gomidas’ın 1915’te aklını yitirmesi yüzünden bu çalışmaların büyük bir kısmı kaybolacaktı. Rahibin bu opera üzerindeki çalışmalarından birkaç şarkı kaldı geriye.</p>
<p>Claude Debussy’nin, “Sizin müziğinizin önünde diz çöküyorum” dediği Gomidas, İstanbul’a geldiğinde 1910 yılını gösteriyordu takvimler. Kentte herkes o güleç yüzlü, mütevazı rahibi tanıyor, onun müziğini hayranlıkla dinliyordu. Sadece Ermeniler değil, Türkler de onun dehasının önünde saygıyla eğiliyordu. İstanbul’da büyük bir koro ‘Kusan’ kurdu Gomidas, yetiştirdiği koristlerle birlikte müziği farklı kentlere, ülkelere götürdü&#8230;</p>
<p>O, büyük bir müzisyendir. O bu toprakları çok sevdi. Bu toprakların sesini… Bu toprakların hüzünlü müziğini… İnsanını çok sevdi… Bu yüzden yollara düştü. Şehir şehir, köy köy dolaştı. Halkın söylediği türküleri topladı. Onları notaya geçirdi. Ermeni, Türk, Kürt ayrımı yapmadı, kim ne söylüyorsa kayıt altına aldı. Yaptığı 4 bin derlemeden sadece bin 200 kadarı günümüze kaldı. Ermeni malları gibi, Gomidas’ın müzikleri de talan edildi.</p>
<p>Anadolu’da köy köy gezerek 4 binden fazla Kürtçe, Ermenice, Farsça, Türkçe ve Arapça şarkı ve türküleri derleyip notaya geçirmesinin yanı sıra bu şarkılar üzerine makaleler yazarak dünyanın birçok yerinde konferanslar verir. Gelen teklifler üzerine 1910 yılında çalışmalarına İstanbul’da devam eden Gomidas’a Pera’da bir ev tahsis edilir. İstanbul’da içlerinde Halide Edip Adıvar, Mehmet Emin Yurdakul, Hamdullah Suphi Tanrıöver gibi önemli sanatçıların ve bürokratların bulunduğu ciddi bir hayran kitlesi olur.</p>
<p>* * * * *</p>
<p>“Sonrası mı?”</p>
<p>Bir gece kapısı çalındığında, Gomidas Vartabed telaşlanmadı. Zaman zaman gelen arkadaşlarından alışkındı bu duruma. Her zamanki gibi çalışmakta olduğu piyanonun başında, sakince gelenleri bekledi… Zor bir dönemden geçiyoruz, diye düşündü. Nasıl da yorgunum oysa yapabileceklerimin çoğuna daha başlamadım bile&#8230; Çankırı’ya sürgün edilme kararı yüzüne okuduğunda, şaşırmıştı. Tamam, İttihatçı yönetim bir takım Türkçülük üzerine çalışmalar yapmaya başlamış; Osmanlı’nın o çoğulcu, çeşitli halklardan oluşan yapısını etkilemeye başlamıştı. Oysa üç hafta önce düzenledikleri geceye katılıp, sesi ve müziğiyle katkı yapmış, övgüler almıştı.</p>
<p>“1915’den sadece üç hafta önceydi, diye sesli düşündü.” Genç Türkler hükümetinin Türk milliyetçiliği ve kimliğini tanıtmak üzere, bir grup Türk aydını, müzik, şiir ve konuşmalardan oluşan bir gece düzenlenmişti. Türkiye’nin görüntüsünü yükseltmek, kötü propagandayı önlemek, dosta düşmana zorba olmadıklarını anlatmak için yapılan programa istemese de gitmek zorunda hissetmişti kendini… Bu kültür kutlamasına başka hiçbir Ermeni çağrılmadığını ancak gittiğinde anlayacaktı…</p>
<p>Teşrifatçı Hamdullah Suphi o gece şöyle konuşmuştu: “Bu Anadolu çocuğu, din adamı adanmışlığı ve çalışkanlığıyla Ermeni müziğini kanatlandırdı… Zamanının çoğunu dağda, tepede ve en ücra köylerde halk şarkılarını toplayarak geçirdi. Gerçek şu ki Ermeni milleti, kültürel hayatımızın sınırıdır. Nereye giderseniz gidin, Anadolu’nun her köşesinde yaratıcı Ermeni zekâsı ve sanatı sizi selamlayıp ben buradayım diyecektir. Sultanların sarayına gidin mimarları mutlak Ermeni’dir… Kuyumculuktan, Tıp okuluna, bilimsel kitaplara kadar hepsi Ermenilerin eserleridir… Bunlar yüzyıllardır birlikte yaşadığımız insanlardır.”</p>
