BANDIRMA’DA 1 MAYIS REZALETİ

AnalizPolitika

Written by:

1 Mayıs’ın tarihsel, sosyolojik ve politik geçmişini uzun uzun anlatacak değilim. Zira böyle bir şeye kalkışmak hadsizlik olur. O kadar bilgi birikimim olmadığını biliyorum. Ama kısa ve özet olarak bildiğim şey 1 Mayıs tüm dünyada emeğiyle geçinenlerin, daha iyi bir gelecek, daha fazla özgürlük,  daha adil bir paylaşım için uluslararası dayanışma ve mücadele günüdür. Elbette insanlık için daha iyi bir düzen kurmak adına mücadele bir günle sınırlı değildir ve olmamalıdır. Nefes alıp verdiğimiz her gün her an her yer mücadele alanı olmalıdır. Yani buraya kadar özetlersek 1 Mayıs bir bayram değildir. 1 Mayıs’ın bayram havasında kutlanabilmesi için, hadi alanı daraltalım, ülkemizde yaşayan her bireyin eşit haklara sahip olması ve insanca yaşayabildiği bir düzenin olması gerekir. Bu koşullar sağlanmadığı sürece kim ki 1 Mayıs’ı bayram olarak kutluyorsa içini boşaltıyor kitleleri kandırıyordur. 1977 yılında Taksim’de şehit olanları ve 1990 ‘da daha onyedisinde alnından vurularak öldürülen Mehmet’in kavgasına ihanet ediyor demektir.

1 Mayısın içini nasıl boşaltıldığının tarihsel örnekleri çoktur. Burjuvazi, her zaman 1 Mayıs’ı yasaklamaya ve unutturmaya ya da içini boşaltmaya çalışmıştır. Örneğin Hitler’in 1 Mayıs’ı “ULUSAL EMEK GÜNÜ” ilan ettiğini, ya da Fransa’yı işgali sırasında Hitler ile işbirliği yapan ve Vichy kentinde kukla bir hükümet kuran Mareşal Petain’in 1 Mayıs’ı “EMEK VE BİRLİK FESTİVALİ ” ilan ettiğini biliyor muydunuz? Peki, ülkemizde 1 Mayıs ne zaman Bayram adıyla kutlanmaya başladı hatırlıyor musunuz? Faşistlerin 1 Mayıs için yaptığı tanımlamalar ve isimler size de tanıdık geldi mi?

Bugün Bandırma Emek Platformunun organizasyonunu yaptığı çağrıcı olarak Demokrasi Platformunun da yer aldığı 1 Mayıs etkinliğine bende Sol Parti saflarında katıldım. Her iki Platform kendini inkar edercesine bir organizasyon yaparak, savı sosyal demokrat olan bir partinin belediye başkanına şov olanağı sunmuştur. Kürsüden adeta işçilerin ve diğer sınıfların talepleri değil patronların bu kesimler için yaptıklarını dile getirme organizasyonu yapılmıştır. Genelde nasıl ki siyasal iktidara karşı mücadele verilirken yerelde de yerel yöneticilere karşı daha fazla talepler dile getirilip yanlışlar ifade edilmelidir. Sanki Bandırma’da Belediye Başkanı olarak bir Terzi Fikri veya Tunceli Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu varda ona propaganda olanağı sunulmuş. Konuşmacılar ve konuşma hakkı belirlenirken nasıl bir kriter aranmıştır? Genel Başkan Yardımcı Sayın Ahmet Akın ve Av. Müteahhit Belediye Başkanı bugüne kadar emek mücadelesine nasıl bir katkı sunmuştur? Hiç kimse kusura bakmasın falan demeyeceğim. Dileyen dilediği gibi alınsın. Bugünkü 1 Mayıs etkinliği Bandırma emek ve siyasal hareketi için rezalettir.