<p>O yüzden o gece kendini gelip alanlara direnmemiş, nasıl olsa hatalarının farkına varacaklardır, diye düşünmüştü…</p>
<p>Bu toplantıdan sadece üç hafta sonra 24 Nisan 1915’te Talat Paşa’nın emriyle milliyetçi olduklarından şüphe duyulan 200’den fazla lider özellikli Ermeni tutuklandı. Birkaç hafta sonra da büyük bölümü imha edilen 2345 lider daha… Hepsi de memleketini seven, çalışkan, dürüst insanlardı.</p>
<p>Gomidas sessiz bir tevekkülle kendini almaya gelenlere teslim oldu. Kötü bir olayı aklına bile getirmeyen Gomidas bunu bir şaka olarak nitelendiriyordu. “Birileri mutlaka bana şaka yapıyor. Gideceğim sonra da kahkahayla gülecek ve omzuma vuracaklardır…” Lakin bu şaka o kadar uzun ve acılı olacaktı ki…</p>
<p>Sonra 7 Mayıs 1915’te Talat Paşa şifreli bir telgrafla içlerinde Gomidas’ın da olduğu sekiz kişinin İstanbul’a dönebileceklerini yazacaktı. Ne yazık ki yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan birçok Ermeni bir daha gökyüzünü göremeyecekti…</p>
<p>Gomidas’ın bir daha dünyada hiçbir yerde kendini evinde hissetmemesine yol açan tehcir sırasında yaşadığı ve tanık olduğu olaylar olacaktır. Bilindiği gibi İstanbul’dan tehcire gönderilen aydınlardan çok az bir bölümü geriye dönebilmişti.</p>
<p>Gomidas’ın tehcirden dönüşüyle ilgili olarak farklı görüşler öne sürülmektedir. Bunlardan biri, rahip Gomidas’ın Halide Edip, Mehmet Emin (Yurdakul) gibi Osmanlı yönetimi üzerinde etkisi olabilecek aydınlar ve Türk Ocağı yöneticilerinin telkinleri sonucu serbest bırakıldığı yönündedir. Gomidas’ın bu aydınlarla ilişkisinin olduğu bilinmektedir. Ancak onun tehcirden dönebilmesinin, bu aydınların telkinlerinden ziyade Amerika’nın Osmanlı İmparatorluğu’ndaki büyükelçisi (1913-1916) Henry Morgenthau’nun girişimleriyle mümkün olabildiği iddiası daha kuvvetli görünmektedir.</p>
<p>Morgenthau da anılarında, isimlerini vermediği yedi Ermeni’yi tehcirden kurtardığını anlatmaktadır. Bir başka iddia da Şehzade Abdülmecid’in devreye girip Gomidas için özel bir af çıkarttığı yönündedir. Şehzade Abdülmecid’den devreye girmesini isteyen Dr. Vahram Torkomyan’ın eşiydi, zira Dr. Torkomyan Şehzade Abdülmecid’in özel doktoruydu ve Gomidas da şehzadenin eşinin müzik öğretmeniydi. Çankırı’da affedilerek dönmelerine izin verilenler arasında Gomidas’ın yanı sıra yedi kişi daha vardı: Bunlar Peder Garabet Kerovpyan, Dr. Vahram Torkomyan, Yervant Tolayan, Agop Nargileciyan, Zare Bardizbanyan, Püzant Keçyan ve Rafael Karagözyan’dı.<a name="_ftnref8"></a><a href="#_ftn8#_ftn8"><sup>[8]</sup></a></p>
<p>Halide Edip’in ve Türk Ocağı yöneticilerinin rahibin tehcirden dönüşündeki rolleri tartışmalıdır, ancak Gomidas’ın onlarla ilişkileri olduğu da kesindir. Halide Edip’in rahip Gomidas’dan sevgiyle söz ettiği satırlar bunun bir göstergesidir: “İnsan ve sanatçı olarak çok nadir karşılaşabileceğiniz bir değerdi. … Gomidas benim evime de gelir, saatlerce çalar, söylerdi.”</p>
<p>“Bu ziyaretler Ermenilerle Türklerin birbirlerini boğazladıkları zaman dahi devam etti. İkimizin de içinde, bu vaziyet, birbirimize ifade edemediğimiz bir acı uyandırmıştı.”<a name="_ftnref9"></a><a href="#_ftn9#_ftn9"><sup>[9]</sup></a></p>
<p>Halide Edip’in sözünü ettiği Kadırga’daki evidir ve rahip Gomidas da o evin müdavimleri arasındadır. Türk Ocağı’nda başka milletlerin eserlerini tanımanın Türk kültürünü geliştirmeye yarayacağı görüşü hâkim olunca Gomidas çalışmalarından örnekler sunmak üzere buraya davet edilmişti. Halide Edip, Gomidas’ı dinlemeye gelenler arasında, insancıl milliyetçilikten yana olan iki büyük şair, Mehmet Emin ve Yahya Kemal’in, bulunduğunu da yazmaktadır. Rahibi dinlemekten zevk alan Yusuf Akçura ise “Gomidas’ın şarkı ve müzik biçimindeki popüler kültürle Türklere büyük zarar verdiğine inanırdı.”<a name="_ftnref10"></a><a href="#_ftn10#_ftn10"><sup>[10]</sup></a></p>
<p>Ancak bu toplantıdan sadece bir ay sonra hükümetin girişeceği tehcir politikası Hamdullah Suphi’nin söz ettiği Ermeni tasavvurunun yerini başka bir Ermeni tasavvuruna bıraktığını gösterecektir. Dönemin etkili aydınları arasındaki Türk Ocağı’nın yöneticilerinin Gomidas’ı tehcirden döndürebilmek için giriştikleri çabaların bir rivayetten ibaret olduğunu öne süren Diran Lokmagözyan, bu aydınların Gomidas İstanbul’a döndükten sonra da onunla hiç ilgilenmediklerini ileri sürer.<a name="_ftnref11"></a><a href="#_ftn11#_ftn11"><sup>[11]</sup></a></p>
<p>* * * * *</p>
<p>Gomidas, 15 Mayıs’ta İstanbul’a döner. 15 günlük sürgün Gomidas’ın hayatını derinden etkilemiştir. Bazı kaynaklar yolculuğun başında güçlü durup herkese moral verdiğini söyler. Ancak onunla birlikte sürgün edilen Ermeni Gazeteci Aram Andonyan daha sürgünün başında beri içine kapandığını, kimse ile konuşmadığını yazıyordu.<a name="_ftnref12"></a><a href="#_ftn12#_ftn12"><sup>[12]</sup></a> Çankırı’ya yaklaştıklarında ise durumu daha da kötüleşir. Sürekli sinir krizleri geçirir, korku nöbetlerine tutulur. Polisin ve askerin onlara karşı davranışı, onun zarif ruhunda onulmayacak tahribat yaratır.</p>
<p>Gomidas kendi deyişiyle “Kimsecik” ruhuna hücum eden acılardan kaçmanın yolunu deliliğe sığınmakta buldu. 1915’ten sonra beste yapmadı, şarkı söylemedi, koro yönetmedi. Suskunluğunu ölene dek sürdürdü ve onun gibi üstün yetenekli birçok Ermeni’nin kaybı sadece Ermeni Halkının kaybı değil, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğinin de kaybı olacaktı.1935’te, Paris’teki bir akıl hastanesinde Dünyaya son kez baktığında, gözleri özlemle yanarken “İnçu/ Neden” diye hıçkıracaktı&#8230;</p>
<p>* * * * *</p>
<p>Toparlarsak…</p>
<p>“Gomidas, Ermeni halk müziğini çok iyi anladı” diyen Piyanist Şahan Arzruni’nin ifadesiyle, “Dinden çok müziğe kanalize olmuş bir din adamı olan Gomidas olmasaydı bugün Ermeni müziği tamamen bambaşka olacaktı. XIX. yüzyılda Dikran Çuhacıyan gibi besteciler vardı, onlar İtalyan müziği etkisinde besteler yaptılar. Gomidas Ermeni halk müziğini gayet iyi anladı. Ve o halk müziğini şehirde yaşayan Ermenilere öğretmek istedi. Fakat İstanbul’da yaşayan Ermeniler Avrupalı gibidir. Yani 1852’de Lizst buraya gelmişti onu dinlemişlerdi. Donizetti buradaydı. Gomidas ise halk şarkılarının yapısını bozmadan piyano partisyonları yazdı. Şuşik Babayan bu parçaları piyano eşliğinde seslendirdi. Bu parçaları Paris’te dinleyen Debussy’nin ‘Gomidas bir tek Anduni’yi yazmış olsa bile tarihe geçerdi’ dediği hep anlatılır…”<a name="_ftnref13"></a><a href="#_ftn13#_ftn13"><sup>[13]</sup></a></p>
<p>Evet bugün Gomidas olmasaydı; Ermeni ve halk müziği elbette olacaktı, ama bambaşka bir profili olacaktı. Çünkü tam zamanında, yani 1915’ten önce Anadolu’daki köyleri tek tek gezerek, kulağıyla topluyor bu halk şarkılarını kentlerde yaşayan Ermenilere ve hatta Avrupa’ya dinletmeyi başarıyor. Avrupa müziğine benzeyen ama Avrupa müziği olmayan bir denge kuruyor. Yazdığı piyano partileriyle bu halk şarkılarının kendi özelliklerini kaybetmemesini sağlıyordu.<a name="_ftnref14"></a><a href="#_ftn14#_ftn14"><sup>[14]</sup></a></p>
<p>Ve nihayet “XIX. yüzyılın ‘gönenç’ zamanları ile XX. yüzyılın büyük kırım ve savaşları arasında ruh yapısı çöken/ çökertilen aydınlardan biriydi Gomidas. Onun yaşadığı iç gerilim, bana, Avusturyalı yazar Stephan Zweig’in yaşadığı dramatik finali hatırlattı. Soykırım günlerinin akıl sağlığını elinden aldığı bir etnomüzikoloğun hikâyesi ile faşizmin insanlığı düşürdüğü hâle kızıp intiharı seçen bir yazarın hikâyesi arasındaki benzerlikti bu.”<a name="_ftnref15"></a><a href="#_ftn15#_ftn15"><sup>[15]</sup></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>7 Temmuz 2020 10:54:01, İstanbul’dan.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>N O T L A R</em></strong></p>
<p><a name="_ftn1"></a><a href="#_ftnref1#_ftnref1"><sup>[*]</sup></a> Sosyalist Mezopotamya, No:8, Eylül 2020…</p>
<p><a href="#_ftnref1#_ftnref1"><sup>[1]</sup></a> Edip Cansever.</p>
<p><a name="_ftn2"></a><a href="#_ftnref2#_ftnref2"><sup>[2]</sup></a> Doğan Hızlan, “Türküler Acıların Aynasıdır”, Hürriyet, 30 Eylül 2012, s.25.</p>
<p><a name="_ftn3"></a><a href="#_ftnref3#_ftnref3"><sup>[3]</sup></a> Haldun Karabudak, “Müzisyen Hüseyin Turan: Halkın Adalet Arama Serüvenidir Türküler”, Birgün, 20 Kasım 2018, s.15.</p>
<p><a name="_ftn4"></a><a href="#_ftnref4#_ftnref4"><sup>[4]</sup></a> Hatice Tuncer, “Neşet Ertaş: Aşk Olmazsa Dünya Karanlık Olur”, Cumhuriyet, 17 Mayıs 2009, s.10.</p>
<p><a name="_ftn5"></a><a href="#_ftnref5#_ftnref5"><sup>[5]</sup></a> Burcu Yıldız-Melissa Bilal, Kalbim O Viran Evlere Benzer &#8211; Gomidas Vartabed’in Müzik Mirası, Bir Zamanlar Yay., 2019.</p>
<p><a name="_ftn6"></a><a href="#_ftnref6#_ftnref6"><sup>[6]</sup></a> Ayça Han, “Türkiye Müzik Tarihine Gomidas Vartbed’in Mirası”, 28 Kasım 2019… https://hyetert.org/2019/11/28/turkiye-muzik-tarihine-gomidas-vartbedin-mirasi/</p>
<p><a name="_ftn7"></a><a href="#_ftnref7#_ftnref7"><sup>[7]</sup></a> Doğan Hızlan, “Doğumunun 150. Yıldönümünde Gomidas Konseri”, Hürriyet, 6 Ekim 2018, s.16.</p>
<p><a name="_ftn8"></a><a href="#_ftnref8#_ftnref8"><sup>[8]</sup></a> Diran Lokmagözyan, “Gomidas’ın Hayatı ve Müziği”, Gomidas, Bu Toprağın Sesi, içinde, çev: Tamar Nalcı, Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Yay., 2011, s.39.</p>
<p><a name="_ftn9"></a><a href="#_ftnref9#_ftnref9"><sup>[9]</sup></a> aktaran İpek Çalışlar, Halide Edip, Biyografisine Sığmayan Kadın, Everest Yay., 2010, s.130.</p>
<p><a name="_ftn10"></a><a href="#_ftnref10#_ftnref10"><sup>[10]</sup></a> aktaran İpek Çalışlar, Halide Edip, Biyografisine Sığmayan Kadın, Everest Yay., 2010, s.106.</p>
<p><a name="_ftn11"></a><a href="#_ftnref11#_ftnref11"><sup>[11]</sup></a> Bedros Dağlıyan, “Gomidas-Kimsecik”, Evrensel Pazar, 2 Ekim 2016, s.18-19.</p>
<p><a name="_ftn12"></a><a href="#_ftnref12#_ftnref12"><sup>[12]</sup></a> Aram Andonyan, Gomidas Vartabed ile Çankırı Yollarında, çev: Ali Çakıroğlu-Armand Baron, Belge Yay., 2012, s.135.</p>
<p><a name="_ftn13"></a><a href="#_ftnref13#_ftnref13"><sup>[13]</sup></a> Müge Akgün, “Gomidas Olmasaydı Ermeni Müziği Babbaşka Olurdu”, Radikal, 9 Ocak 2012, s.35.</p>
<p><a name="_ftn14"></a><a href="#_ftnref14#_ftnref14"><sup>[14]</sup></a> Özlem Altunok, “Geçmişe Şarkılarla Yolculuk”, Cumhuriyet, 27 Aralık 2011, s.15.</p>
<p><a name="_ftn15"></a><a href="#_ftnref15#_ftnref15"><sup>[15]</sup></a> Ercüment Akdeniz, “Notalara Kodlanmış Ebediyet: Gomidas”, Evrensel, 9 Ekim 2019, s.10.</p>
<div class="mabox-plus-item mabox-template-967"><div class="mabox-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="mabox-gravatar"><a  href='https://www.politikhane.com/author/temeldemirer/'><img decoding="async" src="https://www.politikhane.com/wp-content/uploads/2021/01/x7yiHsXOQche8aJwDZZmElFakhTYbj1rkb4pTY6x.jpeg" alt="" itemprop="image"></a></div><div class="mabox-authorname"><a href="https://www.politikhane.com/author/temeldemirer/" class="vcard author" rel="author" itemprop="url"><span class="fn" itemprop="name">Temel Demirer</span></a></div><div class="mabox-desc"><div itemprop="description"></div></div><div class="clearfix"></div><div class="mabox-socials mabox-colored"><a target="_self" href="mailto:&#112;&#111;&#108;it&#105;&#107;h&#097;&#110;&#101;&#051;&#052;&#064;g&#109;ail&#046;&#099;om" rel="nofollow" class="mabox-icon-color"><svg class="mabox-user_email" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" viewBox="0 0 500 500.7"><path class="st0" d="M499.4 250.9c0 2.2 0 4.4-0.1 6.6v0.4c-0.1 1.8-0.2 3.6-0.2 5.3 0 0.4 0 0.8-0.1 1.2 -0.1 1.3-0.1 2.6-0.2 4 -0.1 1.7-0.2 3.3-0.4 5 0 0.2 0 0.4-0.1 0.6 -0.2 2-0.4 4.1-0.6 6.1 -0.1 0.6-0.1 1.1-0.2 1.7 -0.7 4.4-1.3 8.8-2 13.2 0 0.4-0.1 0.7-0.2 1v0.3c-0.2 1-0.4 2-0.5 3 0 0.1 0 0.2-0.1 0.3v0.1c0 0.2-0.1 0.4-0.1 0.6 -0.1 0.5-0.2 1-0.3 1.6 0 0.2-0.1 0.3-0.1 0.5 -0.6 2.6-1.2 5.2-1.8 7.8 -0.4 1.8-0.9 3.6-1.3 5.5 -0.2 0.9-0.5 1.9-0.8 2.8 -0.2 0.6-0.3 1.1-0.5 1.7 -0.8 2.7-1.6 5.3-2.5 8 -1.4 4.2-2.8 8.5-4.4 12.5 -0.1 0.4-0.3 0.7-0.4 1.1 -0.9 2.3-1.8 4.6-2.8 6.8 -28.1 66.2-84.2 117.8-153.5 140 -0.5 0.2-0.9 0.3-1.3 0.4 -1.1 0.4-2.2 0.7-3.3 1 -2.9 0.9-5.9 1.6-8.8 2.4 -0.1 0-0.2 0.1-0.3 0.1 -0.4 0.1-0.7 0.2-1.1 0.3 -1 0.3-2.1 0.6-3.1 0.8 -1 0.3-2 0.5-3.1 0.6 -0.1 0-0.2 0-0.3 0.1 -1 0.2-1.9 0.4-2.9 0.7 -0.3 0.1-0.7 0.2-1 0.2 -0.2 0.1-0.5 0.1-0.7 0.2 -1.5 0.3-2.9 0.5-4.3 0.8 -0.6 0.1-1.3 0.2-1.9 0.4 -0.2 0-0.3 0.1-0.5 0.1 -1.1 0.2-2.2 0.4-3.3 0.6 -1.2 0.2-2.4 0.4-3.5 0.5 -0.7 0.1-1.4 0.2-2.1 0.3 -0.3 0-0.5 0.1-0.8 0.1 -2.7 0.4-5.5 0.7-8.2 1 -0.3 0-0.7 0.1-1 0.1 -0.1 0-0.1 0-0.2 0 -1.1 0.1-2.1 0.2-3.2 0.3 -0.1 0-0.1 0-0.2 0 -1 0.1-2.1 0.2-3.2 0.2 -0.8 0.1-1.6 0.1-2.4 0.1 -1.4 0.1-2.9 0.2-4.4 0.2 -3.6 0.1-7.2 0.2-10.8 0.2 -4.3 0-8.7-0.1-13-0.3C105.4 493.1 0.7 384.3 0.7 250.9 0.7 113.2 112.3 1.5 250.1 1.5c129.3 0 235.3 98.2 248 223.9 0.5 4.4 0.8 8.9 1 13.3 0.1 1.5 0.1 3 0.2 4.6C499.4 245.8 499.4 248.4 499.4 250.9z" fill="#F97E2A"/><path class="st1" d="M499.1 263.2c0 0.4 0 0.8-0.1 1.2 -0.1 1.3-0.1 2.6-0.2 4 -0.1 1.7-0.2 3.3-0.4 5 0 0.2 0 0.4-0.1 0.6 -0.2 2-0.4 4.1-0.6 6.1 -0.1 0.6-0.1 1.1-0.2 1.7 -0.7 4.4-1.3 8.8-2 13.2 0 0.4-0.1 0.7-0.2 1v0.3c-0.2 1-0.4 2-0.5 3 0 0.1 0 0.2-0.1 0.3v0.1c0 0.2-0.1 0.4-0.1 0.6 -0.1 0.5-0.2 1-0.3 1.6 0 0.2-0.1 0.3-0.1 0.5 -0.6 2.6-1.2 5.2-1.8 7.8 -0.4 1.8-0.9 3.6-1.3 5.5 -0.2 0.9-0.5 1.9-0.8 2.8 -0.2 0.6-0.3 1.1-0.5 1.7 -0.8 2.7-1.6 5.3-2.5 8 -1.4 4.2-2.8 8.5-4.4 12.5 -0.1 0.4-0.3 0.7-0.4 1.1 -0.9 2.3-1.8 4.6-2.8 6.8 -28.1 66.2-84.2 117.8-153.5 140 -0.5 0.2-0.9 0.3-1.3 0.4 -1.1 0.4-2.2 0.7-3.3 1 -2.9 0.9-5.9 1.6-8.8 2.4 -0.1 0-0.2 0.1-0.3 0.1 -0.4 0.1-0.7 0.2-1.1 0.3 -1 0.3-2.1 0.6-3.1 0.8 -1 0.3-2 0.5-3.1 0.6 -0.1 0-0.2 0-0.3 0.1 -1 0.2-1.9 0.4-2.9 0.7 -0.3 0.1-0.7 0.2-1 0.2 -0.2 0.1-0.5 0.1-0.7 0.2 -1.5 0.3-2.9 0.5-4.3 0.8 -0.6 0.1-1.3 0.2-1.9 0.4 -0.2 0-0.3 0.1-0.5 0.1 -1.1 0.2-2.2 0.4-3.3 0.6 -1.2 0.2-2.4 0.4-3.5 0.5 -0.7 0.1-1.4 0.2-2.1 0.3 -0.3 0-0.5 0.1-0.8 0.1 -2.7 0.4-5.5 0.7-8.2 1 -0.3 0-0.7 0.1-1 0.1L119.9 344.1l105.3-46.7L119.9 191.6l265.6-41.2L499.1 263.2z"/><path class="st2" d="M390.1 214.1c2.1-1.7 5.3-0.1 5.3 2.6v112c0 14.5-11.8 26.3-26.3 26.3H141.2c-14.5 0-26.3-11.8-26.3-26.3v-112c0-2.7 3.1-4.3 5.3-2.6 12.3 9.5 28.5 21.6 84.4 62.2 11.6 8.4 31.1 26.2 50.5 26.1 19.6 0.2 39.4-18 50.6-26.1C361.6 235.7 377.8 223.6 390.1 214.1zM255.1 284.8c12.7 0.2 31-16 40.2-22.7 72.7-52.8 78.2-57.4 95-70.5 3.2-2.5 5-6.3 5-10.4v-10.4c0-14.5-11.8-26.3-26.3-26.3H141.2c-14.5 0-26.3 11.8-26.3 26.3v10.4c0 4.1 1.9 7.8 5 10.4 16.8 13.1 22.3 17.7 95 70.5C224.1 268.8 242.4 285 255.1 284.8L255.1 284.8z"/></svg></span></a></div></div></div><p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fgomidasli-halk-muzigimiz%2F&amp;linkname=GOM%C4%B0DAS%E2%80%99LI%20HALK%20M%C3%9CZ%C4%B0%C4%9E%C4%B0%28M%C4%B0Z%29" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fgomidasli-halk-muzigimiz%2F&amp;linkname=GOM%C4%B0DAS%E2%80%99LI%20HALK%20M%C3%9CZ%C4%B0%C4%9E%C4%B0%28M%C4%B0Z%29" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fgomidasli-halk-muzigimiz%2F&amp;linkname=GOM%C4%B0DAS%E2%80%99LI%20HALK%20M%C3%9CZ%C4%B0%C4%9E%C4%B0%28M%C4%B0Z%29" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fgomidasli-halk-muzigimiz%2F&amp;linkname=GOM%C4%B0DAS%E2%80%99LI%20HALK%20M%C3%9CZ%C4%B0%C4%9E%C4%B0%28M%C4%B0Z%29" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fgomidasli-halk-muzigimiz%2F&#038;title=GOM%C4%B0DAS%E2%80%99LI%20HALK%20M%C3%9CZ%C4%B0%C4%9E%C4%B0%28M%C4%B0Z%29" data-a2a-url="https://www.politikhane.com/gomidasli-halk-muzigimiz/" data-a2a-title="GOMİDAS’LI HALK MÜZİĞİ(MİZ)"></a></p><p>The post <a href="https://www.politikhane.com/gomidasli-halk-muzigimiz/">GOMİDAS’LI HALK MÜZİĞİ(MİZ)</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.politikhane.com/gomidasli-halk-muzigimiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1315</post-id>	</item>
		<item>
		<title>ENDER ÖNDEŞ’İN YİRMİ ÖYKÜSÜ</title>
		<link>https://www.politikhane.com/ender-ondesin-yirmi-oykusu/</link>
					<comments>https://www.politikhane.com/ender-ondesin-yirmi-oykusu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sibel Özbudun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Dec 2020 11:56:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.politikhane.com/?p=1312</guid>

					<description><![CDATA[<p>                                                    &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.politikhane.com/ender-ondesin-yirmi-oykusu/">ENDER ÖNDEŞ’İN YİRMİ ÖYKÜSÜ</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;">                                                                                                                                                                                                                                                 SİBEL ÖZBUDUN</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;">“Kısa bir öyküdür hayat;</p>
<p style="text-align: right;">uğrunu upuzun acılar çektiğimiz.”<a name="_ftnref1"></a><a href="#_ftn1#_ftn1"><sup>[1]</sup></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“<em>Bugün korkunç bir coğrafyada yaşıyoruz. Bizim yazdığımız, gördüğümüz ne ki</em>?&#8230;”</p>
<p>Böyle gerekçelendiriyor o kısacık ama insanı sersemleten öykülerini, yeni çıkan kitabı<a name="_ftnref2"></a><a href="#_ftn2#_ftn2"><sup>[2]</sup></a> üzerine söyleşide,<a name="_ftnref3"></a><a href="#_ftn3#_ftn3"><sup>[3]</sup></a> Ender Öndeş…</p>
<p>Kısacık… Gerçekten de öyle. Her biri, el kadar kitabın 3-4 sayfasına sığıyor. Ama sersemletici… Yirmi öyküde onlarca yaşam açımlanıyor gözlerinizin önünde… Her birinin sırrına ancak el yordamıyla, sezerek varabileceğiniz yaşamlar… O da ancak öykünün son satırını okuduğunuzda… Siz okumakla meşgulken yazarın -yo hayır, serimlediği yaşamların- sizi adım adım, kat be kat vardırmak istediği girdabın içinde buluveriyorsunuz kendinizi…</p>
<p>Ne yaşamlar ama…</p>
<p>Hoyrat ellerde örselenen can paresi, kızının tecavüzcüsünü cezalandırmak üzere eski bir ilişkisi üzerinden silah temin eden bir eski devrimci…</p>
<p>“Babacan” bir patronun kaprisi yüzünden yatalak kalmış kocasını otuzbeş yıl boyunca elleriyle yedirip altını temizleyen beslemenin, tüm ezikliğinin, harcanmış yaşamının öcünü bir anda yatakta yatan külçenin beynini dağıtarak alması…</p>
<p>Bombalanan bir miting, biber gazlarıyla yetişen polisler, parça parça olmaktan belki de kamyonun altında kalması sayesinde kurtuldukları öfkeli kocanın yüzünü gözünü dağıttığı kadının yaşadığı apartmana sığınan kadın göstericiler ve hepsine birden kucağını ve yüreğini açan bir yaşlı kadının bir anlığına kesişen hayatları…</p>
<p>Gecenin bir yarısı, işkence görmüş bedeni bir mezarlığın duvarında kurşuna dizilen bir “fail-i meçhul” ve olaya tanıklık eden kesif korku…</p>
<p>Kendisine tek güvenen yoldaşını “satmak” zorunda kalan, örgütünün kuşkulandığı bir devrimcinin yıllar sonra eski yoldaşın oğluna açılıvermesi…</p>
<p>Babası öldüğünde annesiyle evlenen amcadan alınan gecikmeli intikam… Karlı dağlara şehit verdiği oğlunun ardından yedi gün boyunca yün ören ananın tekil yası…</p>
<p>Bedenleri tanınmayacak kertede parçalanmış evlatlarından herhangi birini “oğul” diye toprağa veren Kürdistan ananın aldanmayı gönüllü kabullenmişliği… Son çukuru mezarı olan bir filozof-defineci…</p>
<p>Kimin emriyle, ne için, hangi “suç” yüzünden gözaltına alınacağını kendisini alacak polisin bile bilmediği bir Külkedisi…</p>
<ol>
<li>Ender Öndeş bir gazeteci. Ama bir bombalamada, ya da bir trafik kazasında bedenleri parçalanmış yaralıların fotoğraflarını çekip “Flaş! Flaş! Flaş!” kıvamında manşet atanlardan değil, onlara yardım etmek için çırpınanlardan. Mağdurluğun, acı çekmenin, acımanın, öfkenin, tutkunun, pişmanlığın, nafile beklemenin, coşkunun, korkunun…</li>
</ol>
<p>Velhasıl insanlar nasıl davranıyorsa onları öyle davranmaya sevk eden duygu yoğunluklarının nasıl acıttığını bilenlerden. Objektifin karşısındakinin kuru bir “haber”den ibaret olmadığını, nedeni ancak tabaka tabaka eşelenerek çıkartılabilecek bir muamma olduğunun bilincinde olanlardan. Bu nedenledir ki gazeteciliğin bitip öykücülüğün başladığı sınırda duruyor. Ve nicedir içinde debelendiğimiz şeametin kuytusunda yalnız olmadığımıza, kendilerince sessizce acı çeken, öfkelenen, çırpınan, teslim olan, direnen, başkaldıran milyonların varlığına ayna tutuyor, yirmi öykülük kesitte…</p>
<p><em>Korkunç bir coğrafyada yaşıyoruz,</em> gerçekten. Bu yüzdendir ki Ender Öndeş’in öyküleri en “sürprizli” finalde dahi, örneğin O. Henry’ninkiler gibi tatlı tatlı gülümsetmiyorlar sizi. Sersemletiyor, soluğunuzu kesiyor, canınızı acıtıyorlar…</p>
<p>Eline, yüreğine, kalemine sağlık, “Ender Abi”. Dilerim bir gün insanın yüreğini ferahlatan, tatlı tatlı gülümseten öyküler yazman nasip olur. Dilerim mezarlık diplerinde ölülerin kurşuna dizilmediği, Kürt dayıların yeğenlerinin ölüsünü parçalanmış bedenler arasından seçmek zorunda kalmadığı, kimsenin iş bulmak için kimseye ağız eğmek zorunda kalmadığı, hiçbir kadının dayak yemediği, tecavüze uğramadığı, kimsenin kimseyi “satmadığı” günlerde yaşarız… Dilerim o gün Külkedisi’nin kapısını çalan polis değil, sevdalısı olur…</p>
<p>“Son söz” de Salman Rüşdi’den: “Bütün öyküler, olabilecekleri öykülerin hayaletlerinin istilası altındadırlar”&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>22 Kasım 2020 18:30:30, İstanbul.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>N O T L A R</em></strong></p>
<p><a name="_ftn1"></a><a href="#_ftn1#_ftn1"><sup>[*]</sup></a> Newroz, Aralık 2020…</p>
<p><a href="#_ftnref1#_ftnref1"><sup>[1]</sup></a> Yılmaz Odabaşı.</p>
<p><a name="_ftn2"></a><a href="#_ftnref2#_ftnref2"><sup>[2]</sup></a> M. Ender Öndeş, <em>Yedinci Günün Sabahında, </em>Nota Bene Yay., 2020, 125 sayfa.</p>
<p><a name="_ftn3"></a><a href="#_ftnref3#_ftnref3"><sup>[3]</sup></a> Reyhan Hacıoğlu, “M. Ender Öndeş ile Söyleşi: Hikâye Aslında Gelmeyen O Şeker”, <em>Yeni Yaşam,</em> 25 Ekim 2020, s.9.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fender-ondesin-yirmi-oykusu%2F&amp;linkname=ENDER%20%C3%96NDE%C5%9E%E2%80%99%C4%B0N%20Y%C4%B0RM%C4%B0%20%C3%96YK%C3%9CS%C3%9C" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fender-ondesin-yirmi-oykusu%2F&amp;linkname=ENDER%20%C3%96NDE%C5%9E%E2%80%99%C4%B0N%20Y%C4%B0RM%C4%B0%20%C3%96YK%C3%9CS%C3%9C" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fender-ondesin-yirmi-oykusu%2F&amp;linkname=ENDER%20%C3%96NDE%C5%9E%E2%80%99%C4%B0N%20Y%C4%B0RM%C4%B0%20%C3%96YK%C3%9CS%C3%9C" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fender-ondesin-yirmi-oykusu%2F&amp;linkname=ENDER%20%C3%96NDE%C5%9E%E2%80%99%C4%B0N%20Y%C4%B0RM%C4%B0%20%C3%96YK%C3%9CS%C3%9C" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fwww.politikhane.com%2Fender-ondesin-yirmi-oykusu%2F&#038;title=ENDER%20%C3%96NDE%C5%9E%E2%80%99%C4%B0N%20Y%C4%B0RM%C4%B0%20%C3%96YK%C3%9CS%C3%9C" data-a2a-url="https://www.politikhane.com/ender-ondesin-yirmi-oykusu/" data-a2a-title="ENDER ÖNDEŞ’İN YİRMİ ÖYKÜSÜ"></a></p><p>The post <a href="https://www.politikhane.com/ender-ondesin-yirmi-oykusu/">ENDER ÖNDEŞ’İN YİRMİ ÖYKÜSÜ</a> appeared first on <a href="https://www.politikhane.com">POLİTİKHANE</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.politikhane.com/ender-ondesin-yirmi-oykusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1312</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