Çalışma hayatının büyük bir kısmını Petrol-İş’te sendika ağası olarak geçiren kişi emeklilik sonrası kaldığı yerden devam etmektedir. Organizasyonun baş aktörlerinden biridir. Emek ve Demokrasi Platformunun önde gelen isimlerinin büyük bir kısmı yerel yönetimle ve CHP Bandırma ilçe örgütü ve onun profesyonel siyasetçileriyle iyi ilişkiler kurma çabasında ve bu ilişkilerin sürdürülmesi kararlılığındadır. Platformda önde gelen bazı isimlerin yerel yönetimle olan ilişkileri sonucu çocuklarına iş olanağı sağlanmasından tutun, içki ruhsatına kadar uzanan ucuz çıkar ilişkileri öne çıkmaktadır. Bu yapı içerisinde olanların hangi emeği, hangi mücadeleyi vereceklerini varın siz düşünün. Ama bu arkadaşlar rakı sofralarında ve dost sohbetlerinde devrimcilikte, adalette ve demokratlıkta birbiriyle yarışır. Hele ki trübünlere oynama söz konusu olduğunda kimse ellerine su dökemez.

Bugünkü “Bayramın” iki tane de “bayram çocuğu” vardı. Şirin mi şirin, güler yüzlü mü güler yüzlü. Kortejin yürümesine dakikalar kala avaneleriyle gelen bu “bayram çocukları” her kesin elini tek tek sıkıp hal hatır sorduktan sonra kortejin önüne geçiverdiler. Kimler mi? CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Av. Müteahhit Belediye Başkanı. Daha sonra da miting alanında kürsüye davet edilerek şirinliklerini gösterme fırsatını buldular. Ne mi söylediler? Av. Müteahhit Belediye Başkanı Ramazan ayında yaptıkları yardımı ve sosyal belediyeciliği anlattı. Nasıl ki AKP Genel Başkanı 20 yıldır toplumu tek bayrak, tek vatan tek din mavralarıyla uyutup ülkede yokluk, yoksulluk ve gerilime katkı sağlarken Bandırma’daki taklitçisi de demokrasi, şeffaflık ve ortak akıl mavralarıyla şehrin dinamiklerini paramparça etmektedir. Demokrasi mücadelesine yönelik bir veciz cümle duyamadık. Sonra Genel Başkan Yardımcısı ve Başdanışman bizlere dayanmamızı öğütleyip az kaldığını söyledi. Söyledi ama “Neye az kaldı?” Az kaldığını AKP Genel Başkanı da söylüyor.

Görünen manzara şudur ki, Bandırma Demokrasi ve Emek Platformundan tutun tüm sivil toplum örgütleri ve kendini demokrat kimlikle tanımlayan herkes birbirlerine gizli ajanda sahibi olmakla suçlamaktadır. Bandırma’daki sol – sosyal demokrat ve yurtsever güçlerin önüne büyük tuzaklar kurulmuş ve maalesef kurulan bu tuzaklara düşülmüştür. Tuzak kurma işi iki dönem önceki belediye başkanıyla başlamış bu dönem zirve yapmıştır. Acı olan tuzağı kuranların tuzağa düşenler kadar zeki olmamasına rağmen başarıya ulaşmış olmalarıdır. Kurulan tuzaklar “Bubi Tuzağıdır.” Bunun karşılığı “Aptal Tuzağı” olarak geçer.

Yazıyı Av. Müteahhit Belediye Başkanı Sayın tolga Tosun’a iki soruyla bitirmek istiyorum.

  1. Emek Platformunda yöneticilik yapan bir sendika başkanının çocuğu belediye de işe alındı mı? Alındıysa hangi kriterlere göre seçildi?
  2. Yine Bandırma’da gazetecilik yapan birinin oğlu Belediye’de işe alındı mı? Alındıysa hangi kriterlere göre ve hangi kadro için alındı? Mezun olduğu fakülte bu iş için uygun mu?

Arz ederim!!!

Hadi Bayramınız kutlu olsun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir